Aklımda Bir Tek Sen...

2011-05-08 20:57:00

Aklımda bir tek sen vardın, hava çok soğuk, ben hiç tanımadığım duygularla bilmediğim bir sensizliğe yürüyordum adım, adım. Aklımda gidişinden geri kalan hüzünlü hava, gözlerim bulutlu dilim lal. Aklımda bir tek sen, hece hece sayıkladım ismini. Sayıkladıkça arttı hasretim, arttıkça susadım sana, susadıkça gittin benden, sen gittikçe yavaşladı adımlarım senden, gitmekten korkar oldum, aklımda bir tek sen. İliklerime kadar işledi sensizlik. Soğuktan da soğuktu ayazdan daha ayaz, adımlarımı seyrettim, bir sağa bir sola yalpalıyordu. Ya sen nerelerdesin! Adımı anıyormusun? bütünüyle söylemesen de olur, tek harfini söylesen yeter. Yormasan kendini bana gelmekle beni düşünsen. O da bana yeter, aklımda bir tek sen varsın, yeşil gözlüm. Tüm mevsimleri geçirdim sensiz, kuşlar göçtü tekrar geldi, ama ben seni hiç terk etmedim, hiç geçmedim sevdamdan, aklımda bir tek sen, dilimde sen, kalbimde sen. Biliyorum yine hiç sebepsiz çıkamıyorum işin içinden. Söylemek istemediğin sözler dilinin ucunda sanma ki fark etmiyorum. Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini hepsini vuracaksın. Zor duruyorsun. Ya da doğru kelimeleri arıyorsun halâ. Yok, boşuna arama. Sevginin arkasında bıraktığın her hece kaybolmuş. Derin bir kuyuda onlar şimdi; ulaşılmaz, karanlık, dipsiz. Bırak orda kalsınlar. Onlar çirkin. Dokunsan; elini, dilini yakarlar. Canını acıtırlar, benim gibi. Yüzünden, gözlerinden, dudaklarının titremesinden anlıyorum ne kadar zorlandığını, Senin olmayanları bırak, kendi kelimelerinle ulaş. Haydi söyle! Bağır, çağır, haykır ama kızgınlığını yüreğinde saklama ne olur. Gözlerini kaçırma gözlerimden. Büyütme her şeyi hemen şimdi söyle şimdi. Aklımda bir tek sen yüreğimde özlem. ... Devamı

Zemheri Umutların Sevdası...

2011-05-01 11:16:00

    Güneş gibi sıcak, toprak gibi bereketliydi yüzün... Öylesine bir bereketliydi ki gülüşlerin; gülümsediğinde karlı dağlarımda efil efildiyen rüzgarlara inat kınalı çiçekler filizlenirdi... Farkında mıydın bilmiyorum ama sıcak iklimlerin bestelenmiş düşler vardı kirpiklerinde... Yokluğunu çekerken gecenin avuçlarında, saçlarını koklardım rüzgardan bana miras kalanlarıyla... Yağmur kokardı saçların… Bozkırımda yıllarca bereket damlalarına hasretin üstüne değdi mi ellerin, kirpiklerimden yağmurlar başlardı vakitli vakitsiz... Yalnızlığıma ağladığım günlere inat, mavi okyanuslarda umut diye seviyorum seni. Her gülüşünde topraklarımdan düşleri kanatlandırıyorum bilmediğim fakir iklimlere... Hatırlar mısın seninle göz göze geldiğimiz zifiri karanlığı? Senin gözlerinden yaralı ırmaklar dökülürken; ben yıldızları topluyordum satırlarımdan. Aşkımıza dupduru sularda yıkanan yıldızlar şahitti... Yakasında güllerle gözlerimize düşen gecede sevdik birbirimizi. Bilmediğimiz bir coğrafyanın içinde sevdaya yol aldık seninle… Kangren gecelerde ıslandı birbirimize söylediğimiz aşk kelimeleri… Biliyorum, uzun ve bir o kadar sevdaya gülümseyen yolculuğun peşinde gidiyoruz... Sevdayı azık diye gönül heybemizde taşıyacağız. Bir bekleyişi anlatacak dudaklarımızdaki nakaratlar… Hep türkülerde anacağız hasretin yanıklığını… Sevdayı utangaç yanakların kızıllığında fidelenen tohumlarda arayacağız… Biz seninle; birbirini hiç görmemiş kentin sokaklarında sevdaya esen rüzgardık. Yüreğimizde büyüttüğümüz varlığımızı, hep uzaklardan sevdik v sonsuza kadar da seveceğiz… Adlarımızı hep suskunluğun harfleriyle ıslattık… Andığımız her mutluluk c... Devamı

