YÜREĞİNİN EN DERİN YERİNDE

2012-10-04 18:01:00
YÜREĞİNİN EN DERİN YERİNDE |  görsel 1

          Dokunduğun her tende parmaklarının uçlarında ateşler yanıyor biliyorum Oysa yumuşacık, tutku vadeden bir aleme kapılmayı bekliyorsun Olmuyor biliyorum Olmayacak da sevgili Çünkü ben imzamı bıraktım teninde… Binlerce parmak dokunsa da tenine, gül tenimin kokusunu silemeyecek Benim dudaklarım hesapsız açıldı dudaklarına, başka dudakların yabancı tadı yapışmayacak hücrelerine Yüreğini bilmediğin yüreklere açmayı deniyorsun Katıksız aşklar vadeden, gecenin gündüzle sevişmesi gibi, yüreğinle sevişmeyi bekleyen kadınlar duruyor karşında Bir adım uzağında Sadece tek bir adım Ayaklarınla kalbin savaşıyor anıları kanatarak, ayakların kazanıyor biliyorum Ama sahte bir zafer bu! Ne kadar çabalasan da yüreğin değmiyor karşındaki yüreğe Kelimelerin iğreti duruyor o bal dudaklarda bilmiyor musun sevgili, etle tırnak gibi bütündür yürekle kelimeler Bitmeyen bir sevdanın yükünü taşıyorsa eğer yürek, sözcüklere hakimdir harf harf seslenerek… Sert bir kabuğun içine sakladığın kırılgan küçük çocuğu yalnız ben tanırım sevgili Ben bilirim alev alev yanan gözlerinin bebeklerindeki hüznü Bir yanın ne kadar haykırsa da gücünü dünyaya, ben görürüm ürkek yalnızlığının buğusunu bakışlarında… Sen göstermezsin bilirim ama ben görürüm İşte bu yüzden batıp çıktığın hiçbir aşkla benim izimi silemezsin Saklamaya çalıştığın, ustaca üzerini örttüğün sana ait her sır; yalnız bende dillenir sevgili Benden başka kimse okuyamadığı içindir kelimelerinin sessizliği Yalan harfleri ayıklarım ben cümlelerinin içinden Yalan kahkahaları sıyırıp alıveririm gülüşlerinden Hatta sahteyse göz... Devamı

Gecenin İçinde Yalnızlığımla

2012-09-26 20:16:00
Gecenin İçinde Yalnızlığımla |  görsel 1

    Üşüyorum ben.. Sanki çıplağım.. Sanki korunmasızım.. Sanki ben, ben değilim. Sanki anlamsız her şey. Dost kuytumu arıyorum böyle zamanlarda. Beraber ağlayabilirim onunla. Anlamasa da benimle ağlar, beni sarar, ısıtır dost kuytum... Yalnızlığımla, yalın yine gecenin içinde bir başınayım işte.. Her nasılsa yalnızız”diyen sesi duydum.. Ne zaman yalnız olduğum gelse aklıma zaten hemen bu sesi duyarım.. Herkes kadar yalnızlığım, ne senin yalnızlığından eksik ne de fazla... Herkes kadar işte yalnızlığım... der sonra aynı ses, hep dediği gibi.. Dinliyorum duymak istemediğim bu yalnızlık söylemlerini.. Gecenin içinde durmuşum bir başıma, açık Camdan içeriye giren köpek sesini dinliyorum. Bende yalnızım diyen bir başka ses bu da sanki!! Yalnızlık... İçimde bilmediğim bir acım var.. Kanım gitmiş uzaklara şöyle bir sarılıp kokusunu içime çekememişken. Kanım gitmiş gitmesine ama bu gidiş, ille de gitmek istediğinden değil başka çıkar yolu kalmadığından. Bir yola girmiş ille yolun sonuna ulaşacak. Olması gereken bu. Ve kanım bensiz oralarda. Gözlerim dolu dolu. Sağanak yağmur zamanını bekliyor.. Ağlıyor musun sen?? Diyen Telefon daki sesi kulağımda hâlâ. Ağlamıyorum kanım(?).. Üşüyorum ben.. Sanki çıplağım.. Sanki korunmasızım.. Sanki ben, ben değilim. Sanki anlamsız her şey. Dost kuytumu arıyorum böyle zamanlarda. Beraber ağlayabilirim onunla. Anlamasa da benimle ağlar, beni sarar, ısıtır dost kuytum. Her zaman ki gibi yalnızlığımın şahidi dost kuytum benimle, sanki.. Gecenin içinde oturmuşum bir başıma yalnızlığımla, yalın. Uyuşuyor ellerim, kollarım... Tutamazmışım gibi, saramazmışım gibi hissediyorum sevdiğimi, sevdiklerimi. Donmuşum sanki öylece. Bir şarkı geliyor aklıma birden “gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar, yeryüzünde sizin kadar yalnızım... Değişmi... Devamı

