KALBİMİ BIRAKTIM AVUÇLARINA ...

2009-05-17 15:53:00

                 KALBİMİ BIRAKTIM AVUÇLARINA Sen hayatıma girdiğinden beri gözlerime gece olmuyor Güneş gibi aydınlattın dört bir yanımı, Işık verdin,hayat verdin, can verdin,, sana olan aşkım, sana olan özlemim dağlar kadar engin,Kalbime sığamayacak kadar derin senden kaçamam, Senden bir adım öteye gidemem Aşkın benden de öte ..Nasıl oluyor da her anımda benimle böylesine içimde olabiliyorsun bilmiyorum. Aklımda hep ılık nefesin, sıcak gülüşün… Özlüyorum seni bu daha önce hiç olmamıştı ..Tarifi imkansız karmaşık duygular içerisindeyim ama mutluyum Şimdiye kadar hiç olmadığım kadar mutluyum bundan böyle senin adın aşk kalacak aldığım nefesim, aşk kokan yarim seninle yeniden doğdum, tepeden tırnağa sen oldum oysa senden önce sanki hiç yoktum bahar gözlüm, özü sözü bir sevdiğim yüreği güzel yarim seninle nefes alıyor sensiz ölüyorum bazen hep yanımda olsan diyorum hiç uyumadan saatlerce seni izlesem bu benim en çok istediğim şey ve asla göremeyeceğim bir dilek. Gözlerine dalıp öylece kalmak hani öleceksem bile bu şekilde mutlu ölmek istiyorum. şimdi sana sözüm, hiç kaybolma ne olur hep böyle içimde yüreğimde benimle kal sen olmayınca bende yaşamıyorum çünkü; sen benim en değerlim, en özelim, hiç kimsenin keşfedemediği hazinemsin… seni nasıl özlediğimi, İçimde biriktirdiğim duygu selini kağıda kaleme döküyorum Sana biriktirdiğim onca kelimeyi hep söylemek isteyip te söylemediklerimi … Seni ne kadar çok sevdiğimi…. Varlığın sol yanımda, Kalbimi bıraktım avuçlarına Yokluğunun ölüm soğukluğu... Devamı

Kan kırmızı bir yağmur boşanıyor işte tam o sırada kentte…

2009-05-09 14:25:00

            Titrek dudaklarımdaki keder, ağlamaklı bir çocuğun yüzünde belirirken inceden; yelkenleri paramparça olmuş benliğim, bilinmez bir girdabın içine sürüklenmeye başlıyor gecenin kan kokulu sessizliğinde… Korkudan sislenmiş gözlerimdeki hüzünle birlikte giyiyorum yağmurları üzerime. Rüzgârın fısıltıları ürpertiyor içimi sessizliğin derinliğinde... Ay kanıyor bu gece, oluk oluk akıtıyor kanını geceye ve akan kanın yol aldığı ırmak sessiz sedasız ulaşıyor denizin enginliğine. Hırçın kayalara çarptıkça her dalga, martılar bağırmaya başlıyorlar çığlık çığlığa. Her çığlıkta karanlığa daha bir gömülüyor gölgem ve her çığlıkta biraz daha senden uzak, seni aramalara başlıyorum inadına… Gölgeden, sudan ve sessizlikten gelme bir hüzün sarıyor dört bir yanımı; ben mühürlediğim geçmişimi katlediyorum, benliğimi tamamlayan kederin eşliğinde… Seni idam ediyorum önce giyotinle, Sonra kendimi.. . Ve Ve en sonunda bizi yok ediyorum acımasızca geceye. Seni her katledişimde, yeniden doğmanı sağlıyorum ve yeniden idam edileceğin günü bekliyorum acıyla. Seni her buluşumda sevgili, yumuşak bir keder ufalanıyor bakışlarıma, yorgun öksürükler tutuyor bedenimi… Her defasında hüznün yok olacağını düşünürken umutla; sarıyor dört bir yanımı keder umarsızca. Ve ben her hızlandırdığında acımın ateşini, seni atıyorum onun içine. Titreşmekte olan ürkünç gecede yakıyorum seni tekrar tekrar, yüreğimin çığlıkları arasında yok ediyorum benliğini ve yine, yeniden mühürlüyorum senli geçmişimi… Ardından tekrar ve yeniden atıyorum kendimi yüksek binal... Devamı

Son sözümü usulca yüreğine bırakıyorum...