Seni Boş Bir Kağıda Yazıyorum...

2011-04-24 12:19:00

                                                                       Sevgimi bir kağıda yazıp bırakıyorum kalemimin ucundan. Sen gibi yaralayıcı mı olacak bundan sonra bütün duygular? Hayat yolculuğum sen de mi noktasını bulacak? İçimde kalabalıkların rahatça sığabileceği bir boşluk? Kelimelerimin kalp atışlarını duyuyorum. Acı; mürekkebim oluyor artık. Kıyametler kopuyor bir adım arkamda dönüp bakmaktan korkuyorum. Beyaz umutlarımın siyah yalnızlıklarımdan kurtulmasını bekliyorum. İçimde ayaklanan tüm hislerimi bir zarfın içine koyup sıkıca kapatıyorum kapağını. Engelliyorum benden bir parça olduğu halde gitmek isteyenleri. Anlatamıyorum? Susmayı marifet bilmiş yanlarımı destekliyorum. Yüreğimi sana verdimbiliyorum. Öyleyse bende olamayan bir şeyin acısını nasıl başucumda hissediyorum? Bir anımı daha boğuyorum denizde. Uzaklaşıyorum bu şehirden. Yaşanmış zamanlarımı da götürüyorum. Gölgemden sıyrılıyor gerçeğim. Atamadığım bütün duygularımı yamayıp tekrar giyiyorum. Yitirdiğim yerden devam ediyorum yaşamaya. İşte kimsesizliğimin başladığı nokta? Sessizce gözyaşlarımı veriyorum sana. Giderken onları da alsana yanına. Bakıldığında ardındaki sen görünüyorsun. Kendimi sarp dağlarda buluyorum bir an. Gezdiğim diyarları yokluğunun ölüm uykusunda görüyorum. Yalnızlığımı dev kayalardan denizlere fırlatıyorum. Ne kadar güzel sözcük varsa koyuyorum yüreğimin sandığına. Sana dair güzellikleri dillendirmek için onlar da. ... Devamı

Yarınlarımdan Sana Sesleniyorum

2011-04-16 11:59:00

                                                                                                                                       Burada sadece geçmişimi bırakıp ' yarınlarımdan ' sana sesleniyorum yine..Elimde bir gülüşün, yüreğimde sesin. Seni arıyorum karanlığın içinde. Seni, umut tarlalarına güneşin ekildiği zamanlarda sevdim.Seni hep yıldızların karanlığa serpildiği gecelerde bekledim ve hayal ettim...Biliyorum bir an üşüsem gecenin en karanlığında, sıcak yüreğini örterim üzerime. Işıksız kalsam merdiven boşluklarında, gözlerindeki umuda sarılırım.Yaktığın sigaranın ateşine dalar, küllendiririm hasretin münzevi çığlıklarını.Sanma ki uzaklardayım; kurumaya yüz tutmuş çiçeklerimle gülüşlerine düşerim her gece. Sen gülümsediğinde ; dilim susar, yüreğini dinlerim rüzgarların koynunda.. Seninle yüreğimi büyütüyorum .Bir kez bile ellerini tutamayacak olsam da, seni büyütüyorum yüreğimin ovalarında..Bir kavuşsak seninle, eski albümlerdeki çocukluk fotoğraflarımı sana göstereceğim. Sen tatlı tatlı gülümseyeceksin, üzerinde siyah önlüğüyle gülümseyen o z... Devamı

Turuncu Lambalı Caddelerden...