Gidecegim...

2012-09-13 20:38:00

                         Bilmezdim gecelerin bu kadar sessiz olduğunu, sabahları güneşin doğma umuduyla gözlerimi zorla yumarak, yakan sıcakta ateşlerle yorganlara sarılıp yalnızlığı gidermenin kalbimi yaktığını… Saat gecenin 4’ü. Şimdi milyon kaçıncı gez gözlerindeki parıltı gideriyor yalnızlığımı. Yerli yersiz mutlu oluyorum söylediğin sözler güldürüyor yüzümü. Gülüşünle, ellerimi başımın altına alıp yıldızları izliyorum, sanki seni çiziyorlar gökyüzüne. Masum bi yıldız kayıyor gökyüzünden seni dilemem için belki kendi hayatını feda ediyor hayallerime. Nasıl sevmişsem güneşin doğuşunu hızlandırıyor kapkaranlık gökyüzü. Hayal ettiğim o gülüşün güneşle ışıl ışıl gözlerimi alıyor… Uykusuz gözlerle seyrediyorum, yaşanan hayatın entrikalarını. Göz kapaklarımın her kapatışımda batışıyor damarlar gözlerime, seyretmem için açık tutulmaya mahkûm kalmış tüm acılara. Korku hüküm sürüyor içleri sızlatan, bir gün alınıp gidilecek bu hayatta. Bir an kapı çalacak ve karşımda bulacağım Azrail’i temsil eden silueti. İçim acıyacak, koşulsuz başım önde, kollarında gideceğim biliyorum hiç ses çıkarmadan. Biliyorum, kalacak ruhum geride, seninle. El sallarken sana ve sevdiklerime içi parçalanarak gideceğim. Bu anların korkusunda zihnim, geç gelmesini dilediğim zamanlar içinde. Yaşanmamışlıkların özlemini biraz daha hissederken, yaklaşan o günün hüznü var içimi kaplayan. Geçmişin tüm güzelliklerini paylaşıyorum geçen her zaman aralığında… Daha tazecik g&... Devamı

Yine sensiz sessiz bir gecede

2012-09-04 20:48:00
Yine sensiz sessiz bir gecede |  görsel 1

    Yine sensiz sessiz bir gecede yağmur var bu şehirde. Gözlerinin içine bakarken gülen gözlerim gecenin bu kör vaktinde boşluğu seyrediyor. Balkon demirleri arasına sıkışmış caddeyi seyrediyor. Gözlerim hala gidişini seyrederken takındığı tavrı sürdürüyor. Hala buğulu, hala telaşlı, hala çaresiz, hala başıboş... Hayat ışığının yandığı gözlerim bugünlerde oldukça sönük. Yanıyorlar sevgili, ağrıyorlar, ağlıyorlar... Yanaklarımdan yine damlalar süzülüyor. Yüzümde garip bir hüzün, karşımda gülümseyen resmin... Yanaklarım ıslak, gözlerim dolu dolu... Hani sen nasıl derdin: "doli doli"... Gözyaşlarımı yine özgür bıraktım sevgili, yağmurun yıkadığı bu şehirde, evimin balkonunda. Sensizliği düşündüm bir an, sensiz geçen iki haftayı. Ne de acımasızmış meğer hayat. Ne kadar da çile meraklısıymış aşk. Ne çok hüzünbazmış sevenler, sevdalılar. Hiç mi özlemedin beni, hiç mi merak etmiyorsun, hiç mi düşünmüyorsun, hiç mi, hiç mi?... Sonsuzluğa uçup gitmek isterdim sevgili. Sadece seninle olacağım sonsuzluğa. Senin ve benim olmadığı sadece ve sadece bizim olduğumuz bir yere... Yağmurun bu şehri ıslattığı gibi gözyaşlarım yanaklarımı ıslatıyor. Yavaş yavaş, incitmeden indiriyor damlalarını. Gözlerim yanıyor sevgili, içim kanıyor...Eskiden canım sıkıldığı zaman, kafamı dinlemek istediğimde, yalnız kalmaya ihtiyacım olduğunda yürüyüşe çıkardım. Yürürdüm yürürdüm yürürdüm... Saatlerce yürürdüm. Dinlenmeden, soluklanmadan yürürdüm ve düşünürdüm. Attığım her adım içimdeki sıkıntıdan bir parça koparır gibi gelirdi bana. Artık öyle uzun yü... Devamı

