İMKANSIZDIK...

2010-01-03 12:04:00

    İMKANSIZDIK Sen; içinde baharı gizleyen kışımsın benim... Ve biliyorum ki o baharın güneşinde tenim esmer olmayacak hiç. Bana susmak düşecek, payıma kilitlenmiş bir yürek kalacak. Kaderi önceden belirlenmiş konuşmalar, paylaşmalar, bakışmalar olacak. Bir yerde aykırılığım tutup sarılsam da içimde sana, sen bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin... Git diyorum sana, kalma yüreğimde, bu kadar özleteceksen kendini. Bir bakış; gözüm gözüne değiyor; hissediyorum... Gitme diyorum. Kal geldiğin yerde. Ne gitmelerin bitiyor; ne de benim sana kal demelerim... Hangi aralıkta girmiştin içime anlamadım. Tüy gibi hafif, usul usul inivermiştin yüreğime. Kabullenemedim önce. kocaman yalanlar söyledim kendime. Ben dışımda tutmaya çalışırken seni, meğer içerde hakimiyetin çoktan başlamıştı. Kuşatmıştın dört yanımı; ve kendim için çok geçti. Yerle bir olmuştu her şey. Olmazsa olmazlarım; ilkelerim, yargılarım... Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan. Şimdi karşı durmuyorum Sana, nasılsa buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı. Ayak seslerini duyuyorum hangi yöne gittiğini bilemeden. Ben yaşanmış bir aşkta eski yaralarıma yanıyorum, Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun. "Belki"lerden, "ihtimal"lerden, "keşke"lerden medet umuyorum, Senin belki de yabancısı olduğun düşler büyüterek... Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinde mutlu oluyordum. Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden huzur buluyordum. Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle, süresi diğer aşklardan çok daha uzun olacak bir aşkın ömrünü anlatıyorum, Sana dair yazılanlarda... Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkansızlığın mucizeye d&ou... Devamı

Ben sende bu kentin eylülünü sevdim…

2009-12-26 13:29:00

                                                 Ben sende bu kentin eylülünü sevdim…    Göz kırpmadan sabahı bekleyişim, karaltılardan hep güzel anlamlar  çıkarışım ve senin geçtiğin yollardan geçişim nedendir. Nisan yağmurlarının kızıl topraklarla buluşmasındaki ilahi ahengi bozmamak için susuşum, benliğimin karanlık yönlerini örtmek için nedensiz kaçışlarım, gençliğimiz gül kızıllığı… Akşam üstlerinde hep seni bekleyişim, sana olan sevgimi küçük puntularla yazılmış gürültüsüz nağmeleriydi sadece. Gecenin zifiri karanlığında senin hayalinle yürürken uzattığım yollar gibi düşlerimi de uzatıyorum. Geriye iz bırakmadan. Sokak da yürürken gür bir ışığın şavkını yüzümde hissettim ve karanlığı dağıtmasını bekledim. Ama karanlığı dağıtan gül ışığının şavkı değil onu daha da anlamsızlaştıran bir aydınlık vardı. Hayalinle yürürken etrafımızda rengarenk cıvıl cıvıl leylaklar, karanfiller, papatyalar, kırmızı güller açıyordu. Bazı günler sonsuz gül bahçesinde yalnız başıma ağlarken gözlerimin ıslaklığına hayalinin dokunmasını istemedim hiç. Seni gözyaşlarımın kırılganlığıyla yıpratmak istemiyorum. Ancak sende benimle beraber ağlıyordun. Çünkü senin olmadığın yerde ne olmadığımı bilmiyorum.Ben bu kentin susuşlarını sevdim. Denize düşen ayın şatafatlı görüntüsünü sevdim. Bu kentin hangi sokağını adımlasam senin yüzün, kaldırımlarda senin sevdanı adımladım. Baharında acılarına, yazında ağrılarına yürüdüm.Ben sende bu kenti çok sevdim. Haziranda geldin sen bu kente ben eylülün avuçlarında bıraktım seni... Sonbaharına yakışırdı en çok mahsun bakışların…. Eylülünde tutuldum, eylülünde tutul istedim sevdaya. Sararan yapraklarında yeni sevdalar yeşert istedim. Eylül kaçaklarına kapını aç istedim. Ben sende bu kentin eylülünü sevdim... Devamı

''Hiç sevmedim kimseyi senin kadar....