2011-04-10 20:00:00

               Turuncu lambalı caddelerden geçiyordum... yalnızdım... ve yalnızdım... benim geçtiğim cadde, lambalarını beni görmezden gelerek siyaha teslim ediyordu... Üşüyor(um)dum... Her yanını bildiğim bu şehirde kaybolmuştum... İçimde adını getiremediğim, hüzün alfabesinin kaçıncı harfi olduğunu bilmediğim kasırgaların uğultuları, en korunaklı odamda sakladığım umudumun kulaklarını sağır ediyordu... Camlardaki siyah ışıklardan kuvvet alan uğultular müstakil umudumu yerinden etmeye yeminliydi sanki... Bir Nisan gecesiydi... Bir Haziran sabahı... yürekten gelen bir sözdü... tüyler ürperten bir korku(uyorum)... Bir gülümseyişti, hatta konuşkan görmezden gelme çabaları... Ne kadar da çoktu seni yaşamanın tanımı! Fısıldanmış sözlerin en kuytuda saklananıydın sen... Ve sana ben dediğim için (U)mutlu(y)dum ben... sen susuyordun... Oysa ben susuyordum... seni aradım karanlık pencerelerin aynalaşmış yüzünde... Ama seni görmüştüm kendimi en kaybetmişliğimde... Gecenin yüzüydü bu turuncu lambalar... Sendin her lambada gözümü kamaştıran... O kadar çoktu ki bu şehrin turuncu lambaları... Gecelerde geçen ömrümün rengi de turuncuydu sanki... Artık siyahtı belki de… Öyle ki tüm şehir turuncu bir karanlığa bürünmüştü... Kaldırımlar beni uykumdan kaldırdılar, koşturarak yokuşları bu her yanı siyah şehirde bir mavi ışık arattılar... Yoruldum... yorulmuştum... Hayır... Bir Ağustos gecesiydi. Elime almaya korktuğum bir haykırıştı en çok, Azrail'den yadigar... Gözyaşlarım gözümü kuvvetlendiriyordu... (U)mutlu(y)dum... Her şeyi herkes gibi görmüyordum... Caddelerden hala geçiyordum... Bu her yanını bili... Devamı

Ben senin acılarını sevdim...

2011-04-02 11:01:00

                           Yalnızlığın gölgelerine eğilip sağır cümlelerin topal satırlarını bir bir topladım bu gece. Doğum günü hediyesi olarak yine ayrılıklar sunuldu yüreğimize. İnsanlar, bilmeseler de her zaman hak ettiklerini yaşarlar. Ben hep yalnızlığa tutsak, ben hep sevdaya ırak..Acıyı kurşun rengi gecenin küçük çaydanlığında demleyip hediyene bakıyorum gözüm yaşlı, gönlüm yaralı. Yaprakları taş dibeklerde dövülüp yüreğimde demlenmiş yalnızlığındı dudaklarıma zorla içirdiğim. Bedenimi acının eleğinden geçirip arda kalanlarıyla günahlarına közlediğim bendim. Ben sana hasret, sen ayrılıklara müebbet. Sen dilimden akan ıslak duayken, ben avuçlarında solandım. Sen, gözlerimde umut iken ” sendeki ben ”  hep sevdana uçurum. Hicranı kalabalık yüreğimde yine hüzünlerin suflesinde yeniden sahne alacağım karanlıkların son sahnesinde. Başrollerde hüzün, ben ve bir de sen… Oysa acıyı bal eyleyip mutluluğu sahte gözyaşlarıyla oynayacak kadar usta değilim ben. Ben fakir cümlelerin hüzün kokan satır aralarında ağır aksak yürüyen figürandım sadece… Her şeyi unutup gerçeğime dönüyorum. İçimdeki kanayan yaralarıma, yüreğimde yanan yalnızlığıma bakıp bakıp sensizliğin suskun kaldırımlarına düşüyorum. Dizlerim yılgın, yollarım hep sana kırgın… Elimde kurdelelerle süslenmiş hediyen, yüreğimde kekeme yalnızlığım. Düşünüyorum, düşündükçe karanlıkların debisinde yavaş yavaş boğuluyorum. Haklısın belki de. Yaralı bedenin, yamalı bir kalbin doğum gününde alacağı en büyük hediye yalnızlıktan öte ne ola... Devamı

İyi ki Geldin Yüreğime..!!