BİR YAĞMUR DAMLASIYLA BULDUM SENİ…..

2012-08-25 21:02:00
BİR YAĞMUR DAMLASIYLA BULDUM SENİ….. |  görsel 1

      Hani bir an gelir sen sen olmaktan çıkarsın gözün başka bir şey görmez nefes almak bile zor gelir insana. Her şey üstüne gelir kaçmak istersin nefret edersin her şeyden, herkes den özellikle kendinden. Oysa ne güzel başlamıştı her şey yağmurlu bir sabah sıcacık yüreğinle bir anda girmiştin hayatıma ..Daha ne olduğunu anlamadan kendimi bulmuştum sende.. Sanki senden öncesi yoktu yada ben öyle olması için sana daha sıkı sarılmıştım.. Farkında değildin belki sen bendeki yaptığın bu değişimin ama öyle bir hızla işledin ki içime beni tanıyanlar bile mutluluğumu kıskanmaya başlamışlardı keşke dediklerini duyuyordum keşke diyorlardı benimde böyle seveceğim biri olsa içindem gülüyordum onlara çünkü benim kadar mutlu olamazlardı sen girmiştin hayatıma. Sen hayalim, sen nefesim olmuştum.Beni ben yapan sen olmuştun. Artık dört gözle bekler olmuştum geceleri seni bana getiriyorlar diye.. Seni düşünmek için geceyi beklemiyorum aslında ben seni her saniye her an düşünüyorum..Bekliyorum çünkü seni yazıyorum gecelerime,sana olan sevgimi haykıra biliyorum insanlara. Her satırıma adını kazıyorum ve ben daha çok seviyorum seni. Sen yanımdayken bile seni özlüyordum.Özlemlerin bile bir başka tadı oluyordu ben... Senden ben doğuruyorum gecelere…. Gecelerde şaşkındı bu halime onlar hep benim mutsuzluklarıma şahit olmuştular.Yalnızlıklar içinde yenik başlamıştım hayata.Nefretimin içinde bazen sevgiyi de yazsam yine mutsuzdum.. Korkuyordum sevmekten o yüzden daha kolayıma kaçan bir yol bulmuştum ben sevgiyi seviyordum..Hani derler ya ben seni sevmeyi sevdim diye aslında bu kendini kandırmaktan başka bir şey değildi sevgiyi sevmek diye bir şey yoktu şimdi anlıyorum bu hatamı ve öyle mutluyum ki bir ş... Devamı

Sensiz Bu Yürek Sancıda...