2009-12-19 12:02:00

    ''Hiç sevmedim kimseyi senin kadar.... Yüreğim yanmadı hiç bu kadar... "   Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hiç düşündünüz mü ve neleri yıkabiliyor tek başına? Bir eli tutmak bir insanı hayata bağlamakla eş değerde olabiliyorsa eğer bunun adı aşktır. Böyle bir eli tutmak hayatı bulmaktır belki de....   Hiç sevmedim seni sevdiğim kadar dersin birine ve sonra onun arkasına dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata bağlamak bir eliyle o verdiği hayatı geri almak gibi... Bazen mecburu ayrılıklar mecburi acılar yaratır. Bile bile kapıyı aralık bırakırsın ve tüm yalnızlığın ve hüznün içeri dolmasına izin verirsin. Buna rağmen aklının bir köşesinde sonsuzluk vardır. Bitmedik bitemez bitmeyecek... Bir ömrü bir aşka adamaktır bu belki ve elbette yürek ister ayrıysan. Dönüş yolları geçilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanına beklersin hayatının ışığının o derin karanlıktan gelmesini. Zaman geçtikçe göremez olursun hiçbir şeyi gözlerinin buğusundan ve kalbinin karanlığından... Beklemek zordur eğer beklenen kalbinden çok uzakta ise...   "Çok yalnızım seninle bir yarım...   Eğer elindeyse ne olur çal kapımı Eğer yüreğindeysem ne olur sil göz yaşımı.."   Bir hayatı kaybetmek bir elin sıcaklığını kaybetmekle eş değerse işte bu aşktır. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sıcaklığa terk edersin o el senden uzaklaşırken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir...   Ne kadar umut edersen et korkular rahat bırakmaz aklını ve umudunu köreltir sonsuz telaşların o bekleyişte. İsyanın yükselir bastıramazsın çektiğin yalnızlığın en acımasız yanı canını yakmaya başlayınca. Tanrıya yalvarırsın son bir şans diye gerçekleşmeyeceğini bildiğin halde. Umudun ve benliğin avuçlarının arasından akıp gider. Ruhsuz umutsuz ve benliksiz kalırsın bir başına. Zaman acımasızlaşır ağladıkça.   "Gel... Korkuyorum... Nefes alamıyorum. Eğer hala dudaklarında ismim varsa gel... Sıcaklığın olmadan tu... Devamı

Islak Hecelere Bırakılmış Düşlerim...

2009-12-11 16:01:00

                    Islak Hecelere Bırakılmış Düşlerim   Gecenin karanlığına yüreğimi asıp sana yazıyorum. Yüreğimi sana kanatlandırıp seni düşlüyorum kırık dökük hayallerimde… Uzakları aşındıran kelimelerimi satırlara serip seni soluyorum mürekkebimle. Yine yokluğun düşüyor hecelerime, yine yokluğun bir hançer gibi deliyor hücrelerimi... Ne yapsam, ne etsem fayda etmiyor. Sensizlikte kanayan dudaklarımı nehirlerde yıkasam da silinir mi yokluğunun acılarını?... Zaman sanki hasretinde durmuş… Her şey hasrete prangalı… Şakaklarımdan akıyor hasretinin alazları. Ayakuçlarıma düşen kangren geceyi kaldırıp yokluğunu yumrukluyorum sıvasız duvarlarda. Pervasızca yüzüme vuran yalnızlığın rüzgarları siliyor hasretinin kanla karışık terini… Olmuyor… Sensiz olmuyor işte. Hasretinde sesi kısılmış bir rüzgar gibiyim... Yutkunuyorum acının kanlı gözyaşlarını… Yapamıyorum, ne yapsam uyutamıyorum sensizliğin suskun kelimelerini… Ne zaman saçlarımı okşasa rüzgar, ılık nefesin biliyorum. Ne zaman gecenin koynunu serinleten ılık bir meltem esse yüreğime doğru, senin kokun diye ciğerlerimde soluyorum meltemleri. Bir gelsen, karanlığı ezen yıldızları sayacağım birer birer... Ne zaman seni düşünsem yıldızlar düşüyor saçlarına Bir gelsen yollarıma bir kez uğrasan gülümseyecek umutsuzluğa boyanmış geleceğim... Yokluk zindanı aşıp bir gelsen vuslatı giydireceğim ayazlara. Ah bir uğrasan şehrime, seninle kır bahçesinde sıcak çaylarımızı yudumlarken sevincimden simitlerimizin kırıntılarıyla yavru kuşları doyuracağım... Ellerim ellerine değdiğinde avuç içlerimin terini bırakacağım ılık meltemlerin koynuna… Bir gelsen bir dokunsan yüreğime, mevsim ne olursa olsun gelişin bahar olacak dudaklarımda… Biliyorum imkansızlığın ötesinde seni yaşamak istiyorum… Kana kana gülüşlerini içmek varlığının huzurunda. Hayallerimle gezinsem bir an; kabullenip ama bir türlü ezemediğimiz gerçekler bir tokat... Devamı

