Ihlamur Yaprakları Kadar…

2011-01-26 12:00:00

                                                                                         sustum ve geceyi çektim üstüme simsiyah bir urganla… kestane bakışlarını, hülyalarımı, cennetin bağışladığı gözlerini… sustum; yarama tuz basarak ağladım gecelerce… karanfiller kanatırken yüreğimi, yıldızlarla söyleştim… çaresizliğimi imleyen yollara inat, bir deniz kabuğuyla avundum… eflatun bir çiçeği sundum bakışlarına duymadın…   sensizliğin kavurduğu iklimlerde yalnız seni yazmak istiyorum bu gece… okuduğum her kitabın kapağında sen ol, seyrettiğim tüm ağaçlarda sen çiçeklen, yıldızlarla göreyim yüzünü… emellerinin kırılgan bir hüzünle dumura uğradığı yalnız adam gözlerinde bulduysa mutluluğu, güneş ol gülüm…kapana sıkışan bir serçe kuşuyum sensiz iklimlerde… ruhumu giyotinle bölerken gece, gözlerini arıyorum… mutsuzluğun dipsiz kuyusunda debelenen martıyım gülüm… denize uzak şehirlerde arıyorum düşlerimi… kimsesizliğimi… seni…   güneşi bakışlarınla ısıtman için sana yolluyorum.. sen sevda ülkesinin ateş zambağı… kurşun döküyorum yüreğime, gözlerime mil çekiyorum, urganlarla bağlıyorum kollarımı…sen bir “azize” olup konuyorsun başucuma… dokunmaya korkuyorum, kırılır kan... Devamı

***Yangın Yeri Yüreğim***

2011-01-22 21:13:00

Gidişinle Hasret Ektim Yüreğimin Vadilerine Sevda Çiçeklerim Tek Tek Soldu Bebeğim…..Gidişinle Bir Acı Çöktü Bedenime Kahırlı Bir Hastaya Düşüverdim….Uykusuz Gecelere Demir Attı Gözlerim Saf Tuttu İçimde Senle Yaşadığım Anılar…. Sevmelerimin Bu Kaçıncı Sabahı Bu Kaçıncı Sensizliğin Karanlığına İtilişi Yüreğimin Yar…. Bıçak Gibi Yüreğime Saplanmış Sevdanın Kal Diyen Hasretleri....Gülmüyor Gözlerim Sen Gittiğinden Bu Yana Yar….İçimde Büyüyen Bu Yangını Kim Söndürecek Kim Dindirecek Yüreğimin Haykırışlarını Kim? Söyler Misin Beni Mecnun Misali Sevda Kölesi Yapan Yar….. Istırap Bulutları İle Kümelediğim Gözlerimde Acıların Sağanak Misali Her Gün Yüreğime Yağışı Var….Mevsimler Hüzün Dolu Hatıralar Seni Bana Getirmiyorlar….Arzulu Bakışlarımda Hayalini Resmedişimin İzleri Bıçkın Yüreğimde Senin Bıraktığın Kapanmayan Yaraların Var….. Unutmak Mı Seni Mümkün Değil Anlıyor Musun Beni Yar? Alev Alev Yüreğimin Derinliklerinde Devam Eden Sönmeyen Sevdaların Kor Ettiği Senle Dolu Hatıralar Var….Bitip Tükenmek Bilmeyen Senli Nöbetlere Uyanıyor Her Gece Gözlerim Acıların Bana Nefes Bile Aldırmıyorlar Kan Kusuyor Kelimelerim Duyuyor Musun Beni Hasret Rüzgarlarına Bırakan Yar….. İçimde Bitip Tükenmek Bilmeyen Bir Özlem Bir Hasret Var….Nadasa Bırakılmış Sen Gidince Duygular….Artık Gözlerim Aydınlığa Çıkan Yolları Bulamıyorlar…..Solmuş İçimde Açan Begonyalar Sardunyalar….Yüreğimde Yaşattığım Hatıralarına Bıraktığım Binlerce Gözyaşı Ve Sitem Var…… Sefalette Düşmüş Artık Gözlerimde Volta Atan Bakışlar….İrili Ufaklı Gözyaşları İ&cced... Devamı