2012-08-10 11:23:00

  "Sağanağına yakalandım bu dem. Sensiz bu yürek sancıda..." Zamansız kalıyorum, gidişinin ardından... Gözlerim kilitlenmiş ufkuna... Sessizce bekliyorum, her an dönecekmişsin gibi... Böyle apansız mı bırakacaktın beni? Böyle apansız, ıssız mı kalacaktı bahçelerim? Ne de çabuk alışmıştım bana yakın olmana oysa şimdi bir o kadar zor geliyor alışmak yokluğuna. Ne kadar göremesem de seni yakınlarımda olduğunu bilmek huzur veriyordu. Oysa şimdi, kilitlendim kaldım öylece... Hasretini öyle yoğun yaşıyorum ki, yalnızca seni duyuyor, seni hissediyor, seni dinliyorum... Varlığıyla var olduğum, yokluğunda yok olduğum! Beraberinde neler alıp gittin, biliyor musun? Sen yokken hep bir yanım eksik kalıyor. İçimde hasret ateşlerini söndürmek için varlığındaki nurları yağdırıyorum varlığıma... Islanıyorum işte hasret sağanağında... İçimdeki baharlar seni arıyor, kuşlar sen arıyor... Hüzün yağdı bahçelerime... Gönlüm kırık, Umutlarım yitik gidişinin ardından... Üşüyor ömrüm, üşüyor kalbim. Sen’den başka hiç kimse yokmuş gibi dünyada. Öyle yalnızım ki artık, ben buralarda... Sensiz bu yürek sancıda... Zaman zaman bir rüzgârın sesinde, zaman zaman bir denizin dalgasında bulurum seni. Uzaktan duyduğum bütün sesler seni hatırlatır, seni anlatır. Sevdamı anlatmakta eksik kalıyor kelimelerim, kifayetsiz kalıyor dilim... İlmek ilmek dokuyorum hasretini... Kalbimden hissediyorum seni. Biliyor musun? Gözlerim değil, yüreğimdi Seni gören... Kendime bile dar gelirken yüreğim Sen'inle genişledi, Sen'inle hayat buldu. Gün seninle başlar seninle biter, nereye dönersem döneyim, nereye bakarsam bakayım benim için her şey Seninle başlar, seninle biter. Ben Sen'in suskunluğunu sevd... Devamı

HER ŞEYİMLE SANA GELECEĞİM

2012-08-03 21:02:00
HER ŞEYİMLE SANA GELECEĞİM |  görsel 1

                    Sana geleceğim… Göğümdeki yıldızları tek tek topladı sevgi haramileri… Ayışığı çekti ışığını karanlık geceden. Bitimsiz bir heyula çöktü el ele gezdiğimiz şehirlerin üzerine. Hasretin suları kabardı gönül ırmaklarımızda. Hüzün saati sensizliği gösteriyor beklenen günün şafağında. Masmavi göklerin en uzak köşesinde hayalin beliriyor. Gözlerin biraz nemli, kirpiklerin ıpıslak… Yüzündeki tebessümler yerini çatık kaşlara mı bıraktı ne? Ellerim ellerine uzansa da yetişmiyor, mekân uzayıp gidiyor, ruhun kasvetini çoğaltıyor bir başına yaşamak… Düşlerim düşlerine yetişmiyor. Rüyalarımdan koşar adım kaçıyorsun. Kuruyor düş pınarlarım… İçimdeki yanardağlar akıtıyor kızgın lavlarını sevda atlasının eteklerine. Değmiyor umudun ve huzurun sıcak nefesi sıladan sürgün edilen gönlüme. Sana geleceğim… Beni sende yaşamak, kalan ömrümü ömrüne katmak istiyorum. İstemem ecnebi gözler eylesin sana nazar… Bütün gözleri senden uzak tutmak için önünde perde olmaya razıyım dünden. O zeytin karası gözlerin nice şiire ilham kaynağı olacak güzelliktedir. Gözlerinin derinliğinde kayboluyorum güpegündüz. Baktığın her nesneyi bahtiyar sayıyorum. Onlar ki senin gözbebeğinin asaletiyle şerefyâb oluyorlar. Gözlerin gözlerime değince boşlukta akıyor zaman. Hissiyatım derbeder, yok mu senden bir haber?… Yokluğunda kahrolup ürperiyorum. Fırtınalar kuytularımı yalayıp geçiyor. Şakaklarıma düşen aklara yanıyorum. Seninle geçen o mesut hatıraları özlemle, minnetle anıyorum. Gönül tellerinden h... Devamı