2009-04-30 13:53:00

                                       Son sözümü usulca yüreğine bırakıyorum… Hangisi gerçek,hangisi düş bu yaşanmışlıkların,fark edemiyorum artık.Bir vardın bir yoktun,ihtiyacım olduğunda yokluğun yoldaşım oldu,varlığını sorma istersen,cevapsız kalırım.Aslında cevabım var da,söylemesem daha iyi olur.Canın acır,kıyamam sana; suskunluğum bundan. Sanki hiç benim olmamışsın ve ben tek kişilik bir oyunun sahnedeki yalnız oyuncusu gibiyim bu hikayede.Varlığına sevgine bu kadar açken,yokluğunla doyuruyorsun beni.Oysa ben sevmem hiç yalnızlığı bundandır ki yanımda olmanı istedim durdum.Son bir umut,gücümü toplayıp sana seslendikçe sesime sağır oldun,gözlerimi yoluna fener ettikçe,ben körüm göremiyorum dedin. Düşünemediğin şeyler oldu,benim senden vazgeçebileceğim aklına gelmedi biliyorum.Gücüm yok sanırdım ben de,inandırmıştım kendimi bu yalana.Sensiz bu dünyanın anlamsız kalacağını,nefes alamayacağımı düşünüyordum.Körü körüne sana bağlanmaktan bıktığımda anladım,çocukça bir saçmalıkmış bahanelerim.Ve karar verdim,bahanelerin ardına saklananlardan olmayacağım ben. Bir devrik bir cümle gibi darmadağın bıraktığın bu zavallı yürekle hayata neresinden, ne şekilde tutunurum bilinmez. Yükü ağır olan sevmelerin gölgesinde geçer mi bu nankör zaman, acıma ilaç olur mu takvimden düşen yapraklar. Senin yerini bir başkası alır mı, ben bir başkasını senin kadar sever miyim, bilmiyorum. Tek doğrum şu ki; Bilinmezlikler varlığında oluşan zorluklardan daha kolay. Bu aşk oyununun son perdesi sahneleniyor bu gece,sahnede yüre... Devamı

Beni sevmek yürek ister...

2009-04-17 16:06:00

                 Çabuk olsun, çabuk başlasın isterim ne başlayacaksa. Sabırsız, fütursuzum… Çok önemsemem ne düşündüğünü ilk anda... Bu benim ve bu benim düşüncem… Sonrası zaten zevk-ü sefa derler ya…. Seç seç al, ne istersen gönül bahçemden… Kasmanın, kastırmanın, kasılmanın ne faydası var? Birden olmalı her şey... Aniden… Hızla, yıldırım hızıyla... İşi de gücü de, gülmesi de ağlaması da…. Beklemenin, bekletmenin ne faydası ve yaşamın? Ertelemeden… Hemen, hemen, hemen… Yarın belki geç olabilir her şey için... Gidebilirim, sen gidebilirsin, yağmur yağabilir, Kar yağabilir, Hava soğuyabilir, hazan olabilir. Hasta olabilirim, başkası olabilir... Şimdi, hemen şimdi… Ne olacaksa... Olmadı mı? Olmasın ne yapalım. Olmadı der geçer gideriz... Tarih uygun yeri buldurur her insana... Hüznüme, sevincime, çoşkuma Ayak uydurabilecek misin? Deli misin sen? Biraz deli olman lazım beni anlaman için…. Ne akıllılar gördük deliden beter, ne deliler vardır, her şeye aklı yeter. Yaparım ben hep bunu... Bazen deli gibi bakarım uzaklara. Dalgalara, seslere kulak veririm. Delicesine kaptırırım kendimi, Kemanın sesine, telin tınısına, sanatçının söylemesine…. Aklım firar eder, dağlara kaçarım. Yalnızlığıma kaçarım belki. Var mı delilik sende de biraz, benim gibi delicesine dökülmek için yollara? Hep acıkırım, açlık, doyumsuzluk perişan eder … Hep özlemi vardır ama her şeyin ayırmam ki…. Şimdi konu sensin... Ekmek gibi acıksam, Su gibi,susasam sana... Yesem doymasam seni, ya da verdiklerini, kıymetlerini... Sen de alsan biraz benden, istersen tabii... Açsan bana,... Devamı