Gözyaşım Yüreğine Değince

2011-01-14 16:06:00

          Seni tanımadan önce yüreğim ölü deniz gibi sessiz sakin konuklarını ağırlamaktaydı. Oysa şimdi yatağına sığmayan köpürerek taşan azgın nehirler gibi çağlamakta... Seni hangi mevsimde sevdim ben?... Ne zaman gelip yüreğime oturdun? Nasıl başladı ve şekillendi? Aynaya yansıyan görüntümde tek bedende 2 suret görüyorum. İkisinin de gözlerinde yıldız pırıltısında dans eden ateş böceklerini görüyorum. Kozasında günışığını görmek isteyen tırtıl misali karanlıktayım şu an. Dışarısı nasıl acaba? Güneşinde ısınabilecek miyim? Yoksa yağmurunda boğulacak mıyım? Kimin elinde şekilleneceğim acaba? Kelebek olacağım günü görebilecek miyim? Kelebeklerin ömrü 3 günmüş ya hani; tırtıl olup asırlarca herhangi birinin ellerinde yaşamaktansa , kelebek olup 3 gün sevdiğimin ellerinde olmayı tercih ederim. Sevginin panzehiri acı değil mi? Acılarla yüreğimiz olgunlaşacak daha bir biz olacağız...Gözyaşlarım yüreğine değdiği an yüreğinde çiçekler açacak...                     Devamı

Sensizlik Esiyor Üşüyorum…

2011-01-14 15:58:00

  Bir deniz kıyısındayım hafif puslu hava ve bulutlar ağlıyor inceden. Deniz mutlu kendinden bir zamanlar kopmuş olan yağmur damlaları ile yeniden buluştuğu için. Bulutlar ise üzülüyor kendinden kopan kaybettiği her damla için. Ne gariptirki hayatın kuralı bu. Biri kaybeder üzülür biri bulur sevinir mutlu olur. Evet kural budur ama hayat beni her daim muaf tuttu bu kuraldan. Ben ne buldum nede kaybettim ikisinin arasında çırpınıp durdum sadece. Ne tam kaybettim seni nede tam buldum. Hep eksik kaldı sol yanım. Tam kaybettim derken buldum seni ama sevinemedim kaybedecektim çünkü, yine üzülecektim. Öylede oldu buldum derken yine kaybettim seni. Hep bendesin ama bulamıyorum seni. Yoksun yanımda üşüyor ellerim yalnızlık titretiyor içimi. Yalnızım diyorum üşüyorum. Deniz vuruyor dalgalarını kayalara yalnız değilsin ben buradayım diyor ama yetmiyor. Benim için yalnızlık kimsemin olmayışı değil senin olmayışın bunu; ne sen ne deniz nede bir başkası bilmiyor anlayamıyor. Üşüyor ellerim çaresiz sokuyorum ceplerime, cebimde kalan son umut kırıntılarını buluyorum. Çıkarıp bakıyorum deniz seviniyor işte umutların varmış senin diyor ellerimde kalmış üç beş umut kırıntısını kast ederek. Acı bir gülümseme dudaklarımda yeter mi diyorum yarınlara, yaşamaya yeter mi? Deniz cevap veremiyor. “Yetmez” diyorum “yetmez”. Elimdeki son umut kırıntılarını da denize atıyorum “yalnızım” diyorum deniz bu sefer anlıyor yalnızlığımın sensizlik demek olduğunu susuyor. Ben de susuyorum bulutlar ağlıyor ben de ağlıyorum. Sensizlik esiyor üşüyorum… ... Devamı