Yüreğinden düşerim diye çok korkuyorum!!!

2009-11-23 15:09:00

       Sessizce gelmeleri sevdim... Farkında olmadan gözlerinde erimeleri, saçlarını okşamaları, yüreğine akıp, benim olan her şeyi yüreğine bırakıp kendimi yüreğine hapsetmeleri sevdim... Her gece yıldızlara resmini çizerken gözyaşlarımı gizlemeleri sevdim... Seni yüreğime kazırken yazılmamış şarkıları söylemeyi sevdim... uykusuz gecelerimde hayallerime koyup rüyalarımı süsleyişini sevdim...Dinmeyen hasret, bitmek bilmeyen bir özlemle sarıldım yokluğunda gecelere… Yüreğime koyduğum sende tanıdın beni, tutkunu olduğum gözlerinde erirken bulacaksın beni… Şimdi bir damla gözyaşıyım gözlerinin derinliklerinde. İstersen bırak yanaklarından süzülüp dudaklarının arasına dolayım, istersen dökülüp yerlere, parçalara bölünüp topraklara karışayım. Yokluğunda nasıl ki hüzünler dolarken her gece yüreğime, nasıl ki yokluğunla her gece yaşlar sırdaşım olurken, nasıl ki yokluğunla yaşlar yanaklarımdan süzülüp dudaklarımın arasında ölürken, ben yavaş yavaş eriyip yudum yudum tükenirken ne yıkılmalarıma nede gözyaşlarıma dur diyemedim… Ne yokluğunla ağlamayı ben seçtim, ne seni özlemeyi ben seçtim, nede seni sevmeyi ben seçtim... Ayrılık şiirleri, ölüm şiirleri yazarken hayata nefretle bakıp kin kusarken, simdi sevda sözleri yazan yüreğime dur diyemiyorum… Yokluğun yüreğime prangalar vururken göremeyeceğim gözlerini, dokunamayacağım saçlarını, erişemeyeceğim seni yüreğimin en güzel yerine koydum… İstersen çıkıp git yüreğimden, istersen bendeki seni istersen bendeki beni de alıp git... Kendime bile söylemekten korktuğum seni ne kadar çok sevdiğim sözcükleri de alıp git…Ben seni bırakıp gidemiyorum… Nereye gitsem, nereye baksam hep yollarım yüreğine çıkıyor... Dedim ya benim gücüm yok gitmeye, senin gücün varsa git. Giderken bende olan beni de alıp yüreğine koyup öyle git olurmu?... Öyle bir git ki, giderken senli rüyalarımı bırak, gökyüzünde doğan yıldızımı bırak, yazılmamış şiirlerimi, söylenmemiş şarkılarımı bırak, üşüyen yüreğimi bırak bende kalsınlar..... Devamı

Ve yandı ömrüm gözlerimin önünde...

2009-11-21 19:09:00

                                               “Ben seni unutmak için sevmedim,                                 Gülmen ayrılık demekmiş bilmedim…’’     Gittin…   Sustu dilim.   Yüzümü döktüm yokluğuna…Avucumda hüzün…   Bende gidiyorum ayak seslerinin duyulmayacağı kuytulara… Gittim…   ‘Bitti’ dedim…   Sensizliği sürgün ettim yüreğime ayaz gecelerde…   Bir yalnızlık sustu senli uykuların hayalinde…Ve yüreğim dillendi yokluğunu uyandırırcasına…   Düştü yalnızlık gözlerimden…Semaya haykırdım yüreğim elimde… ‘’Gelse de en acı sözler dilime uçacak sanırdım birkaç kelime...   Bir alev halinde düştün elime hani ey gözyaşım akmayacaktın? ‘’ Yoktun…   Düğümlendi sözcükler içimde…Süzüldü yüreğim gözlerimden…   GittinBittimGittimBittin   (Sandım)   Ve yandı ömrüm gözlerimin önünde...  ... Devamı

Her mevsim seni yaşadım...