2011-03-26 21:27:00

  Karanlıktı dünyam... Nefes benim namahremim olmuştu... Neydim bu hayatta neciydim... Hayat hep hedef tahtasını ben olarak mı gösterecekti... Kalbimi sonuna kadar kapatıp zincirlerini vurmuştum... hep yanlış aşklara kol açmıştım.. Hep yara bere içerisinde kalmıştı yüreğim... Günah keçisimiydi yüreğim hata bendemiydi yoksa yüreğime girip işgüzarlık yapan sahtekarlardanmıydı... Yüreğim artik kaldıramıyordu sancıları... tam pes ettim bitsin artik bu bana namahrem olan hayat… Ki sen geldim yüreğime ve ben... Bilmezdim tahmin değil tahammül bile edemezdim yeni aska artık... Ama sen geldin bir bebeğin mahsun gülüşleri gibi geldin yüreğime... yüreğime aşk tohumunu tekrardan ektin ama bu sefer gerçekti... sen yalan dünyanın içindeki tek gerçektin... beni tek anlayandın... Hayat gerçek yada sahteydi ben senden önceyi yaşanmamış bildim artık... Artık korkmuyordum yaşamaktan sen geldin bana namahrem olan hayatimin içine helal olarak... Karanlıktı dünyam... Nefes benim namahremim olmuştu... Neydim bu hayatta neciydim... Hayat hep hedef tahtasını ben olarak mı gösterecekti... Kalbimi sonuna kadar kapatıp zincirlerini vurmuştum... hep yanlış aşklara kol açmıştım... Hep yara bere içerisinde kalmıştı yüreğim... Günah kesimiydi yüreğim hata bendemiydi yoksa yüreğime girip işgüzarlık yapan sahtekarlardanmıydı... Yüreğim artık kaldıramıyordu sancıları... tam pes ettim bitsin artık bu bana namahrem olan hayat... Ki sen geldin yüreğime ve ben... Bilmezdim tahmin değil tahammül bile edemezdim aşka artık... Ama sen geldin bir bebeğin mahsum gülüşleri gibi geldi yüreğime... yüreğime aşk tohumunu tekrardan ektin ama bu sefer gerçekti... sen yalan dünyanın içindeki tek gerçektin... beni tek anlayandın&helli... Devamı

Kalemim Kuşların Kanatlarında.

2011-03-20 14:01:00

  Umutlar vardı simsiyah gözlerinle daldığında gözlerime.. dudaklarım konuşmazdı belki ama içimdeydi dualarım"bitmesin"diye yakaran..... kendi bakışlarımdan sakındığım,bir damla hüznünle siyahlarına boyandığım emanetim... sen varken saniyeler süren senelerim, şimdi seni düşünürken asırlar süren anlarıma dönüştü, unutamadım güllerin imrendiği kokunu, unutamadım elimden tuttuğunda kalbimin isminin ritmine bürünüverdiği günlerimi... gözlerim dalar bitanem gözlerine,gözlerin kapalıyken.. sadece sen olduğun gibi her gecem, dün gecede sadece sendin.. rüzgarla arkadaş oldum saatler sürdü sohbetim.. saçlarım rüzgarın hüznünde dağıldı, seni anlatınca rüzgara ben, rüzgar hüznünden fırtınalarına seslendiğinde... şarkılar söyledim dün gece yine sana, o çok sevdiğin ses tonumla, gözlerimde bir damla ve yine içimde tek duam vardı.. şarkılarımı götür hırçın rüzgar, belki dinlemek ister eskisi gibi dayanamam... bak gecenin karanlığında bir kıvılcım oldu yine seni seviyorumlarım, dön bitanemlerim... gece ağladı, yağmurlar hüznümden serinletemediler rüzgarın sarıp sarmaladığı yanlız bedenimi.. dün gece çok istedim yanımda ol diye, terasımdan şehirimdeki her ışığı tek tek saydım her bir hecemde sen vardın,her ışığın parlaklığında... ellerimi uzattım ellerine dokunmak için,yetişemedim bitanem ve bir damla daha ayrıldı benden gecenin hüznüne.. dön dedim ormanlarım olsun kuraklarım geldiğinde... o çok beğendiğin ellerim güllerini versin,gözlerim gözlerine bakamasın yine... dön sevgimle sarayım seni yeniden sokul boynuma eskisi gibi... dön bebeğim yarım kaldı şarkılarım, dön gül bahçem doya doya sarılamadım sana,dön dü... Devamı