SESİZCE GİT İÇİMDEN...

2009-04-13 17:44:00

                SESİZCE GİT İÇİMDEN İçim Acıyor… Geçer , Geçer Elbette. Ya Hiç ummadığım bir yerde yeniden sızlamaya başlarsa? Tadımdın.. Acımdın.. Haydi şimdi son olsun. Senle doğmayan ben , senle ölmeyeyim.. Al acımı giderken.. Ver tadımı silerken.. Ah gönül.. Akıt içine bu sancıyı..! Hak ettin ! Yan için için.. Bir anlık nefese verirken geleceğimi tıkamamalıydım hayata bu kadar kulaklarımı.. “Seveceksem şimdi sevmeliyim” demekle yürümezmiş hayat anladım.. Haydi şimdi son olsun.. Kapayayım gözlerimi sıkıca. Çarp kapıyı çık git.! Sağır olayım , gelişlerini duymadım gitti diyeyim.. Kör olayım gözyaşlarını görmedim üzüldü diyeyim.. Ah gönül. Bat yalana.. Hak ettin.. Yan için için.. Bir gülüşe kurban olurken kapamalıydım hayata bu kadar gözlerimi.. “Sen ol Yeter bana” demekle var olunmazmış anladım.. Bu son içtiğim kadeh olsun şerefine yada şerefsizliğine.. Bu son gözyaşı , son sancı olsun.. Sevmiyorum işte.. Sevmiyorum.. Ah gönül bu kendine son yalanın olsun.. Yok bir bedel daha ödeyecek dermanım.. Yorgunum.. Sana bile sarılamayacak kadar çok yorgun.. Bedenim kan revan içinde. Ruhumda bir sahipsizlik.. Biri gelsin tutsun elimden diye öylece bekliyorum en olmaz yerde. En görülmeyecek yerde. Yeniden başlasın diyecek kadar yok işte gücüm.. Bir şeyler başlayacaksa yeniden ne olursun bu biz olmayalım.. Bir son daha mı.. Tükenirim bu defa. O zaman annemin kokusu bile sarmaz sensizliği.. Babamın geçicek demesi bile ferahlatmaz içimi.. Haydi şimdi son olsun.. Sen sessizce git içimden.. Ben a... Devamı

Sen ya bir yanılgının yangınıydın ya da yazgının.

2009-04-05 14:00:00

                           Neydi ki içimdeki bu “ahh” Sonsuzluğuma düğümlü günah… Bendim, soğuk bir adın ardından koşar adım sürünen. Bendim, ellerimde sakladığım düşleri parçalayıp kırık dökük mektuplara bürüyen. Issızlığıma çokluk sayacak kadarken, hep en yalnızlığım oldun neden? Bir düşü anlatmanın kaç hali vardı dilimde? Kelimelere yüklenen hangi hal halimden haberdar edebilirdi? Hangi kelime bir gözyaşını gösterebilirdi? Yüzüm bile saklarken hüznü, bunu kelimeler başarabilir miydi? Bir yaraya inatla tuz sürmekti her şey. Ölüme giderken, sigara basmaktı içimdeki isme. İsminin üzerindeki darp izlerinden sorgulanmalıydım belki. Suçluydum. Oysa isminde bulunan her iz benim ölüm sebebim oluyordu. Suçluydun… Tüm korkmalarımı acemi bir cesarete çevirip yürüdüm. Hep kırıldım, hep düştüm… Bildiklerimi kendimden saklamayı nereden öğrenmiştim ben? Kaç kez yutmuştum ömrümün çığlıklarını? Sen ya bir yanılgının yangınıydın ya da yazgının." Ardı yoktu / ötesi çoktu…Hiçbir harf yazmaktan öteye gidemiyordu ve hiçbir yazı, yazmak istediğin kadarı olamıyordu. Ben gibi beceriksizleşiyordu…… Tüm acılarının parmak izlerini yüreğimde aramamalıydın. Dillendiremediğin, bilemediğin tüm sahnelerin oyuncusuydu satırlarım. Ben ikileminin kaçışlarıydım. Yanlış adreslerdi avuçlarımda doğru yol diye sakladığım. Bilmek istenilmeyen her şey susarak dinlenirmiş meğer. Bilinmek istenilmediğimde susulacak mıydım? Her aynada kendimi görmekten uzağ... Devamı