2009-11-18 11:16:00

  Yüzümün bu kadar aydınlık olması niye biliyormusun? Neden bu kadar içten gülüyorum? Yaşamdan bu denli keyif almamın nedeni ne? Kendime baktığım zaman sadece seni görüyorum artık. Seni gördükçe yenileniyorum mutlu oluyorum keyifleniyorum. Hep seni bekledim ben seni aradım! Başka yüzlere sen diye baktım. Başka kollara sen diye sarıldım. Herkesi sen sandım ama yanıldım. Senin gibi olamazdı hiçbiri. Ne gülüşleri sendin ne gözleri. Onlar sadece birer suretti. Ruhu ateşi yüreği olmayan birer suret… Kızdım kendime. Seni yeterince aramadığım için suçladım kendimi. Yoruldum aramaktan. Kabuğuma çekildim. Sustum. Geceleri yıldızsız kaldım, gündüzleri ışıksız. Her mevsim seni yaşadım.Yağmur olup ıslattın beni kar olup üşüttün… Sonbaharda ağaç olup yapraklarını döktün üzerime. Baharda renk renk çiçek olup açtın bahçemde. Yazın sarı sıcak olup ısıttın beni. Kadeh kadeh içki oldun içtim…Şarkılarda ezgi oldun; dinledim. Bana bakıp “ne oluyor sana” diyenlere cevap bile vermedim. Seni unuttuğumu artık aramadığımı sansınlar istedim. Güldüm. Gülüşümle aldattım onları… İnandılar. Seni yaşamaktan hiçbir zaman vazgeçmedim oysa. Uzaktaydın sen. Ama bir o kadar da içimdeydin. Beni izliyordun biliyordum ya da öyle zannediyordum. Sana sakladım içimde yıllardır biriktirdiğim sevgiyi… Yüreğimdeki heyecanı dudaklarımdaki ateşi gözlerimdeki parıltıyı ellerimdeki titremeyi küçük dokunuşları sana sakladım. Ve bir gün çıktın karşıma. Şimdi seni bulduğum içindir bu çocuksuluğum. Seni bulmanın çoşkusudur bu. İçimden dışarıya taşan yepyeni bir hayatın başladığını biliyorum. Ve bu hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şeyin SEN olduğunu da…  ... Devamı

Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim!

2009-11-08 11:54:01

 Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim!Bunca yorgunluğun üstüne biraz durup dinlenmek istiyor kalbim. Bir omuza yaslayıp başımı, azıcık soluklanmak, hatta bir ömür boyunca güçlü görünmek adına tuttuğum gözyaşlarımı kollarında serbest bırakmak. Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim!İstediklerim aslında o kadar basit ki, belki de bana öyle geliyor. Yaşadığım sıkıntıları üstüne atmak değil derdim. Tam da tersi, bütün hepsini unutmak için sana koşmak istiyorum. Yangın yerine dönen şu kalbimi, aşkınla söndürmem gerek. Öyle uykusuzum ki gecelerdir, bilemezsin. Sensizliğin parçalayan ağırlığından olsa gerek, sürekli uyandığım huzursuz uykulardan, bedenim yorgun düşüyor. Sen gelsen, kafamı koyar koymaz dalıp gideceğim mutlu bir gecenin özlemini çekiyorum.Gittiğin her yerde izini sürerek, senin için delice, acınası bir hasretle ardından koşarak, hep bekleyerek, hep özleyerek geçiyor vakit. Ellerimizden kayıp giden şu zamanın geri dönüşü de yok üstelik, bundandır kavuşma telaşım.Hayatımı şöyle bir gözden geçiriyorum, ne kadar çok ertelediğim umut var. Seni ertelenmişler listesine koymak istemiyorum. Ne varsa yaşanılacak, tadını çıkarsak! Bir filmi izleyip gülsek mesela patlamış mısır kokusu eşliğinde. Aşkı kıskıvrak yakaladığımız geceleri çoğaltıp, kendimizi sıyırsak bu dünyanın tüm gürültüsünden, olmaz mı?Bazen aklının içine girmek istiyorum. Ne düşündüğünü bilmek, yüreğinin içine sızarak, ne hissettiğini anlamak ve ne öğrendiysem bugüne kadar, hepsini unutarak, seninle yeniden başlamak ihtiyacındayım. Aklım, ruhum sende takılı kalmışken, gündelik hayata uyum sağlamak da zor aslında. Dostların kahve sohbetleri, bir film karesi, el ele yürüyen bir çi... Devamı