Bana Bir Sen Borçlusun

2011-03-12 21:37:00

                    Biliyormusun sevgili susadım... Şair ''asıl maharet susuzken suyu içmek değil, karşısına geçip seyretmektir.'' demiş ya... Ne de güzel söylemiş, susadım ve kanmak istemiyorum nedense... Uzaklığından değil, aşkımdan sadece aşkımdan... Çocuk oluyorum bilirsin bazen.. Dokunmak isteyince titrer ellerim, bakamaz gözlerim, konuşamaz dilim... Galiba ben sevdim... İlk mi? Yoksa yeniden mi bilmem, sevdim, sadece sevdim... Özlemek nedir bilirmisin? Zamanı eritiyorum içimde... Geçen zamanla birlikte eritmek istiyorum bu belirsizliği, belki de sensizliği... Aslında kocaman bir yüreğim var benim.. Neler yok ki içinde... Dağlar, taşlar ve onca sevgi... Okyanuslar sığdı, sevdan sığmıyor işte, sabrım aklımı zorlar oldu yine... Hayalinle süslenen uzun geceden sonra tanyeri ağarmaya başladı.. Biliyorum sen yoksun bu şehirde.. Olsun bir ümit dedim ya, ümit ediyorum.. Yalnızlık takviminden birgün daha düştü avuçlarıma diyerek, tanrıya kaldırıyorum ellerimi, sevebilme gerçeğini istiyorum en sevgiliden...   Yorgun bir sevda ateşi benimkisi,ikinci bahar belki, harabelerle dolu bir hayatın ortasında güneşe küsmüş hüzün bahçesi; zor sevdanın her meyvesi kan kusuyor üzerime, boğuluyorum.. Sensiz, denizsiz, mavisiz... Sırılsıklam bir sevda.. Rutubet kokar oldu hayellerim ıslanmaktan, yalnızlığa adım adım yaklaşmaktan... Sevdamı maviye boyadım ben.. Aşığım en adi suçluyum belki, belki yorgun bir savaşcı, mağlubiyeti kabullenen asker; belki bir mülteci... Kalbimi denize attım, sevmeleri sana bıraktım... Şair hasrete benzetmiş seni... Sen bir hasretin tamlananı, bense umutları sana değen her cümlenin tamlayanı olacaktım... Seni imkansız aşklara inat... Devamı

Ruhunun En Derinlerinde Sana Yaşıyor Olacağım...

