SEN YİNE YOKSUN BU GECE...

2010-03-20 11:37:00

  SEN YİNE YOKSUN BU GECE Sen yine yoksun bu gece... Evet sen yoksun, kar ve soğuk var bu gece... Islanmak için sokaklarda yürüdüğüm yollar bomboş nedense... Bu gece kar var... Ayın on dördü gibi cemalin, kar ve hayalin var bu gece yüreğimde... Acaba bir gün ıslanmamak için koşarken, yolun kıyısında ki taşın oyuğunda ışıldar bir vaziyette, beni görüp avucuna aldığını bir hatıranda yazacakmısın... Acaba birileri, benim yalnızca bir avucu dolduracak kadar saf kar suyu olduğumu bilebilecekler mi... Giderek avuçlarından, şırıl şırıl akan dere sularına verdiğin bir damla gözyaşı olduğumu bilebilecekler mi... Korkarım bilmeyecekler… Elbette bilemeyecekler… Bu kadar saf ve temiz bir sevdanın, bir yağmur damlasında saklı olduğunu kimse bilmeyecek... Benim bir gülücüğümü gör pencerende, her tanenin düştüğünde çıkardığı seste, benim sesimi duyar gibi ol... Her damla tertemiz bir nefes olsun, sende sevgiye ve sevdaya giden... Ağlamak kadar gülmekte var şu hayatta... Hislerin en yoğun halini, özlemlerin en büyüğünü, sevdanın en zorunu istiyorum belki de, bir sen, bir de kış günü yağan kar tanesi var hayatımda... Yağan kar taneleri saçlarından kayıp alnından kirpiklerine dökülsün, gözlerinden yüzüne dağılıp yanaklarını okşasın, dudaklarına çarpıp boynundan aşağıya süzülsün... kaynak: Baktabul Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler http://www.baktabulum.com/showthread.php?t=89256 Bu gece yalnızım yine... Sen yoksun bu gece... Bu gece amansızca yağan bir kar var yine. Yalnız ağlıyorum ıslanan camların önünde, gözyaşım lapa lapa yağan kar tanesi adeta bu gece... Yeşili sever... Devamı

Kes sesini yüreğim sus...

2010-03-13 14:03:00

Kes sesini yüreğim sus, sus işte... Karanlıklar, öksüzlükler duyamaz seni... Onlara hitap edemez artık cümlelerin... kes sesini!... Matemlere, yaslara, onulmaz acılara gömülü bu omuzlar taşıyamaz senin tek bir heceni!... kes sesini!...  "Anı"denilen geçmiş vakitlerine mahkum şimdi, kendi kendini yiyip bitiren biri şimdi, sahiplenen bu omuzları... Kendi kendine "sus" demekten usanan bir canlı "cansız" şimdi... Yorma daha fazla bu mahkumu, kes sesini!... Gözyaşından başka ıslaklık görmemiş gözleri, titremekte elleri, üşüyor dayanılmazlıkların girdabına tutulmuşluğun soğukluğunda, karanlıklara mahkum gibi... Aydınlanmayacak gibi, soğuk bir duvara çarpmış, sendelemiş, bir daha kapıyı bulamayacak gibi şimdi... Sadece mahkum... İşit bunun sözlerini, tut istediklerini, kes sesini! Sus işte, sus... Sus ki kabuslara esir olmayayım henüz kendi esaretimden kurtulamamışken!... Kuyulara atmayayım, alışılmadıkların eline bırakmayayım ruhumu, sendelerim… kes sesini!... Çöl gibi ya da hayır, hayır, kutup gibi, buz gibidir o yerler. Karanlıktır, korkarım. Ruhum istemez, kaçıverir... O yerler ki birer seraptır aslında vahalarda belirmiş olan. Cezbetmesin oralar seni, aldanma seraplara. kes sesini!... "Ben gidiyorum, ondayım, susturamazsın beni…  asıl sen kes sesini!..." Kendimle savaş verdirme bana,sus demekten bezdirdin beni,alıp kaçacağım seni..yorma beni!... kes sesini!... "Boşa uğraşma, biliyorsun... Gelemem, ondayım, hep kalacağım... Sen gelmeyeceksin belki, ama ben, hep ondayım... Beni salıverirken onun yüreğiyle sevişmek için, düşünmüştün her bir şeyi... Gelmesen de gittim..." Sen benimsin yürek, Terk etmemelisin beni. Gitmemelisin. Dur! Tamam konuş ama, dön bana. Ben senin s... Devamı