Orada Durma Ellerim Burada…

2009-11-02 10:38:00

         Orada Durma Ellerim Burada… Sen yoktun geceyi bin yıldıza bölerdim. Uykuyu kendime haram ederdim. Yorgunsabahlara güneşsiz yarınlara uyanırdı hergün yüreğim. Kime sorsam bilmezdiseni. Öfkem onlara değil hep kendimeydi. Ağlamaksa içe akıtılan gözyaşı kimsegöremezdi...Her yağmur yağışında bu kente damla damla düşerdi özlem. ıslanmak değildibeni kotkutan o damlalarla boğulmaktı. Yokluğun beni boğardı. Öyle zordu kidayanmak, sensiz geçen her dakika yüreğime çözülmeyecek bir düğümatardı. Sıkılırdım bunalırdım da isyan bile edemezdim sesim çıkmazdı.Beni umursar mıydın böylesine acı çekmemi anlarmıydın bilmiyorum. Yoktunçünkü olsaydın ben böylesine acı çekmezdim ki... Olsaydın özlemek denenşeyin bu kadar zor olduğunu bilmezdim ki... Ah sevgilim neden yanımdadeğilsin ki…Sahi nasıl gitmiştin sen? Niye gitmiştin? yıldızlara yazdığımız sevdabitmişmiydi? Maviye yüklediğimiz aşk tükenmişmiydi? Kimdi seni çağıranyanına? Bir bulsam cevabını bu soruların... Çaresizlik diye birşey varmışhayatta ve ben bunu yeni öğreniyorum.Bazen kendimle savaşıyorum seni sevmekten kurtulayım diye. Öylesine karmaşıkbir denklem ki bu... Seni sevmekten kurtulamazsam benliğimi yitireceğim. Benben olmaktan çıkacağım biliyorum. Kurtulmayı başarırsam yüreğimdeki boşluğunasıl dolduracağım peki?Sensizliği yaşamaya alışmaktan da korkuyorum. Sensiz olmaya alıştıktan sonrabirgün çıkıp gelsen seninle yeniden birlikte olmayı beceremem diyekorkuyorum. Bir çözümü olmalı bu işin. Var biliyorum; ama ben bulamıyorum.Sevgilim gitmeseydin en tutkulu aşkın en koyu sevdanın en güzel masalınkahramanı olacaktın. Ben seni sevecektim hiç bitmeyen bir aşkla. Hep sanabakacaktım hiç yorulmadan. Hep sana dokunacaktım hi... Devamı