Sen Neredeysen

2012-07-26 21:48:46
Sen Neredeysen |  görsel 1

      Yanar dilim adından. Kalp alev alev… Gözlerim soğuk, donuk. Gidişinde kilitli gözlerim. Hayat damarlarımdan akan sevda, şimdilerde hüzün salıyor ruhuma. Savrulan saçlarınla bir tatlı huzur yerleşirdi bedenime. Kanatlanır uçardım gözlerinden yıldızlara. Sen ve ben… Aşka yol gösterici olurduk karanlıklarda. Yanan yürek, şairlere taş çıkarırdı hiss-i şahanelerde. Dil kavrulurken, suskunken, yürek yazardı seni, aşkı. Kağıdı alnımdı sevdamın. İnce ince işlerdim seni. İsterdim ki bana bakarken göresin kendini. Sanırdım ki orada olursan gitmezsin. Terk edişin hüzün ki çocukluğumun çıkmazları gibi. Kalbin her köşesinde bir oyunmuşçasına seni ararım, elimde çocukluğumla. O daimi ümitli, kalp ise kabullenmese de farkında. Olmasan da yaşarım seni. Aşk, ben ve sen… Tek bir ruh ve beden. Yandıkça daha da yanarım ve aşkın alev kuyularına kendimi seve seve atarım. İçimi köşe bucak zaptetmişken sevdan, bir rüzgar eser sol yanımdan. Yaz sıcağında ürpertir bedenimi. Sessizlikte çalan nağmeler gibi adını fısıldar kulağıma. Götürür hayat beni sen neredeysen tam oraya.  Devamı

Özledim Diyorum… Özledim İşte…

2012-07-21 18:44:46
Özledim Diyorum… Özledim İşte… |  görsel 1

                             Gözyaşlarım hiç bu kadar anlam yüklenmemişti düşerken ve hiç bir zaman bu kadar içten dokunmamıştı yanağıma… Ey gümüş renkli gözyaşlarım bu kadar mı dokundu ayrılık size… Oysa her acıya bir bedel… Oysa her öyküye ödenmiş diyetlerim vardı benim… Kaç damlada ıslanır ki yüreğimin kıraç toprağı… Kaç mendille kurur ki bu gözyaşı sağanağı…   Özledim diyorum… Özledim işte… Bu can sana döndü, her dirilişte…   Dün; gece o kadar zavallı oldu ki yalnızlık denilen suretsiz kimlikte… Şaşırdım yolumu… Ne yana dönsem hep ikiyüzlü yalnızlık… Evimde… Odamda… Ne zaman başımı kaldırsam bir çivi gibi alnımın ortasında… Ne zaman bir yana dönsem kader gibi ömrümün rotasında… Dün gece kirpiğimde kan izleri… Dün gece yüreğimde dön sözleri yankılandı çaresizce… Bulamadım cevabını ben de ki bende…   Özledim diyorum… Özledim işte… Canımdan can aktı, her direnişte…   Dün gece başka bir hayali bağladım gönül darağacıma… Yüreğim sızlaya sızlaya… İttim titreyen sehpayı parmak uçlarımla… Asılan her hayal, ölüme giden yüzlerce umuttu aslında… Kayboldu rüyaların renkli daveti… Ben yarı çıplak yanımla bir teselli ararken sensizlik duvarında… Çığlıklar kurşuna dizildi dudaklarımda… Saçlarım intihar etti parmak uç... Devamı