İçim öyle acıyor ki...

2009-03-17 21:05:00

     İçim öyle acıyor ki koca bir boşluk yüreğimde yokluğun. Karanlıkların kapladığı yollarında kaybolmuşum. Nefes almak güç yaşamak anlamsız sensizlik dipsiz bir uçurum. Bense uçurumundan aşağı ümitsizce düşüyorum. Şimdi benden çok uzaklardasın sevginin ve umudun bittiği yerde senin bitip sensizliğin başladığı yerde. Karanlıkta karalanıyor aydınlık yüzün gitgide sen de yok oluyorsun yüreğinde. Yüreğim bilmiyor ne hissettiğini. Elveda bile demeden çekip gidişinin sebebini soramıyor kimselere. Hasret rüzgarlarıyla ürperiyor içim özlemin sel olup akıyor yüreğime. Dudaklarım da bir mühür söyleyemiyorum soranlara gözyaşlarımın nedenini. Şimdi sokaklarda esen başıboş rüzgarlar gibi sessiz ve durgunum. Ah keşke o rüzgarların getirdiği sıkıntıyı hiç duymasam hep mutlu duygularla dolaşsam kalbimin üzerindeki ağırlığı alıp gotürse şu rüzgarlar. Hafiflesem. Acıyla çarpmasa yüreğim ayrılığın acısı kalbime vurmasa gözlerim yaşlarla dolmasa... Mutluluğum göç eden bir kırlangıcın kanadında çok uzaklara gitti. Dönmesini bekleyemeyecek kadar yorgunum. Eğer bir gün dönerse tek umudum gerçekten sevenlere miras kalsın mutluluğum...                                                            ... Devamı

Üşüyorum bu gece....

2009-03-12 18:15:00

                              Üşüyorum bu gece. Oysa alnımdan terler boşalıyor kaldırımlara. Yitip gidiyorum kenarı ateşe verilmiş bir mektup gibi. Ellerim buz gibi. Oysa Haziran başındayız değil mi ? Üşüyorum yokluğunda.. Yüreğim üşüyor içten ice. Yıldızlar bile tutuşuyor avuç içlerimde. Sensizlik vuruyor kıyısına bile varamadığım vuslat denizine. Göçmen kuşlar kanatlanıyor birer birer omuzlarımdan. Gece başıma karanlıklar üşüyor. Dudaklarım yalnızlığını öpüyor. Umutlarımı gelin ediyorum bu gece. Telli duvaklı. Herkes giderken bir ben kalıyorum karanlıkların içinde.. Uçurumlarda yürür gibi ayaklarım titriyor.. Seninle herşey gitmişcesine bir ben kalıyorum dört duvar arasında. Sanki hasrete sarılmış bir sigaranın külleri gibi düşüyorum toprağa. Ya da güneşe serilmiş bir buz gibi eriyorum işte. Bilmiyorum bu gece yüreğim üşüyor.Sensizlik varken hangi güneş ısıtır hasretinin gözyaşlarını ? Hangi ateş susturur dilimdeki kanayan kelimeleri ?..Sesini bir an duyarım diye dışarı çıksam tüm şehir uykuda. Bu gece sen yokken dargınım uykulara. Küskünüm kuş tüylü yastıklara. Oysa...Oysa sen olsan yanımda taşları yastık bilirdim..Varlığında bir dilim ekmeği bile bereket bilirdim... Şimdi sensizligin icinde yırtık bir gömlek gibi bedenim. Çıkarmak istiyorum hasretin bir beden kücük gelen elbisesini...Yokluğunda göğüm kaybolmuş umutlarım darağaçlarında asılmış. Şimdi sen diye soğuk duvarlara yaslanıp ağlıyorum. Bir el, bir omuz arıyorum gözyaşlarımı bırakmak için. Dizlerine eğilip çocuklar gibi ağlamalıyım..Yoksun işte.. Bu gece tüm kelimeler kanla gözl... Devamı