Gözlerine İhtiyacım Var…

2009-10-25 10:26:00

Gözlerine İhtiyacım Var…Yine bir akşam üstü... Ve ben yine bulutlarla beraber çay içiyorum... Az şekerli. Aylardan ekim. Üç gün sonra dolunay çıkacak. Hava birazcık serin gibi. Senin yanımda olmanı istediğim akşamlardan birisi işte. Her akşamki gibi yine boş ve yine sabaha gebe. Sanki kar yağacakmış sanıyorum. Birazcık serin dedim ya işte bu serinlik sadece bu akşama özgü bir serinlik değil. Temmuz dada böyleydi hava benim için. Seni arıyorum. Belki biraz sana sarılır ısıtırım kendimi diye düşünüyorum. Sen yanımda olsan belki şubat ta bile yalınayak gezebilirim. Şubat bile üşütmez beni yanımda olsan. Hatta mart bile bir şey yapamaz. Eminim. Sen yanımda olsan deniz kenarına bile giderim seninle. Deniz donmuş bile olsa sen yanımda olunca bana bir şey olmaz bilirim. Ben kardan adam yapmaya bayılırım. Ama kardan adam yaparken hiç sabır edemem. Biran evvel olsun da bitsin diye acele ederim. Hele o en son havucu burun olarak takmak yok mu işte o bitiriyor beni. Kömür ile göz ve dudak yapıp ona gülümsemeyi öğretmek bir başka haz benim için. Tabi birde boynumdaki kaşkolu üşümesin diye onun boynuna dolamak sanki birisine büyük bir iyilik yapmışım hissini verir bana hep. İşte sadece o zamanlar sevmem ben güneşi. Zaten ben üşümesin diye ona kaşkolumu vermiştim niye doğuyorsun ki güneş.. Sen yanımda olsan seninle de kardan adam yapardık. Ama o zaman ben hiç acele etmezdim. Ne kadar uzun sürerse sürsün beklerdim. İsterse hiç bitmesin. Beklerdim. Bir daha ki kışı bile beklerdim sen yanımda olsan. Sen yanımda olsan bu sefer havucu kardan adamın burnuna takmazdım. Seninle beraber oturur yerdik. Bize okulda öğrettiler. Havuç gözlere çok iyi gelirmiş. Hep öyle derdi Zahide öğretmen. Zaten benim de senin gözlerine ihtiyacım var. O... Devamı

Gelmeni İstesem Gelir Misin?...

2009-10-18 11:48:00

                           Gelmeni İstesem Gelir Misin? yokluğun Ah o dayanılmaz yokluğun var ya Uyutmuyor Nefes aldırmıyor Hiç bir şeyi yaşatmıyor Bırak yaşatmayı Uzaktasın, ayrısın benden; sana duyduğum sonsuz sevgime, aşkıma rağmen Var uzakta ol Sana dokunamasam bile, yanımda göremesem bile her gün açacak bir çiçek Senin için Aşk için Yokluğun Buz gibi Zemheride bırakıyor yüreğimi İçmeye çalıştığım bir bardak tavşan kanı çay bile ısıtmıyor içimi, okuduğum bir dolu aşk şiiri dindirmiyor yüreğimdeki sensizliği Ellerimsin, gözlerimsin Yokluğunda daha da iyi anladım bunu Benim bunu anlamam bir şey ifade etmiyor ama Hatta bunu anlamam sevdamı daha da büyütüyor, yüceltiyor kalbimde Azalacağı yerde kat be kat artıyor sana olan sevgim Kalbimin seni sınırsız, karşılıksız katıksız sevmesini; bülbülle gülün tutkusuna, şarkılardaki söz ve müziğin vazgeçilmez arkadaşlığına benzetiyorum Ama şöyle bir düşünüyorum Çok sevmek işe yaramıyor bazı aşklarda İşe yaramıyor demeyelim de sadece çok sevmek yetmiyor bazı aşklarda Yani benim şu anki durumum Gönlümün sevdiğim kişi yani senin tarafından sevilme isteğini bir tarafa bırakalım, sonsuz ve de katıksız bir sevgi ile seni seviyorum ama sen yoksun Yokluğunla başbaşayım, seninle olmam gereken yerde Nerdesin? Gel Yüreğimde aşkın serinliğini, sevginin dinginliğini, aşkın heyecanlarını, kıpırtılarını hissetmek istiyorum Seninle birlikte "Sevgi bir yürekteki yoğun duyguların, başka bir yüreğe akmasıdır'' diye okumuştum bir yerde Çok doğru Yüreğine akıyor, yüreğimdeki o tarifsiz duygular Hissediyor musun bilmem? Aşk, yüreklerin en kuytu yerindeki sürekli okşayıcı bir ş... Devamı

Yokluğunda, yaşamayı beceremiyorum...