Tanımlı yüreğim sen diyor…

2010-03-06 16:58:00

  Tanımlı yüreğim sen diyor… Yüreğim ne dediyse onu dinledim ben. Kimi işaret ettiyse ona yöneldim. Şimdi sen diyor da başka bir şey demiyor. Ansızın bastıran bir yağmura hazırlıksız yakalanır ya insan, işte öyle ıslattı beni aşkın. Seni bekledim ben. Yüreğimdeki heyecanı, gözlerimdeki yeşili, dudaklarımdaki ateşi, ellerimdeki titremeyi, küçük dokunuşları sana sakladım. Ne sen beni bilirdin ne ben seni ama, bir yerlerdeydin ve mutlaka gelecektin. Ve bir gün çıktın karşıma. İşte o gün sevdaya dair ne kadar tortu varsa içimde eridi gitti. Çocuk oldum yeniden. Hani bıraksan yemyeşil bir kırda bağıra çağıra şarkı söyleyip koşarım. Seni bulmanın coşkusunu hiç bitmeyecek bir enerjiyle yaşarım. Seninle yep yeni bir hayatın başladığını biliyorum. O hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin. Bilirim, bu şarkı korkutur bazen insanı. Neler oluyor diye sormadan bir duygu selinin içinde bulursun kendini. Ama zaten aşk öyle bir şey değilmidir? Sorarsan planlarsan onun adına aşk denir mi? Bırak kendini bırak ki aşkın büyüsü sarsın seni. Kendini o eşsiz duyguların ferahlığına bırak. Tut elimi birlikte çıkalım bu yolculuğa. Yarınsız zamanların iki yolcusu olalım. Kaygısızca yaşayalım aşkı, eriyelim birbirimizde. Yüreklerimiz birbirimiz için atsın, soluklarımız birbirine karışsın. Tutkunun alevleri dalga dalga sararken bedenlerimizi.... Devamı

Her Damla Yaş Yine İçime İçime Akıyor...

2010-02-27 21:06:00

    Her Damla Yaş Yine İçime İçime Akıyor.   Her şeyinle gitmiştin benden kalbimden söküp almıştın ne bıraktıysan emanet… Çok zordu ilk zamanlar kendi kendimi aldatışlarım kendimden kaçışım kokundan uzak oluşum evet…Ama gittikçe inanmaya başlamıştım yavaş yavaş kurtuluyordu kanım bu zehirden…Yazmayı bile bırakmıştım seni hatırlatan her şeye ama her şeye kapatmıştım yüreğimi kırmıştım kalemimi.. Yavaşça kalkıp aynaya baktım.. “Yeter” dedim..Bu kadar acı yeter.. Sonu yoktu çünkü... Ve ben mazoşist olduğumu düşünmeye başlasam da artık değildim gülmek istiyordum eskisi gibi olmak karanlıkta bile ışık aramak... Her daim somurtan karamsar bir benden kendim bile nefret etmişken başkalarının acıyarak bakması koymuyordu bile…Ayağa kalktım sonra..İlk defa bu kadar güçlü hissettim kendimi..Yalanlar söyledim.Buna ihtiyacım vardı çünkü..Ona değmez dedim..Değen bir insan bu kadar yaralayamazdı çünkü. Bu kadar kanatamazdı...Yarattığı şaheseri gururla izleyemezdi…   Gittim… Kilometrelerce uzağa…Otobüs camına yaslanmış başım vardı sadece . Yorgun bir kalbin sessiz feryatları vardı...Düşünmemeye çalışırken iki damla gözyaşı damladı gözlerimden..O damlalarla birlikte kaybolduğuna inandım..Aramayacaktım bir daha…Bavulumu boşaltırken araya sıkışmış resimlere takıldı gözlerim.Uzun uzun bakmadım ilk defa!… İlk defa gözlerinde boğulmadım…! Ve alışmaya başladım sonra yokluğuna…Düşünmüyordum hiç ve bu beni mutlu ediyordu.. Sanki bağımlı olduğu maddeyi bırakmış yoğun çabalar sonucu iyileşmiş bir hasta gibiydim... Gözlerimi açtığımda gülümseyebiliyordum gökyüzüne doğan güneş canımı yakmı... Devamı

Yüreğimi Mühürlemekti… Seni Beklemek...