Çok Uzaklarda Olsanda

2011-01-08 15:26:00

  Çok uzaklarda olsan da!!! Ne çok özlemişim seni. Seni düşünerek kurduğum ve rüyalarımda delice sarılıp dizlerinde ağladığım sevdanı ne çok özlemişim… Rüzgar olup saçlarının dağılışını özlemişim ben… Gece yarısı gözlerin düşüyor aklıma bir yıldız gibi... Gözlerinde sanki bir gece saklı... Gözbebeklerinde ise yıldızların en güzeli parlıyor... Teninin kokusunu çekiyorum içime... Gözlerine dalıyorum gözbebeklerinde bir ömür boyu yaşayıp özleminde alev alev yanmak için… Aman Allahım tenin büyüleyici kokusu… Hangi çiçeğin kokusuydu bu? Menekşelerin mi sümbüllerin mi yoksa akasyaların mı kokusuydu bu… Hayır bu sadece Cennetin bahçelerinden gelmiş bir kokuydu... Mest oldum bir an sana... Yeniden aşık oluyorum sana… Yeniden seviyorum seni... Sanki gözlerimin önündeki deniz kızıydı belki de Öyle tutulmuşum ki sana… Tarif edilmez duyguların içinde özlemini çekiyorum içime... Senin kalbinde buldum baharları... Uçurumun kenarındaki kalbimle sadece sana tutundum... Kalbimin kurak çöllerine düşerdin damla damla... Karanlık geceden korktuğumu bilirken her gece yıldız yıldız düşerdin gözbebeklerime... Ne çok sevmişim seni… Özlemlerinde yandığım, sevgiye susadığım yalnızlık çöllerinde kana kana içtiğim, kalbime ismini sevgilerimle kazıdığım canımsın sen… Seher vakitlerin soğuk gül yapraklarının ılık dokunuşlarındadır ellerinin nazeninliği, beni benden alan baharın güzelliklerine masum güzelliğini katan şebnemleri bile kıskandıran tatlı gülüşlerindir… İçimde büyüttüğüm mavi kuşların kanatlarında saklıdır sana olan sevdamın beyaz umutları... Ne &ccedi... Devamı

Gitme Üşümesin Yüreğim

2011-01-01 14:27:00

  Gitme, koca şehirde yapayalnız kalmak istemiyorum... Gidersen, sensizliğin içinde hangi duvar avutabilir beni? Bırakma beni bu karanlıklara... Alışkın değilim sabahları sensiz uyanmaya... Gitme umudum... Uçurumlardan esen rüzgarlarda tek başıma bırakma beni... Acıya kanattığım umutlarımı toprakta ezip gitme... Düş yorgunu gecelerde her sokakta seni aramak acıtır yüreğimi... Her köşede sensizliğe ağıtlar yakmak sonum olur ömrümün… Dur gitme… İçimdeki çocuğun ağlayacak hali kalmadı… Gidersen, uykulara dalıp unutacağım mı sanıyorsun o gözlerini? Sorarım sana kolay mı tahta beşiklerde hasretini uyutmak? Yıllarca cebimde biriktirdiğim gözyaşlarımı sende kurutmuşken gitme... Simsiyah bulutlar çöreklenmesin üzerime... Baharın koynunda uyanırken gözlerimi karanlıklara kapatmayayım… Gitme ince sızım... Uzak dağlarına yüreğimi sürüp sana koşmak isterdim ama sırtım kanlı yüreğim yaralı… Buğulu camlarda bıraktığım düş mavisi umutlarımı yetim bırakma… Sürgün misali yalnızlığında soğuk prangaları sırdaş bilmek istemiyorum… Yitik bir yüreğin baharlarında açmış dikenleri serme ellerime... Batarsa kanar, kanarsa yaşayamaz ölür yüreğim… Gitme Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu yollara... İsyanlara bürünmesin gülen yüzüm… Ne olur gitme alınyazım... Acılarımı tütünle sarıp bir sigara dumanında çekerken içime, gitme... Dayanamaz bu can gidişine... Rıhtımlara her gece gözyaşımı boşalttırma beni… Ezik yüreğimi karların üzerine serme... Sana koşan ayaklarımda hüznün kirli denizlerine sokma beni... Mavilerin arasında kaybolur giderim... Umutlarımı alıp gitme gül yüreklim... Hangi denize sığdırabilirim ki sensizliğin acılarını… Hangi il... Devamı

İçimdeki Senin Kalabalığınla Yaşıyorum...