2012-07-12 20:43:25

         Yağmurlu bir sonbahar.. Günbatımında seyre daldım denizin hırçın dalgalarını. Aklımdan geçen her düşünceye ve hislere adını verdim, gökyüzünde dolanan kurşuni renklere. ve sen dalgalarla sürüklenmiş, kıyıma vurmadan uzaklaşmış rüzgar… Güneş çoktan batmış karanlıkta kalmış tüm sahil. Bense topladığım çalı çırpıdan yaktığım ateşle yüreğimi ısıtmaktayım yine aklımda yüreğimde her hücremde sen varken.. Şimdi aldığım nefese isim ol yada uzaklaş denizin derinliklerine sakla saf içten yüreğimi. Gitme,gitmek zamansız olur her zaman. Bekliyorum her vuran güneşte seni,penceremden kuşlara haber bırakıyorum sadece seni duyuyorum doğanın nağmelerinde,gülümseyişinde can bulurken ben ölmeyi dilemekten utanıyorum.. Sadece sen yazdırırken bu satırları bana,gözlerimi kapatıyorum ve seni diliyorum sonsuz semadan.. Sessizlik anlatıyor belki de en iyi beni.. Sensizlik mi yoksa sessizlik mi? İkisi de çok zor.Sen yokken her şey sessiz.. Son demlere vurdum kendimi, hep sessiz kaldım. Sessizken sensiz kaldım ,sensiz ve sessiz yürüdüm. Sükunetin ellerine bıraktım seni,kalmadı gücü içimdeki seslerin. Son buldu kayıplarım,artık bir can aramıyorum nefes alacak, şimdi öle bir vakit geldi ki; ne sessizliğe ne yorgunluğa bırakıyorum kendimi. Boşlukta dolanıyorum,adımlarım korkmuyor artık… Kayıplara eklendi içimdeki seslerin tonsuz,yılgın haykırışları. Gitmek mi yaşadıklarımın acımasız özeti.Oysa sığmazdı kelimelerin çeşit çeşit manalarına içimden kopanlar. Kopmuştu belki de,bir kere boşluğun rüzgarına uzatmıştı ellerim kendini isteksizce.Hani kırılmış umutlara bağlanmış sıkı düğümler vardı ya,şimdi o d&u... Devamı

Ellerim ve yüreğim üşüyor…

2012-07-07 17:44:44
Ellerim ve yüreğim üşüyor…  |  görsel 1

    Gün yine yokluğunu giydi üzerine… Her zaman olduğu gibi bugünde sensizim. Sensizliğin o soğuk duvarı ile karşı karşıyayım.   Sonbahar mevsiminde olalım veya yaz mevsiminde olalım benim için sen yoksan, ben halen soğuk günleri yaşıyorum, yanımda olsaydın eğer mevsim yaz olmuş ya da kış olmuş fark etmezdi benim için, içimi ısıtan sen olduktan sonra isterse bedenim soğuktan tir tir titresin umurumda değil.   Ellerim ve yüreğim üşüyor…   Şimdi yokluğunu soluyorum aldığım her nefeste. Isıtamıyorum yüreğimi, sen yokken yanımda, sen yanımdaymışsın gibi yapamıyorum. Her gün bir önceki günden farksız, her şey anlamını yitirmiş, ben kendi içimde kaybolmuşken bu kadar ya sen neredesin?   Ne yüzünü, ne ellerini, ne de yüreğini hissedebiliyorum bu soğuk sonbahar mevsiminde. Oysa seninle tanıştığımda etraf karlarla kaplıydı o gün yüreğimi ısıtmıştın.   Seni seviyorum derken. Soğuk olan ellerim ellerinde kaybolmuştu. Oysa şimdi, şimdi yokluğun hâkim bende, seni yüreğimin en güzel yerinde yaşamak isterken, senli düşleri yaşamak niye? Her yeni günde sana uyanmak varlığını solumak istiyorum.   Varlığınla bu acıları yüreğime ektin, şimdi yoksun. Neredesin? Çok mu uzaktasın? Yüreğim halen sendeyse bu kısa mesafelerde uzak olmak niye?   Yüreğime ektiğin sevgin artık durmadan kan kaybediyor, ilacı olsa, merhemi olsa, doktor çare bulsa gideceğim yüreğimde ki kanayan yaramı iyileştirmeye, ama yok, yok işte. Yüreğim senin sevginle mutlu olmayı isterken bıraktığın acılarla birlikte kan kaybediyor. Canım çok acıyor.   Verdiğin ya da bana veremediğin sevginle kapanmayan bir yara açtın sevgi dolu olan yüreğime. İnan bedenimi bir kör bıçakla kes... Devamı