2011-03-05 11:39:00

  Yine güneşin üzerine zifiri karanlıkların örtüldüğü gecelerden sesleniyorum sana...Yıldızların geceye sevdanın yüreğime vurduğu saatlerdeyim yine..Üç duvar ve duvarlara sinmiş yalnızlık..İçimde sensizlik yalpalıyor sessizliği...Ürperiyorum sokağımı işgal eden ayazlardan.Acılarının bağdaş kurup oturmuş yalnızlıklarda dayanma sebebin olan gamzelerimden seni mahrum etmekten korkuyorum...Sana sığınıyorum..Göz çukurlarının altındaki ince çizgilere sığınıyorum...   Yüreğimi sana bırakıyorum...Gece değil gözlerinde yaşanan...Sanki sıcak bir deniz gibi gözlerindeki nem....Bırak ne olur yüreğinden nefes alayım kurak topraklarıma...Bir dem çekeyim hücrelerinin ateşe vurulduğu saatlerde..Ve karanlıklar üzerime çullanmadan gözlerindeki güneşi sereyim karanlıklarıma.Yağmurların fırtınalara sarılmadan ben yüreğindeki Cennete gireyim..Hadi ellerini uzat...Yıldızların içinde yeniden doğalım... Ummanların derinliklerini korkutmasın seni... Yıldızlara kapat o gülen gözlerini. Bu sabah perdeleri açmayacağım gül yüreklim..Yüreğimde" güneşim" olmuşken yüreğin karanlıklara gülümsüyorum bir çocuk misali...Gamzelerimde açan gülüşlerin varken baharlara küskünlüğümü ilan ediyorum....Bırak acıların ecel tarlam olsun...Gözyaşların ise son nefesim..Küçücük ellerimle gecelerin koynunda ıslattığın gözbebeklerini silemesem de bırak yüreğindeki tüm umutları bir nefes diye içime çekeyim...Aslında bir özür borçluyum sana....Gözyaşlarından düşen her damlayı yüreğimle öpemediğim için... Yüreğine düşen sızıları ve sancıları söküyorum ellerimle...Gözlerini ıslatan yağmurlar... Devamı

Duruncaya Kadar Yor Yüreğimi...

2011-02-26 17:06:00

                                                                           Saçlarının gün devrilişleriyle bilsem sonsuzluğa gideceğimi Kalsam sağanaklarında, içip dudaklarının yaşam pekmezini Sokularak göğsüne, dinlesem en ölümsüz yaşam melodilerini Sevdanın gücüyle salla beni, duruncaya kadar yor yüreğimi… Gün dökülürken yaşamın dallarından sevdayı toplar çöpçüler sokaklardan. Her yağmur damlası bilinmez bir tutkuyla çağırırken hüznü, biz engebeli bir yokuştan düze ineriz. Yolcusuz bir tren ilerler güneşin ilk ışıklarıyla, toprak damlı evlere eskimiş rayların sesi düşer. Bir bulut kayar sonra tepemizin üzerinden, hüzünlü bir türküyle yaşamak andını odamıza serper. Bir günün hikâyesi uzundur, kısalan hayatla bize her zaman sahte yüzünü döner. Nafile bir var oluş türküsüyle satır aralarına sokuluruz öfkemizin kınına çıngı düşünce. Yaşam sularımız bahar türkülerini özlerken dallarımız yeşil entarisini ütüler özenle. Cemreler suya bunun için sözcükleri bırakır, havadaki öfke gün gelir toprağa gözyaşıyla karışır. Gözlerindeki yaşam aşkıyla, ruhundaki yankıyla ve yüreğindeki bekleyiş türküsüyle elbet senin de cemrelerin bir gün sevdama ulaşır. Sesinin kaydıraklarından düşünce çimenlere, göğsünün tahterevallilerin... Devamı

Bu Gece Öyle Doluyum Ki!!!