2010-12-25 14:50:00

                 Ne kadar da çokmuşsun sen hayatımda… Sokakta gözlerim kıvırcık saçlar görüyor, sen sandığım yabancılara koşuyorum. Kocaman gözler görüyorum, ama içinde, sen, ben olmayan. Yaklaşmaya korkuyorum kalabalıkların içine. Sen sanıyorum bu yabancı kalabalıkların birçoğunu. Kalabalıklar ama ben bu kalabalığa karışamıyorum. İçimdeki senin kalabalığınla yaşıyorum. Ve bu sesler, kokular, bakışlar, adımlar hep bana geliyor sanıyorum. Sanrıların arasında yine seni arıyorum.... belki bu yazılar seni de üzecek diye, yine kendimi kahredeceğim seni üzdüğüm için. Ama içimde yanan ateşinin kolay kolay sönmeyeceğini de bilmen lazım. Bilmen lazım seni beklediğimi kaç kez uzandı da telefona elim, çeviremedim numaranı. sildim kayıtlardan numaralarını ama ya beynimdekileri nasıl sileceğim bilmiyorum. seninle ilgili olan her şey öyle bir kazınmış ki içime silemiyorum. Düşüncelerime dalıyorum, bir telefon geliyor sen diye sıçrıyorum. Gece saat 12 yi geçtiğinde içim titriyor, arama saatlerin geliyor. Uyuma zamanımız geliyor, küçücük yatağında seninle sarmaş dolaş uyumadık belki ama içimizden geçirdiklerimiz düşüyor gözbebeklerime. Bilincim koşuyor sana doğru, fısıltılarla düşüyor kulaklarıma sesin. Sonra usulca dökülen yaşlarımla beraber gidiyorsun gözbebeklerimden, kulağımdan. Sensizliği ve Sessizliği ciğerlerime kadar hissediyorum. Gece hiç bitmeyecek hissi veriyor. Ürpertiyor bedenimi, ruhumu. Ama bak sabah oldu, güneş doğdu. Upuzun bir geceden çıkmış olmanın derin ıssızlığı var yüreğimde, ve bu gecenin de,  yarınki gecenin de, diğer gecelerinde sensiz, sessiz ve uzun olacağı fikri çalıyor... Devamı

Anlatamasam da Anla Beni...

2010-12-19 12:42:00

  Anla beni sevgili... Anlatamasam bile anla beni... Sevginin alevleri ile yak anlaşılmazlığımı... Savur sonra küllerini umutsuzluklarımın doğurduğu karamsarlıklara... Titret karanlıklarımı küçücük yüreğine sığmayan büyük ateşinle... Yalnız olmadığımı haykır en derin kuytulara... Ben bir şey söylemeden anla hissettiklerimi... Alnımda beliren bir tek çizgiden anla, o sonsuz anlaşılma isteğimi... Tükenmez somurtkanlıklarımı tebessüme dönüştür tek bir öpücüğünle... Isıt içimi, yaşadığımı hissettiren sımsıcak gülüşünle... Sev beni, yıldızlar şahidim kendimden çok sevdiğim... Her şeye rağmen sev beni... Beni fırtınaya, kara, borana rağmen sev... Beni yangınlara rağmen sev... Beni ateşlere, korlara, küllere rağmen sev... Beni bana rağmen sev... Hatalarıma rağmen, yanlışlarıma rağmen sev... Kördüğüm edelim, iyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, ölüm bizi ayırıncaya dek çözmeyelim yüreklerimizi... Beni dinlerin tabulaştırıp, kısıtladığı değil, türkülerin her gün yeni bir aşka sebep olduğu bir hayatta sev... Günde en az beş vakit yüz uzun uzun, gözlerimin kendi keşfettiğin gizli renklerinde... Yatağımızdadır Kabe, her gece bütünleşen bedenlerimizle gidelim hacca... Sevgi olsun dinimiz... Sevişmek olsun ibadetimiz... Seviştiğimiz her saniye ile biraz daha yaklaşalım Tanrı’ ya... Terim haramdır, senin terinle birleşmeden... Seni düşünmediğim her saniye günah... Kokunu hissetmediğim her an boş... Yüzümün yüzüne dokunmadığı her saniye anlamsız... Elini tutmadığım her an ziyan... Dinle beni, hayatımın tek amacı... Dinle hasretimin, özlemimin, sevdamın büyülü rengi... Ufukta gülümseyen gözlerinden, kalbimin buzull... Devamı

Sen Yoksan Sensizlik Hiç Olmasın...