'Sevmekten değil sevdiğimi yaşamaktan vazgeçiyorum...'

2009-03-06 14:57:00

                                      'Sevmekten değil sevdiğimi yaşamaktan vazgeçiyorum...'   Ben göz ardı etmeye çalıştıkça, sen gözüme gözüme sokuyorsun gerçeğini durmaksızın. Silip atmalıyım önce anılarımdan, sonra düşlerimden çıkartmalıyım. Sonu yok biliyorum, başlangıcı olmadığı gibi. Nereye kadar? Ne için?   Baskılamaya çalışıyorum özlem ve düşlerimi. Ve kaçıyorum. Olabildiğince uzağa kaçıyorum senden. Tam başardım dediğim anda, yine çıkıp geliyorsun, gerçeğin ve onulmazlığını da vurgulayarak ardından; oysaki heba bu aşkın tek sonucu, Biliyorum...   Ben o şiiri yazarken bile bu kadar duyumsamadım. Bu gün senli bir şiir yazsaydım, mutlaka, yine o mısralar dökülürdü dudaklarımdan. Hani şu en çok sevdiğim şiirim. Duygularımı en güzel, en yalın anlatabildiğim şiirim. 'Ne seninle, ne de sensiz, olmuyor be bir tanem' diye başlayan...   Olmuyor gerçekten, sensiz iyi kötü oluyor da, seninle hiç olmuyor. “Öyleyse niye halâ benimlesin” dedin geçenlerde. Bilemiyorum. Bunu ben kendime o kadar çok sordum ki bu güne dek. Her defasında da bir türlü cevabını bulamadım. Bir tek gerçek var. Seni her şeye rağmen seviyorum! Peki, niye seviyorum? Neyini seviyorum? İşte bunu bilemiyorum. Ama tüm olumsuzluklara rağmen, aşkından da vazgeçemiyorum. Zaten aşkın gerçekliği, güzelliği, her şeye rağmen oluşunda değil mi? Niyelerin, nedenlerin açıklanabilirliği olsa, aşk olmazdı adı!   Belki de seninle yaşayamadığımız pek çok şey olduğu i&c... Devamı

BEKLE BENİ GELEMESEM DE...