2011-02-19 11:48:00

                              Sana, yine sensiz bir gecenin karanlıklarından sesleniyorum. Gece her zamankinden daha sessiz, dört duvar arasında bir sen, bir ben varız şu odanın yine uyku yok gözlerimde bir başka hüzün çöktü içime sevgili, bambaşka bir hüzün sen ağladığımı hissediyorsun diye, sen üzülüyorsun diye, günlerdir ağlayamıyorum sevgili, ağlayamıyorum... Çok yalnızım sensizliğe dayanamıyorum. Bu gece izin ver bana sevgili, izin ver çok doluyum… Bu gece, hıçkırarak ağlamak istiyorum, hıçkırarak! Bu gece yanıma gel sevgili, yanıma gel! Sana çok ihtiyacım var anlatacak o kadar çok şeyim var ki! Ama sana söz sevgili, üzmeyeceğim seni yokluğunda çektiğim acıları değil, döktüğüm gözyaşları değil, yalnızlığımı, sensizliğimi, sen yoksun diye kimsesizliğimi değil sana olan bitmez tükenmez sevdamı anlatacağım sana. Hani ağladığımız zaman sen benim kollarımda ben senin kollarında ağlayacaktık ya! söz vermiştin ya! Gel sevgili, bu gece yanıma gel çok ihtiyacım var sana kokuna, sıcaklığına ihtiyacım var. "Ağlamaktan hiç utanmam" derdin ya! Sen de benim gibi çok ağlarmışsın ya! Aşkımız için döktüğün gözyaşlarının her damlasına kurban olayım sevgili, göremediğim o kara gözlerine kurban olayım. Bu gece bambaşkayım bambaşka, yine seninle gecen günlere daldım. Seninle ne güzel günler yaşadık sevgili… Bambaşka bir dünyada yaşadık ne hayaller kurardık gerçekleşmesi imkansız hayallerdi, ama bizi nasılda mutlu ederdi… Mutluluktan uçardık zaman dursun, saatler geçmesin isterdik geceleri de hayalle... Devamı

Seni Bütün İmkansızlıklara Rağmen Sevdim

2011-02-12 15:54:00

     Seni bütün engellere, imkansızlıklara rağmen uzağından sevdim. Seni kelimelerce, şiirlerce yakınından sevdim... Seni umutsuzca, beklentisizce, hayallerce sevdim uzağından. Hayatımı öyle olduğu gibi bıraktım. Sana geldim, ama kalbine giremeden sevdim... Geldim. Bana destek olacak, sırtımı vereceğim bir aşkın yoktu arkamda. Kendime yeni bir hayat kuracağım yalanını, kendim dahil, sen dahil herkese söyledim. Oysa tek istediğim seninle birlikte olmaktı… Öyle cesaretsizdim ki karşında ve öyle açık sözlüydün ki bana karşı, ancak iddiasız bir sığınmacı olabildim hayatında. Hayatına iltica etmek isteyen bir kara sevdalı... Bir aşk vurgunu sadece... Dürüstlük kimi zaman yalanlardan çok daha acımasızmış... Gerçeğin buzdan ülkesinde yapayalnız kalan yürek, hayatta kalabilmek için yalanları bile özleyebilirmiş kimi zaman... Buzlar ülkesinde biraz olsun ısınabilmek için, aslında beni sevdiğin yalanına inandırdım ben kendimi... Aşkıma kapalı bir kapının önüne bırakılmış yaralı bir kuş gibiyim. İnanacak, bir ibadet gibi yaşayacak tek şeyim senin aşkın. Karşılıksız, beklentisiz, sessizce yaşanan bir aşk... Nasıl da hoyratsın bana karşı... Kalbinde değil miydim gerçekten? Şimdi bu soru bir bıçak gibi saplandı yüreğime ve yüreğimde yanıtını buldu. Sonrası dipsiz bir karanlık... Sonrası çaresiz bir çıldırış......Seni, bir başkasıyla yaşadığın hayatına uzaktan bakarak, kalbimi kıskançlığın lanetli hırsına teslim ederek, kısıtlı zamanlarda, gizli saklı buluşmalarda, doyumsuz kaçamaklarda seviyorum... ... Hasretinin o tarifsiz kokusu burnumu sızlatırken yapayalnız uyuyorum... karanlık gecelerde baştan ayağa sen olan evimde kaderimle kıyasıya yaşıyorum.....   Uykunda soluğunun bir başka soluğa karıştığını bilerek geçirdiğim sayısız gecelerde, gur... Devamı

İçimde Sonsuz Hasretin...