2010-12-17 20:23:00

       Zamanı durdurma şansım olsa önce gözlerinin içini güldürürdüm, dudaklarında sıcak bir tebessüm, gözlerinin içi pırıl pırıl olsun, hani feda etmek var ya günü geldiğinde kendini..! İşte benim o günüm sensizlik olmalıydı.ne zaman ayrılığın adı hatırıma düşse o zaman feda etmeliyim kendimi.yokluğunda ağlamalıyım yağmurlu gecelerde.ya da onlarca güneş belirse de gökyüzünde yüzümde tek bir çizgisi bile doğmasın ışığın.her güldüğümde aklıma gel,her ağladığım senin için olsun.gökyüzünde beliren her gölge sana benzesin.uykulu gecelerimde bana sarılsın,beni sarsın.içimde taşıdığım en büyük mutluluk bile buruk olsun.sen olmayınca zamanın değeri olmasın.kum taneleri gibi saçılsın,dursun..! her nefesim soluksuz olsun,boğazıma takılsın.her sözcük içimi acıtsın,her yaprak bana düşsün.sen yoksan sensizlik hiç olmasın...! sevgiye hasretler olayım,acıya can yakan,ayrılığa düşman. gözlerimde bir mum yansın;ışığım ol,yere düşüp alev alsın;yangınım ol,yaşlarım aksın;suyum ol,kavrulup kurusun,rüzgarım ol...ama yine de hep benim ol...ya da benimle...! sevmeyi öğret,adımlarım ağır olmasın.kedere hesap kat,acım olmasın.aşka şart koş,sevdam kül olmasın.ben hiç bilmem bunları,hesapsız,katsız,şartsız severim..! eğer gökyüzünde bir bulutsan söyle..!yıldızlar tutayım aklımdan,teker teker sayayım.sana ulaşmak yıllara denk bile olsa önüme sereyim.her adımım saat yolu alsa da söyle..!yıldızlar boyu kayayım yüreğine,yavaş yavaş dokunayım yüzüne.seni sevmek bir ömre denk bile gelse yanına geleyim.seni seveyim...!ya da sevmenin koşullarını,cilvelerini..! korlar düşse üstüme, alev alev yağmurlar yağsa bana.ne kadar s&uum... Devamı

Bir Avuç Güneşle Gel Yalnızlığın Gölgelerine...

2010-12-04 21:09:00

  Satırlarımı son kez yüreğine eğip sana yazıyorum. Yoksun işte. Cümlelerim bile değişti sensizliğin vurgun saatlerinde. Herşey anlamsız herşey kapkaranlık. Seninle gülümseyen satırlarım bak şimdi yokluğunda karamsarılığa büründü "Hayatımın hiç bir karesinde sevgi olmamıştı. Sevgi zannetmiştim yalanları umut zannetmiştim karanlıkları. Hep severken terkedildim hep gülümserken acıya yenildim. Belki de sevilmeyi haketmedim ben. Belki de hiçbir zaman sevginin sofrasında gülüşlerimle nefes alamayacağım." Sensizliğin vurduğu dalgaların arasında ılık nefesini bekliyorum. Telefonlarım hala sessiz yüreğim ise sensiz. Bıraktığın yerdeyim. Çok mu senden istediklerim ? Çok mu seni uzaklarda bekleyip bir yudum nefesini beklemelerim çok mu ? Haklısın. Ben sevgiyi hiç haketmedim..Hiçbir zaman da haketmeyeceğim. Şimdi bu yazıyı okuyupta çok karamsarsın deme bana. Sensizlikte çektiğim acıları bilemezsin. Sanma senin yokluğundan kanayan yaralarımın sancı değil çektiklerim. Dört yalnızlığı arasında nefes alan yüreğimin çığlıklarıdır hissediklerim. Hani senin düşlerinde gökyüzüne kanatlanmayı öğretecektin bana ? Hani gözlerimin renginden gökyüzünü " mutluluğa " boyamayı öğretecektin ? Şimdi yalnızlığa demlenmiş yokluğunla başbaşayım. Sevgiyi haketmeyen yüreğimle sesinden gelecek ılık rüzgarları bekliyorum odamda. Yokluğun kanıyor içimde yetimliğin ağlıyor gözbebeklerimde.... Birkaç gün sonra doğum günüm. Haklısın dünyanın en mutlu insanı benim. Yanılıyorsun dört duvar yalnızlığında üşüyorum. Artık dışarıya bile çıkmıyor. Herşey seni hatırlatıyor. Dört duvar yalnızlığında yokluğunu soluyorum. Çok mu istediklerim senden ? Çok mu sana dair beklentiler... Devamı