Derin Mavidir Yüreğin

2012-06-30 16:47:13
Derin Mavidir Yüreğin |  görsel 1

    Bir şivan türküdür sesinin kilometreleri Sesinin incecik tellerinden geçerek ben Gizemli bir yolculuğa çıktım, korkusuz Bir resim çizdim sana, hesapsız, sorusuz...   Ellerime belediğin ışıklar yalakta su içen bir güvercinin yüreğine değdi şimdi. Öyle bir yangın başladı ki bende, mavi denizlerin bile söndüremez. Ben ki, soyu tükenmiş bir romantiğim. Yüreğim nice giyotinlerden kurtuldu ve şimdi cebimdeki mektuplarla aşka yürüyorum. Diyorsun ki; 'Bir tutkudur yaşamak ve yaşamın tüm güzelliklerini hissetmek ve paylaşabilmek. Benim gönlümse derin mavidir. Tatlı akıntılarda kendini kalbeder, ürperirsin'. Sözlerinin lâbirentlerine dalarak kuşandım sevdanı gönlüme ve ismi henüz konulmamış bir sevdanın resmini çiziyorum şimdi.   Gözlerini görmeden, ellerini tutmadan gizemli bir yolculuğa çıktım sesinin incecik tellerinden geçerek. İsmin, silüetin, şu garip yeryüzündeki varlığın benim için çözülmesi zor bir muammaydı ve bu yolculuğa çıkmak için olağanüstü bir güç buldum kendimde. Bir başkaldırışın nağmeleri dökülüyordu dilinden ve denizlerinin alabildiğine mavi ve ürpertici olduğunu söylüyordun inatla. Ben, gözlerimi kapatınca yıldızları koyarım cebime. Karanlıklar saygıyla eğilirler gönlümün ufku yansıyınca şiirlerime. İçime oturan kor yangınlardan hiç kaçmam ve sevda neredeyse orada olurum. Ruhumdaki müziklerin kırılgan besteleri gün ışığına ulaşınca, kabuk bağlayan yaralarım azar, dingin ve huzura ermiş sevdalılarca o aşkı yaşarım.   Bir resim çiziyorum sana. İçinde ne gözlerinin rengi, ne ellerinin çizgileri var. Bir resim çiziyorum ... Devamı

KAÇAK

2012-06-07 16:13:11
KAÇAK |  görsel 1

    Sensizliğim acı veriyordu bana, karanlık sokakların sensizliğinde, ölümün beni daha çabuk bulmasından korkuyordum ve ben bu nedenle en kolay yolu seçtim: Sensizliğimden kaçtım. Dağlara sığındım soluk soluğa, koynumda bir aşkla, eşkıya aşkların yatakçısı, mor gecelerin yareni dağlara attım kendimi, ruhum sensizliğimde esir kaldı, sen esir kaldın; işgal edilmiş şehrimde ve ben ağız dolusu küfürler ettim sensizliğime, yüreğimdeki acımı hafifleteceğini düşünerek...   Ay yetişti imdadıma, eşkıya aşkların yatakçısı dağlardaki yalnızlığımın sislerini dağıttı ışıklarıyla, seni düşündüm, dertlendim, bir sigara yaktım sensizliğimin üstüne, kibritin alevinin ışığıyla seyre daldım hayaline, ay ışığında seni yazdım, ayaklarımın altında; koynunda seni yatıran işgalli bir şehir, şehrin sokaklarında sensizliğime esir bıraktığım ruhum ve hayalin yanımdayken ben, gece yarısı ışıkları yanan hangi odada, saklambaç oynadığını düşünerek seni yazıyordum.   Sensizliğin ayazı işledi bedenime, sensiz doğan güneşten önce uyandım hep ve seni bulmak ümidiyle yol aldım dağımın en tepesine doğru... Orada beni bekliyordun sanki ve ben tedirgindim, seni fazla bekletirim de, benden ümidini kesip gidersin, işgallerin koynunda ışıksız odalarda ruhunu hapsedersin, belki de unutmayı bile düşünürsün diyerek...   Sensiz ne kadar dayanırım, bu yollarda ızdırabını ne kadar çekerim bu güneşin, dizlerim dermansız kalırda ne zaman taşımaz olur ruhu sensizliğinde esir olan bu bedeni, bilemiyorum. Vazgeçemiyorum, ümidimi yitirmiyorum, sana doğru yol alıyorum, yüreğimde sensizliğimin acısıyla, seni sevdiğimi söylemekten güç alarak, sana geliyorum, sensizliğimden kaçıyorum.   Yol boyunca umut çiçekleri diktim seni... Devamı