2011-02-05 11:35:00

                                            Bugün ayrılığın kaçıncı günü bilmiyorum, ya da beni sevmediğin günden beri geçen kaçıncı gün kaçıncı hafta. Ne zaman bitti merak ediyorum aslında, değişen neydi, bir insan sevgisinden nasıl dönebilir ki? Ya da en kıymetlisinden nasıl vazgeçer? Yoksa kıymetlim derken yalan mı söylüyordu bana... Bir sonbahar sonu kış başlangıcıydı havada ayaz kokusu vardı akşam olunca, ağaçlar çıplaktı yerler ıslak... Yağmur ne ıslatıyordu beni nede kuruydu üstüm başım, bir çise yağıyordu gökten yüzüme yapışan, yanaklarım al al olmuştu soğuktan ah yıllarım, gençliğim, bugün kaçıncı gün, dün gece kaçıncı geceydi onsuz bilmiyorum…   Ayrılmak, terk edilmek, kelime olarak ne kadar basit ve masum duruyorlar. İnsan da öyle tabi, okurken kulağa hoş geliyor, insan... Acaba ayrılık mı acı olan yoksa terk edilmek mi insanın zoruna giden, bir bilsem bunu bir anlayabilsem çok zor olmazdı o zaman her şey. Önceleri onun için yaptıklarını hatırlarsın koşturmacalarını, o üzülmesin diye üzüldüğün günleri, kokusunu hatırlarsın, genzin yanar, boğazında seni yutkundurmayan bir düğüm ciğerlerini yırtarak kalbine iner, of çekersin ama ah edemezsin, ne gariptir ki sana acı çektiren birinin kötülüğünü isteyemezsin, kötü laf bile ettirmezsin. Aklında başka bir soru işareti belirir hemen, bana bunu nasıl yapabildi dersin, ben onun saçının teline bile kıyamazken o nasıl acılar içinde kıvranmama göz yumabildi diye düşünürsün. G... Devamı

Bazı Saatler Dokunur Gecenin Yüreğine

2011-01-29 12:08:00

                         Ben kendime dönüyorum beni yoran beni acıtan ve bana yalanlar söyleten çocukluğuma sokaklara dönüyorum doğduğum büyüdüğüm ve yaşamaktan tat aldığım o acılı düşlerime dönüyorum. Kaynak : yorumla.net - Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir. Uye Olmak Icin Tiklayiniz... Balkonumda çiçekler yetiştirmeyeceğim ve susuz bırakacağım kimseler beklemeyecek beni ve beklettiğim birileri olmayacak hiçbir suda fırtınalarla boğuşup tükendikçe çoğalan düşleri kovalamayacağım sığınacak limanlarımda olmayacak benim.. Kırgın dalgalar kuzey kıyılarıma vuruyor akşamlar beni yine kanatıyor çaresiz ve edepsiz sözcüklerle boğuşuyorum durmadan düşüyor aklıma yine ayrılık yüreğime dağ dağ sözcükler çoğalıyor yıldızlar düşüyor bir de erkekliğimin en duyarlı bölgesine zaman sanki duruyor gün yağmurlarla çalıyor penceremi açmıyor açamıyorum. Dostluk naraları atıyor radyom özlemek dostluktan değil aşktandır neden özler insan niçin savaşır sözcüklerle. Uzaklıklar uzaklıklar hep içime oturuyor benim. Özlüyorum dilini ellerini saçlarını hele hele gözlerine daha bir özlüyorum. İnsanı nasılda tutukluyor bir bilsen elini bilincini gözlerini dilini nasıl da bağlıyor anlatabilsem... Söyleyemediklerimi ve anlatamadıklarımı düşünüyorum şimdi. Henüz yazmadım anlatabilmiş değilim işte bunlar insanı özleme çeken özlediğini anlatan ya da fark ettiren şeyler insan neyi özler yaşadıklarını mı yaşamak istediklerini mi özlemi belirleyen tutkular mıdır yada tutku varsa özlemde vardır desem ne dersin buna? Uzak d&uu... Devamı