Güneş Kadar Sıcaktır Nefesin...

2010-11-26 20:06:00

       Ilık bir Mayıs gecesinden sesleniyorum sana. Dışarıda yıldızlar, yüreğimde hayalin. Kalem olup seni anlatıyorum satırlara. Okurken satıları iliklerinde sıcak nefesimi ve ölümsüz sevgimi görecek ve hissedeceksin. Çünkü, yazdığım sendin, soluduğum sendin. Sana bir itirafım var gül yüreklim. Bu zamana kadar seninle bu gizlediğim konuyu en sonunda seninle paylaşmak istedim. Ne olur telaşlanma. Sonunda itiraf ediyorum. Sen uyurken ben her sabah o narin ellerini denizin mavi köpüğüyle yıkadığımı ve her soluduğumda baharları avuçlarına bıraktığımı söylüyorum işte. Buydu senden gizlediğim, buydu paylaşmak istediğim. Hep hayallerimde saçlarını ılık meltemlerle, ellerini ise kır çiçekleriyle düşlüyorum hep. Varlığında, senin gözlerinden bakmak hayata. Ölümsüz sevdanda, senin avuçlarından kanatlanmak mavi ufuklara. Senin kelimelerinde anlam bulmak ve sadece senin soluduğunda yaşamak… Sen, kirlenmemiş gökyüzünün zemzemle yıkanmış tek yıldızıydın. Kıyısına varamadığım okyanusların “ umuda gülümseyen “ deniz kızıydın sen. Nefesin, gelincik tarlalarını ısıtan güneş kadar sıcak ve gözlerin, dupduru nehirlerde yıkanmış yıldızlar kadar parlak. Farkında mısın her gülüşünde bozkırlarına avuçlarında şebnemlerin yetiştiğini? Ya da kangren gecenin koynuna yaslanıp ağladığında, zifiri karanlıkların parlak yıldızları yüreğinden hançerlediğinin farkında mısın? Sesin, ılık meltemlerde bestelenmiş sevda türküleri olur. Gözyaşların ise kır çiçeklerin kuru dudaklarına ıslaklığını süren bir cemre olur. Satırlarımı bitirip karanlığa karışacak sanma beni. Sen uyuduktan sonra ben sıcak iklimlere katar katar göçen kuşlarla sana “ umutları “ yollu... Devamı

Ateşler Söner Yüreğim Sende Kalır...