Bana Kalbini Ver

2012-05-27 22:06:21

    Avuçlarımda tutacağım mayınların yerine. Acele giden gece zamanlarında çarpacağım bir duvar emniyetinde gülüşünü ver bana. Düşerken dibe, soluklanacağım ama asla tutmayacağım ellerini ver bana. Tercüme edilmemiş öfkeler seyrelsin ömründe. Yüksek sesler alçakça dinlenir. Bana usul sessizliğini ver. Lütuflar karşılık ve karışıklık için sunuluyor hayatın asil isimlerince. Adının anlamını ver bana. Telaffuzunda özlemlerin dindiği adını ver bana. Başkaları, bu aşkı oyalamak için var olur. Ne kadar durdururlarsa nefesini, o kadar hızlanırlar. Bana kendini ver.   Her şeyden ayıkladığın kendini… En iyi ölüm berbat bir yaşamın kıyısında bekler. Seninle gerçeklerin intizamlı duruşunda yalanlar yumağını çözmek için varım. Bana gücünü ver.   Yaralar değil canı yakan. İzin tendeki çirkinliği ve merhemin kabadayı yardımseverliği… Yaralarını göster ve bana izlerini ver. Günün bütün aynaları beni gösterdi aksinde. Baktıkça seni gördüm. Bana var oluşunun sırrını ver.   Günbatımlarında gözümün değdiği yerlere kurul. Senden olma güneşlere kamaşsın bakışım. Bana zamanını ver. Atlardan daha hızlı koş oraya. Soluk soluğa kaldıkça koş… Yarını ertelediğim geçmişin geçmezliğine inat, vaktinde yetişmek için bana, bir kez olsun yok et geç kalışını ve durmadan koş oraya. Bana verdiklerinle bekliyorum seni. Düşsüz ve sonuna kadar gerçekli bir aşkın içinde…   Kuşlara takılmasın ayakların. Takatini zorla ve koş… Oraya… Kent soysuzlarının, aşk eşkıyalarının, gurur kırmak için hendek kazanların, dokunuşun esrarından acizlerin, kontrol edilm... Devamı

Kalbimin Sana İhtiyacı Var

2012-05-06 19:22:36

       Ellerimin sana dokunmadığı bir dünyada yaşamaktan, yalnız sesini duyarak kısıtlı vakitlerde mutlu olmaya çalışmaktan, bedenini ve aklını yanımda hissedememekten yorgun düştüm... Ellerimin sana dokunmadığı bir dünyada yaşamaktan, yalnız sesini duyarak kısıtlı vakitlerde mutlu olmaya çalışmaktan, bedenini ve aklını yanımda hissedememekten yorgun düştüm.  Kurduğum bütün hayaller boşuna, hiçbirini gerçekleştiremiyorum, etrafı sularla çevrili yalnız bir ada gibiyim. Arada bir konan kuşlar da olmazsa, içimde yaşayan bir nefes kalmayacak. Sabretmeyi öğrenmiştim ama bu kadarı beni bile aşıyor. Taş olsa çatlardı diyorum. Zor demek ki aşkı gerçekten yaşatmak..Seninle bunu başarabileceğimize inandım senin için var oldum senin için dayandım ben tüm zorluklara..Ama artık yoruldum gücüm kalmadı..     Bunca yorgunluğun üstüne biraz durup dinlenmek istiyor kalbim. Bir omuza yaslayıp başımı, azıcık soluklanmak, hatta bir ömür boyunca güçlü görünmek adına tuttuğum gözyaşlarımı kollarında serbest bırakmak. İstediklerim aslında o kadar basit ki, belki de bana öyle geliyor. Yaşadığım sıkıntıları üstüne atmak değil derdim. Tam da tersi, bütün hepsini unutmak için sana koşmak istiyorum. Yangın yerine dönen şu kalbimi, aşkınla söndürmek..Öyle uykusuzum ki gecelerdir, bilemezsin. Sensizliğin parçalayan ağırlığından olsa gerek, sürekli uyandığım huzursuz uykulardan, bedenim yorgun düşüyor. Sen gelsen, kafamı koyar koymaz dalıp gideceğim mutlu bir gecenin özlemini çekiyorum.     Ellerimizden kayıp giden şu zamanın geri dönüşü de yok üstelik bundandır kavuşma telaşım. Hayatımı şöyle bir gözden geçiriyoru... Devamı