2009-10-11 20:28:00

              Yokluğunda, yaşamayı beceremiyorum…  Hiç ummadığım bir anda düşüyorsun aklıma ya da hep yüreğimin derinliklerindesin; bazen tanıdık gelen esmer bir gülüşte, bazen 'çocuksun sen' diyen sesin rengindesin. Böyle zamanlarda, yalancı bahara kanmış ağaçlar gibiyim; şaşkın ve biçare... Kaderime boyun eğmiş bekliyorum ölüm meleğinin gelmesini...  'Yaşam ölüme yazgılıdır' diyorum; ama o gün gelmiyor işte! Her şeye rağmen hayat devam ediyor.  An'lar, aylar ve hatta yıllar geçiyor ardından. Acıyı azaltsa da zaman, bu yaranın yok dermanı, seni anımsatan bir gülüş, bu şehrin koynunda gezdiğimiz yerler, inkar etmekte yokluğunu.  Hiç kullanılmayacak bir yürek ne işe yarar ki ve sen yoksan, ne anlamı var bu yüreği taşımanın? Ateş düştüğü yeri yakıyor, mesafeler koyuyorum her bir yürekle arama; neyi, kimi beklediğimi bilmeden beklemelerdeyim...  Çalmıyor değil kapımı, olur olmadık yerde ve zamanda mutluluk. Daha bir kaç gün önce bir dostla paylaştığım bir an; 'keşke' dedim, 'bu dostumun yerinde, karşımda duran sen olsaydın.'  Seni sevmekten hiç vazgeçmedim... Yine geldi en sevdiğim, en sevildiğim ay; akşam serinliğinde beraber yürüdüğümüz, yağmurlarında ıslandığımız, geleceğe adım attığımız mevsimdeyiz artık; sonsuz yolculuğuna uğurladığım mevsimde...  Yaşam, hazan vurgunu; mevsimlere, kitaplara, emin bir yüreğe sığınacağım hiç aklıma gelmezdi. Öyle zor geçiyor ki bu günler, eminim bu günlerde bir gün duracak kalbim.  Tüm gençliğinin deli kanını taşısa da bu bedenim, yorgunum; sensiz geçen her an'da içimden gelmiyor yaşamak! Halbuki sen, çocuklar gibi sevinmelerimden, coşkulu davranışlarımdan... Devamı

Yaşadığımız kısa günlerin anısına...

2009-10-04 11:47:00

                                                    Şimdi sen gideceksin ve ben arkandan bakakalacağım. Dur diyemeyeceğim sesim çıkmayacak. Susuşlarımda saklı kalacak duygularım ne kötü... Söz geçiremeyeceğim göz yaşlarıma akacak. Saklayacağım görmeyesin diye beceremeyeceğim. "Ağlama" diyeceksin bana seni dinlemeyeceğim. İçimde biriken ne varsa gözlerimden taşacak dışarı. Dokunmak isteyeceksin başımı geri çekeceğim öfkeyle. Kızgınım gidişine çünkü öfkem bir dağ gibi büyük. Ne varsa hayata dair alıp götürüyorsun benden farkında değilsin. Ya da farkındasın ama değilmiş gibi davranıyorsun. Sen kendi yolunu çiziyorsun şimdi ve doğru bildiğini yapıyorsun. Bense binlerce yanlışın ortasında tek başımayım. Oysa beklediğim sevgiliydin sen. Yorgun dünlerden damıtılmış kimliksiz sevdalardan süzülmüş aşkımın tek sahibi. Sanki seni aramıştım yıllarca da ararken aşk niyetine yabancı kollarda uyumuştum. Bu yüzden kimse kandırmadı beni dindirmedi aşka susamışlığımı. Hep eksikti hep yarım. Ne yazık ki "Bu kez tamam" dediğimde de yarım kaldığımı görüyorum. Belki de sevmeyi beceremiyorum ben. Öyle ya deli sevdalar bana göre değil belki de. Dümdüz heyecansız içimdeki kuşlar kanat çırpmadan ve tutkuyu kanımda hissetmeden yaşamalıyım aşkı. Buna aşk denirse tabii.. Bu yarım kalmışlık duygusu sığınır atlatmaya çalışırım bu acıyı. Sensiz olmaktan daha kötü ne olabilir bu hayatta ki? Bir insanın başına en kötü şey gelmişse başka hiçbir şeyden korkmuyor. Bir tek seni kaybetmekten korkuyordum onu da yaşadım zaten. Haydi gi... Devamı

Karanlıklarından yıldızları sağdığım ....