2010-11-19 19:42:00

  Şimdi sensiz suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Biliyor musun ben hiç bu kadar uzun susmadım. Şimdi kibritin ucuyum. Hangi sevdalı yakar beni, hangi hain kırar bilmiyorum. Şimdi susuyorum. Yaralı bir martı ayaklarımın dibine düşüyor ve ben ona ağlıyorum. Sensizdim, kimsesizdim. Ben hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim kendimi. Sahile yabancı, denize dargın dolaştım bir uçtan bir uca. Deniz kabuklarıda bulamadım toplayacak. Deniz almıştı tüm getirdiklerini. Bir beni alamadı oysa. Her martı bir deniz, her nota bir şarkı ve her mezar bir ölü bulurda oysa, bir ben bulamadım seni. Karadeniz sahili döverek alıyordu hıncını. Keşke deniz olsam, sana ulaşsam, sarsam seni ama kızmadan, üzmeden seni. Anladımki her sevda çeken gülmüyormuş. Gülerken, ağlamayı unuturmuş insan. Yağmurun her yüzüme vuruşunda sen aktın damla damla. Gül güneşe aşık doğarmış. Ayla oynaşsa da güneş. Ama gül yıldızlara kanmayıp güneşi asla unutmazmış. Unutulmadın bilesin. Zira ben unutmayı bilmemki hiç. Sesini duymak özlemimi arttırıyor bilesin. Yemin ederim bu sensiz geçen her saniyeyi vuracağım. Sensiz geceleri çarmığa gereceğim. Seni özledim, seni çok özledim biliyor musun yürek sünnetçisi. Bazı akşamlar sırf buraya küfür etmek, içimdeki atamadığım kini haykırmak için gelirim. Oysa çok sırrım var bu sahilde, bir dile gelse sonum olur her şey. Bir de gecelerde çok sırlarım var. Martılara anlattıklarımı kimseler bilmez, sen bile bilmezsin. Sahil bitti, cebimdeki sigaramda öyle. Ama sen her daim bendesin. Dilime doladığım şarkı gülü susuz bırakmam diyordu. Göz yaşlarım yağmura karışıyordu. Gökyüzüne yaptığım resim kayboluyor, nefesim tükeniyordu artık. Adını yazıp da denize saldığım kağıt sandallar kıyıya vurmaya başlad... Devamı

Sensiz Yağarken Yağmurlar...

2010-11-13 11:57:00

Kaç kişilik bir sevgiyi yaşadık biz? Bu soruyu sordum kendime. Cevabı susmalarımda saklıydı. Zaten senide hep susmalarıma gizlemedim mi ben? Bilirdim severdin ikindi yağmurlarını, sahi bizim hiç pencere önü bekleyişlerimiz olmuş muydu? Aynı yağmurda ıslandık mı hiç? Bu aşk yaşanmamışlıklar üzerine kuruluydu sevgilim. Çok görmezdim sevmelere doyamadığım sevgili; gün kaybolurken iki dağın arasından ve ben yine sana kalmalarımın son haddindeyken ağlayışlarımı. Bir nehrin imkânsızlara akan iki farklı kollarıydık biz. Hangi nehir yatağına küsermiş ki? Bilemezdim sevdiğim, gün gelip de sana küseceğimi. Yavru kuşlar yuvalarında beklerken annelerini, gece niye hep inadına soğuk iklim rüzgârları estirirdi bilemezdim. Bilmediğim bilinmezliklerde kaybolup giderken sen, bana susmalar ve gece ayazımı refakat ederdi uzun boylu uykusuzluklarımda? Karanlık geceler süslerdi rüyalarımı, ben çıkamazdım kaybolduğum kuyulardan. Sana gelen bütün yollar imkânsıza çıkarken bana yine susmaklar kalırdı. Susardım. Haykırmadıysam, kalemler yazamadıysa seni, bilmeyesin diye değildi. Bilirsen üzülürdün ve senin üzülmelerin beni yapayalnız bırakırdı, gece karanlığında yağan yağmurun ıslattığı sokaklar arasında. Ama ben sensiz ıslanamazdım ki yağmurlarda! Çıktığım sokaklar gitmek istediğim adreslere varmazdı. Ey benim sevmelere doyamadığım sevgili! Bu aşk bir şey demez artık. <******> Sana kalmalara doyamadığım ikindilerim olurdu. Kapı çalardı, bilirdim sen olmazdın gelen. Sanki senmisin gelen gibi açardım bütün kapıları. Senin gelmediğin kapılar nasıl kapanmazdı ki yüzüme? Yinede ben hep sen olurdum. Çıkıp gelirdim bütün kapılardan kendime. Bu ikilemlerim beni sana giderek büyüyen bir imkânsızlıkla bağlarken, sen ben olabilir miydin? Sürer ... Devamı