2009-02-25 12:22:00

       BEKLE BENİ GELEMESEM DE Seni özlediğimde yüzümü dağlara dönerim ben. Sırtımı bir ırmağın akışına yaslarım. Kırgın ikindiler gelir göğsüme batırır tırnağını bir alıcı kuş. Taşlar susar taşlardan suskun bir ağrı şakaklarımda. Ben beklerim gözlerinde saklı şehrin kapılarından bir gün yine yalınayak perişan girebilmek ümidiyle. Gurbet derim kandan oyulmuş her harfi. Sıla derim sonra adınla başlayan bir hikayenin vatanına. Uzağım yaralıyım yabanım ne çıkar? SEN BEKLE BENİ GELMESEM DE. Bütün tebessümlerin altından sen çıkarsın gözyaşlarımın dünyanın bütün damarlarına karıştığı yerden sen. Gün pılısını pırtısını toplayıp göçer dağların ardına ben kalırım. Rüyadır kovsan ayrılmaz kapından sana varmanın umudu. Hayaldir ellerinin alnıma dokunuşuyla koklayacağım deniz mavisi. Şiirlerini yağmura tutmuş bu kız ağlayıp bir fotoğrafa yüz sürmenin kaydını mecnun diye tutan geceye kanına bandığı bir çevreyi gösterir. Ayrıyız ateşim ve ellerim fırtınada. Gider ayağım kanamalıyım yorgunum ne çıkar? BEKLE BENİ GELMESEM DE... Hiç kimse böyle bir sevdayı sırtına vurup yaralanmadı. Hiç kimse kanadına yokluğunun sancısını nakışlayıp uçurmadı kuşlarını. Hiç kimse gece başladığında ve ışık kuytulara saklanıp sessizce ağladığında kalbini ben gibi kucaklamadı. Sevdimse verdiğin yürekle sevdim bunun için azizdi yüreğim bunun için senden başkasını alamayacak kadar müstesna. Öldümse verdiğin yürekle öldüm katliamın salası önce sana ulaştı. Sordular elbet: Nasıl bilirdiniz? Sen seslendin mi bekleyip de gelmeyenine ah sen dedin mi ki: YAKARDI!!! Gittimse baharın peşi sıra değil senden ırak mevsimlerin delibozuk çığlıkları peşine takılarak gittim. “Bilemedim'' hangi şe... Devamı

Seni uzaktan sevmek

2009-02-13 20:26:00

  'Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli' diyordu şair. Yanına yaklaşmaya imkanı olmayan bir güzelliğe hasret böyle güzel anlatılır. Bende seni hep uzaktan sevdim,asla cesaret edip sevdiğimi söyleyemedim. Mümkün olup ta sevgine ulaşamadım,kalbine girip de içinde dolaşamadım.Kendi halimde ellerim ceplerimde yanlızlığın azabıyla dolaşırken. Yaşam boşluklarımı senin hayallerinle doldurup avunurum. Ama ne yaparsam yapayım o şarkıdaki en güzel şeye ulaşamıyorum. Ne güzün ne baharda ne yazın nede kışta, ellerini elimle, bellerini kolumla Sarıp dolaşamıyorum. Seni uzaktan sevmeyi ben yalnız yaşıyorum. Belki de ömür boyu karşılıksız olarak sevmeyi sürdürecek bir kalbi taşıyorum. Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli demek bana yetmiyor. Elimdeki sadece, seni uzaktan sevmek, fakat hasret bitmiyor. Yarattığım hayalin gözlerimden gitmiyor. Cesaretim sevgimin yarısı kadar olsaydı böyle uzaktan sevmez. Gördüğüm her yerde gırtlağımı patlatır aşkımı haykırırdım. Olsun, bütün gerçeklere rağmen ben seni ümitsizce seviyorum. Ve ne yapacağım, inan ki bilmiyorum.   Şair haklı çıksın diye. Elimden gelen tek şey, uzağa gidiyorum. Kalbim kabul etmiyor ama beynim biliyor. Her kalp bir gün gelince başka kalbi seviyor.   Biliyorum ki sen de benim gibi bir gün birisini görecek ve beğeneceksin. Belki de görmüş ve beğenmişsindir. Eğer öyleyse veya öyle olacaksa umarım hiç bir zaman uzaktan sevmezsin. Sevdiğinin sevgisiyle birlikte el ele diz dize şairi yalancı çıkartırsın. Ümit fakirin ekmeği, sevenin sevgisinden sonra her şeyi. Olur ya belki sende öğrenir beni uzaklardan çağırırsın. Şaire inat olsun hep yanımda kalırsın. Seni yakından sevmek aşkların en güzeli diyerek haykırırsın. ... Devamı

Yüreğimi ağlatma...