2009-09-23 20:02:00

Karanlıklarından yıldızları sağdığım geceden yazıyorum bu satırları. Hasretini azık diye fakir soframa sunduğum ve su diye kana kana gözlerinden umudu soluduğum yüreğine bırakıyorum tüm kelimelerimi... Gecenin ihtiyar yüzüne akan bir nehir gibi akıyorum avuçlarına. Ne olur kızma bana. Saçlarının kıvırcıklarını çözüp nadasa bırakılmış toprağım için yıldızları topluyorum saçlarından. Ve yetim çocukların düşlerine bir yudum sevgini ödünç alıyorum Melek’lerin gülleri tutuşturduğu kırmızı yanaklarından…Bulutların gecenin karanlığa inat toprağı dudağından öptüğü zamanlarda hayal ediyorum seni. Gözlerimi kapatıp varlığına uzanıyorum. Çam kokularının soluğuma karıştığı yerlerde geziniyorum… Yitik kelimelerimi yıldızlara mandalsız asıp gülüşlerinde kurutuyorum acılarımı... Rüzgarla seni arıyorum karanlığı ezerek. Aşıyorum uçurumları, yıkıyorum aramızdaki örülü hasret duvarlarını... Yüreğine usulca eğilip yüreğine dokunmayı istiyorum… Gözlerine dalıp dalıp nefesinde yitip yitmek. Ve sabaha kadar dizlerinde bir çocuk gibi ağlayıp sevdamı solumak. Senin dudaklarından havaya kanatlanan her cümlede kendimi bulmalıyım. Bana dair, sevdaya dair sözcükler eklemeliyim her cümlenin sonuna... Biten her sevda kelimesine kendimi ekleyip vuslata kanatlandırmalıyım ıslak heceleri... Sessizliği giyinmiş ayak izlerimi gizleyip sana geliyorum. Göğsüne yaslanıp güneşi senin gözlerinde izlemeliyim. Ay’ın karanlıkla olan kavgasını görmeliyim kirpiklerinde... Üşüyen yetim kuşların avuçlarından kana kana rızıklarını alıp senin omuzlarından kurak bozkırlara salışını izlemeliyim varlığında... Seni gördüğümde zamanı vuslatta durmalıyım.. Soluğunda ısıtmalıyım üşümüş hecelerimi. Duraksız yolcu... Devamı

Anlayamazsın...

2009-09-13 13:02:00

Anlayamazsın Anlayamazsın; hiç tatmadığın[ yaşamadığın duyguları anlayamazsın. Sen hiç sevdin mi ki yüreğinin bir kuş kanadı misali çarptığını hissettinmi hiç? Bana bir baksa yüzüme bir gülse dünyalar benim olurdu dedin mi hiç? Yolunu sokağını evini ezberlediğin hadi çık cama diye dualar ettiğin! Hayatının anlamı yaşama sevincin hayata umutla baktığın ikinci gözlerin oldu mu? Gecelerce onu düşleyip sarhoş gibi yeni güne onu görebilme umuduyla merhaba dediğin oldu mu? O benimle o yanımda diye tirtir titrediğini avuçlarının terlediğini nefesinin kesildiğini hissettiğin anların oldu mu? Uğruna her şeyi feda edebileceğin hayatımdaki herkesi her şeyi çıkardım yalnızca sen varsın diyebildiğin bir sevdiğin oldumu hiç? Anlayamazsın hiç tatmadığın yaşamadığın duyguları anlayamazsın. Bugün kaybolanların arasında buldum kendimi atılmışlığımın yitirilmişliğimin ve yitirdiklerimin ezikliği içinde! Bir ışık ve karanlık gün daha bitti. Birazdan hava aydınlanacak ve ben yine kayboluşları yaşayacağım bir kez daha. Günlerin neler getirdiğini bilmiyorum anımsamıyorum! Ama bir şeyler getirseydi küçük de olsa bir mutluluk mu olurdu içimde diye düşünüyorum. Getirdiği bir yana götürdüğü o kadar çok şey var ki! Önce güveni götürüyor belki sonra iyiliği dostluğu! Değer yargıları içtenlik birer birer siliniyor. Ve sonra insanlık gidiyor elden. Ailen dost bildiklerin çevren belki sevgilin bile! İnandığın hayata sımsıkı bağlanmak adına tutunduğun her şey lanetler yağdırabileceğin kavramlara dönüşüyor. Neden! Neden ışıklar farklı günü getirmiyor. Neden sahte bile olsa farklı şeyleri göstermiyor. Ve neden karanlık; saklamak yerine bir şeyleri açıkça büsbütün ortaya seriyor? Bana karanl... Devamı