Seni Sana Yazdım…

2010-11-06 11:15:00

                            Zamanın gözbebeklerinden yuvarlanıp seni "sana" yazdım dün gece. Oysa yarın erken kalkacaktım. Göğsünde dikenleri taşıyan rüzgarların saçlarını yıkayacaktım gözyaşlarımla. Sütten yeni kesilmiş dağ ceylanlarını sabah ezanında uyandıracaktım. Uyumalıydım aslında. Kirpiklerim, uykuya hazırdı oysa. Ama ben seni düşündüm yıldızların siyahı giyindiği gecenin dar vakitlerde. Uykusuzluğumu taş dibeklerde dövüp ben seni " sana " yazdım dün gece. Yüreğimi kalem bilip sevdamı bıraktım mürekkebin sıcak koynuna. Yürek luğatindeki tüm kelimelerimle bir bir seni anlatmaya çalıştım. Seni " sana " yazdıkça , gözlerin parmak uçlarımı okşuyordu sanki. Dur durak bilmiyordum. Kalemin ucundan mürekkep değil bembeyaz yüreğinin mavi denizlerine "ben" akıyordum sanki... Hatırlar mısın gülüm, seni sevdiğim zamanları. Gözlerini ilk gördüğümde; güneş, nadasa bırakılmış toprağa ekiliyordu. Yıldızlar, gecelere bir gelin edasıyla birer birer seriliyordu " seni" yüreğime ördüğümde. Güneş, toprağa; gece, karanlığa; kelebekler, bahara ve ben sana sevdalıydım. Utangaç yanaklarına uzanıp gözlerimi pamuksu düşlere kapatmıştım. Sesin, hoyrat meltemlerin sarıldığı deniz kadar ılıktı. Dokunmaya bile kıyamadığım bir yürektin sen. Her gece uyurken gözlerine cicekleri taşırken gözbebeklerini inciteyeceğim diye korkardım. Gözlerinin içine bakmaktan çekinirdim. Her baktığımda buz dağının güneşin karşısındaki erimesi gibi gözlerindeki umut tanelerinin de erimesinden korkardım. Bilirsin, ellerim küçüktür benim... Devamı

Yağmur Çiçeğim…

2010-10-30 13:07:00

                     Sen umudun sabahında dağ çiçekleri ve dağlara serilen sabah güneşi kadar güzeldin Yağmur Çiçeğim. Günaydınım, gül aydınlığımdın benim. Seninle bir rüya gibiydi hayat. Ve biz o rüyada kuşlar gibi hafiftik. Yüreğimiz gökyüzü kadar engin, bulutlar kadar beyazdı. Her gözlerimi açtığımda, her kapattığımda seni görürdüm karşımda… Ellerimi her uzattığımda ellerini bulurdum. Bütün güzellikleri, sevinçleri yalnız sende yaşardım. Sensiz hayatın ne kadar boş, anlamsız olduğunu, sensiz kalınca öğrendim Yağmur Çiçeğim... Bir gün çekip gittin, her şeyimi kaybettim. Yaşama sevincimi, direncimi, gülüşümü, mutluluğumu, yaşama dair ne varsa hepsini kaybettim, her şeyim yerle bir oldu.... Uçurum başlarında, duvar diplerinde kaldım. Kimse aramadı, sormadı... Tut ellerimden alıp beni dağlara götür gönül güneşim. Üşüyorum... Üşüyorum... Güneşe ulaşılmazlığı bilerek soluğunun sıcaklığına sığınmak istiyorum. Sıcak yüreğine gereksinimim var... Biliyorum benden çok uzaklarda bir yerdesin, sana ulaşmaya gücüm yok... Ey gönül çiçeğim... Ey ay ışığım... Ay tanem, nur tanem, bir tanem... Sen olmadan nasıl bakarım gökyüzünün maviliğine. Nasıl bakarım engin denizlere, hayat bir dalgaysa eğer... Nasıl yürür sularda sandalım, rüzgarın olmadan, dolmadan iliklerime sevdanın iksiri, ufuklara nasıl açılabilirim... Sen deniz olsan kanasan ben dalgan olurum. Kimsesiz kalsan ağlasan ben dünyan olurum. Sen ateş olsan yansan ben duman olurum. Bir ömür yüreğimde saklarım seni, unutma. Yağmur Çi&cce... Devamı