2009-01-26 19:18:00

  Yüreğimi  ağlatma…   Sevgi ne mesafe tanımıyor işte içimde sen varsın bana varlığını hissedemiyorum gitmişsin bir yere ama nereye olduğunu bilmiyorum hasret kaldım sadece bunu biliyorum sana ulaşmak neler vermezdim ben ama ulaşamıyorum yoksun kaybettim seni tam buldum derken kaybettim sanırım benimde kaderim bu ben kadere inanırım inanıyorum da yoksun yokluğun bana bir ızdırap sadece... Sana ulaşmak için her şey olurdum inan her şey ölürdüm sana ulaşabilmek için ama ulaşamıyorum.... Ağlıyorum sana ulaşamıyorum çünkü ağlatmak yüreğime bu acıyı vermek hoşuna mı gidiyor bilmem ama senin gibi güzel yüreklinin hoşuna gitmeyeceğini biliyorum ..... Nerdesin ismini ezberledim hasretini ezberlediğim nerdesin Gidişin bugün tam bir hafta oldu haber alamıyorum meraktan ölüyorum her an her dakika seni çok merak ediyorum ulaşmak için her şeyi veririm ama ulaşamıyorum elimde ne bir adresin nede başka bir şey çünkü... Ağlıyorum ağlıyorum sadece çocukça yüreğim sensizliğe ağlıyor mendilim yok hadi gel tut ellerimden..   Her an arıyorum bende etki bırakan o şarkıyı yazılarını ezberledim artık her yerde bir izin var belki uzaktasın belki hiç görmedim ama her şeyde bir sen varsın işte yoksun yokk yokluğuna içimdeki bu çocuk ağlıyor sen içimdeki çocuğu ağlatıyorsun yokluğunla....   Hadi gel artık yokluğunla ağlatma bu çocuğu GEL GEL....ismini ezberlediğim....  ... Devamı

Temmuz Yüreklim Eylül Bakışlım...

2009-01-20 20:03:00

  Temmuz Yüreklim Eylül Bakışlım Temmuz yüreklim, Eylül bakışlım; Cennet bahçemin hırcın gülü, Gönül bahçeme giripte sahte aşk tohumlarını serpe yüreğime. Ruhum gidişini yüreğime işlese de dudağının kırmızılığı bedenime hayat verir. İçimde özleminin hasretiyle şiirlerimi hicranımla yakarım. Gittiğin yollara küllerini sererim. Gönlümden dökülen sinemdeki ateştir. Sensiz titrek yüreğimde sevdanı yaşarım Her şeye karşı namlum tetikte nöbet tutarım. Aşkımıza vuslat vurduğun gecelerde Sevda ülkesinden düşmüşüm, ıssız bir ülkenin sahilinde kıyılarıma vuran azgın dalgalarla sevişirim. Mercan dallarından gemiler yaparım, engin ruhuna kürek çekerim. Yolumu bulamam, yüreğin sislidir. Ruhuna gemilerimi mühürlemişsin, limanlarına sığınamam. Temmuz yüreklim, Eylül bakışlım; Bana bir şeyler anlat, sırların sırlarım olsun. Göğsüm yangın yerine dönsün. Gözyaşlarını ırmaklarıma dök, aksın, buz tutsun. Gözyaşlarının tuzu bedenime düşer, yüreğimi dağlar. Gecenin ayazında saçlarını savurursun, omuzlarımdan düşer yelek gibi bedenimi sarar. Eylül bakışlım, yüreğimi oku hisset, işim delik yüreğini şiirlerle doldurmaktır. Kırık gönlümden döktüğüm şiirler şarabımdır, dudaklarımdan düşen her harfi damla damla gönlündeki cennet bahçelerini su gibi akıtırım. Şiirlerim gönlümün aynasıdır, topraklarına yıldırım gibi düşerim. Temmuz yüreklim, Eylül bakışlım; Gece gözlerin zifir karanlıktır. Ay ışığım soğuktan donmuş, şiirlerimi mırıldandığım yıldızlarım tek tek avuçlarıma düşer. Tan yeri batarken bahçelerimizin serin kızıllıklarında senli hayallere dalarım, kahverengi gözlerinin gölgeliklerine sığınırım. Aşk &... Devamı

Gelişinin, bir gidişi olduğunu bile bile…….

2009-01-15 21:25:00

  Gelişinin, bir gidişi olduğunu bile bile……. Bir başka güne uyandım bugün… Penceremin perdesini araladım usulca… İçimi sardı yokluğun… Gözlerime doldu sana dair izler… Açtım pencereyi hızla… Ve saçlarımı savuran rüzgara anlattım seni… İçimi kasıp kavuran sessizliğe rağmen, senli cümleleri boğazıma dizdim birer birer… Ve yine yuttum sensizliği… ‘Gelecek’ dedim ‘gelecek’… O an seni, sensizliği ve yine seni yaşadım… Düşündüm saatlerce… Saklandım yüreğimin kıyısına… Ağladım sessizce… Sana ayırdım bugünü… İlgi bekleyen bir çocuk gibi sığındım gözyaşlarımın her bir damlasına… Kandırdım kendimi, hayallerime aldanırcasına… Ve yine sevdim seni kendi içimde… Gün bitti, sen bitmedin… Uyumak istemiyorum artık… Her gün bitimi, seni kaybediyorum kendimde… Yok oluyorsun ansızın… Kendimi anlamsız hissediyorum o an… Ve yine sabah oluyor… Yeni baştan yaşıyorum her şeyi… Her gün sensizliğe başlamak beni bu denli çaresiz kılan… Varlığına seni sığdıramıyorken, yokluğuna seni sığdırmak bana dokunan! Bir gidişe adını yüklemek canımı acıtıyor… Sen bir kere gidiyorsun ben her gün bitiyorum… Yüreğimden uzaklara attığın her adımsa, kalbimin feryadı… Şimdi kapasam gözlerimi... Uyusam... Gözlerimi açtığımda, seni bulsam yanımda... Hiç gitmesen... Anlasana ! Gelişinle hayat bulan gözlerime, gidişini izlemeyi yakıştıramıyorum... ... Devamı

” BEN HİÇ ÖLMEDİM SEN BENDE ÖLMEYİNCE… “

2009-01-07 15:55:00

         Yağmur ıslatırken kaldırımları, gözlerim yağmura inat ıslatıyordu yastığımı… Ey sen! Gecenin en ağır vaktinde aklıma düşen. Ne zaman güldüreceksin bu yüzü? Ağlamaktan yorulan gözleri ne zaman sana baktıracaksın? Yoksa hiç, hiç mi gelmeyeceksin?   Bir morg açtım gönlümde ama seni koyamadım içine, öldüremedim. Capcanlıydın. Ne, zaman; ne, mekan canına kast edemedi. Canım oldun, ölesim geldi. Sen diye bu cana kıyamadım. Adı sendi çünkü. Yürek morg olsa da, adı sen olan ölü giremezdi…   Bu şehir sensizliği hiç sevmedi. Yağmurunu yine döktü sana; senesi geldi içimdeki yara kabuk bağlamadı. Kanadı, yastığım kan oldu.   Soğuktu buralar, hep üşüdüm, ağladım. Sensizlik içimi ısıtamadı; çünkü sen olmayan her şey sıcaklığını yitirmişti. Sen yoktun, bahar da yoktu. Çiçek açmadı buralarda, kış fena vurdu şehri. Kalbim bir morg oldu; her yer buz kesildi, ama sen ölmedin!   Uyumadım gecelerde. Hep sana yazdım. Yollamaya cesaret edemediğim mektuplar vardı elimde, bir de buz gibi bir kalp ve bir morg ama sen yoksun içinde.   Hep düşündüm seni. Varlığımı seninle açıkladım, ama sen sırlarınla gizlice gittin, gelmedin. Yağmurlar yağdı, kırlangıçlar döndü ama sen dönmedin…   Öleyim dedim ama ölemedim. Kalbin bir morg olsun, beni de oraya göm dedim, ama ölemedim. “Cenaze de olsan kalbime alamam” dedin!   Sevmedin. Zira dayanamaz gelirdin. ilk yağmur yağdı bu gece. Ben ağladım, gök ağladı… O bile dayanamadı. Sen gittin, ben hep ağladım. Kahroldum! Arkandan kasımı bekledim, otobüse binemedim, bir de senin için a... Devamı