2010-02-21 14:21:00
Yüreğimi Mühürlemekti… Seni Beklemek... |  görsel 1

Yüreğimi Mühürlemekti… Seni Beklemek...   Havada ılık esen bir rüzgar ve yağmur kokusunu hissetmekteyim.. Bu koku bana hiç yabancı değil.. Yine seni anımsıyorum ve sen çıkıyorsun karşıma… Her zaman can kadar yakın ol bana ..Yüreğim kadar yakın ol… Nefesim kadar bende ol güzel yürekli adam… Nihayet bulutların güneşle kavgası bitmiş yağmur serinletmişti gökyüzünü… Nasıl da güzel bir koku yayıldı doğaya… Daha bir duygusallaştım… Keşke sende bir gün üzerime yağsan yağmur gibi bende nefes alsam aşkına… Hiç hüzünlü bitmeyecek bir aşkı yaşamak vardı seninle… Sen özlenenler arasında en özel olansın… Yağmurun sırılsıklam ettiği ruhuma sanki gözyaşları değiyor tane tane… Ilık rüzgâr ürpertiyor tenimi… Sen neredesin kim bilir şimdi... Yağan yağmurlarla gelseydin… Yine hayaller, yine umutlar, yine özlenen sen hayalimde ki güzel yürekli adam… Derinliğinde kayboluyorum özlemlerin, hani bir gün çıkıp geleceğini bilsem yollarda can vermeye hazırım… Ama biliyorum ki, gelmeyeceksin… Sevmeyeceksin… Özlemeyeceksin… Beklemeyeceksin… Kalbi sevgileri hak eden melek sen mutlulukları hak ediyorsun... Bazen ağlıyorum biliyor musun? Yaşayamadığın aşka akıyor gözlerimden yaşlar… O kadar çok istiyorum ki mutluluğunu, her şeyden çok… Ölümü kuşanıp gelmek gibi yanına… Aldığın her nefeste mutluluğu tatman için ölüm olurdum senin için… Canın olurdum yaşaman için… Yüreğin olurdum aşkı yaşatman için… Ruhun olurdum belki de beni sevmen için… Biliyorum, vazgeçiyorum.. Vazgeçtikçe sen duruyorsun boylu boyunc... Devamı

Gelmeni İstesem Gelir Misin?...

2010-02-14 13:30:00

  Gelmeni İstesem Gelir Misin?... Yokluğun… Ah o dayanılmaz yokluğun var ya Uyutmuyor Nefes aldırmıyor Hiç bir şeyi yaşatmıyor Bırak yaşatmayı… Uzaktasın, ayrısın benden; sana duyduğum sonsuz sevgime, aşkıma rağmen Var uzakta ol Sana dokunamasam bile, yanımda göremesem bile her gün açacak bir çiçek Senin için Aşk için… Yokluğun Buz gibi Zemheride bırakıyor yüreğimi İçmeye çalıştığım bir bardak tavşan kanı çay bile ısıtmıyor içimi, okuduğum bir dolu aşk şiiri dindirmiyor yüreğimdeki sensizliği… Ellerimsin, gözlerimsin Yokluğunda daha da iyi anladım bunu Benim bunu anlamam bir şey ifade etmiyor ama Hatta bunu anlamam sevdamı daha da büyütüyor, yüceltiyor kalbimde Azalacağı yerde kat be kat artıyor sana olan sevgim… Kalbimin seni sınırsız, karşılıksız katıksız sevmesini; bülbülle gülün tutkusuna, şarkılardaki söz ve müziğin vazgeçilmez arkadaşlığına benzetiyorum… Ama şöyle bir düşünüyorum… Çok sevmek işe yaramıyor bazı aşklarda İşe yaramıyor demeyelim de sadece çok sevmek yetmiyor bazı aşklarda Yani benim şu anki durumum. Gönlümün sevdiğim kişi yani senin tarafından sevilme isteğini bir tarafa bırakalım, sonsuz ve de katıksız bir sevgi ile seni seviyorum ama sen yoksun. Yokluğunla baş başayım, seninle olmam gereken yerde… Nerdesin? Gel… Yüreğimde aşkın serinliğini, sevginin dinginliğini, aşkın heyecanlarını, kıpırtılarını hissetmek istiyorum Seninle birlikte… "Sevgi bir yürekteki yoğun duyguların, başka bir yüreğe akmasıdır'' diye okumuştum bir yerde Çok doğru. Yüreğine akıyor, yüreğimdeki o tarifsiz duygular Hissediyor musun bilmem? Aşk, yüreklerin en kuytu yerindeki... Devamı

Sendin Avuçlarımda Al Kandan!...

2010-02-09 21:07:00

    Sendin Avuçlarımda Al Kandan!... Kaç vakit geçti gidişinin ardından sayamadım... Çekti beni rayihanda ardından ağladığım yollara vurdum kendimi... Ben aslında en güzel vurgunu sende yedim sevgili! Ve ardından yediğim her vurgun, ilki sen olduğundan güzeldi... Hoş tüm vurgunlarımın sebebi de bir tek’ti... Saklayamayacak kadar çok ağladım ve ağlayamayacak hale gelecek kadar yaş döktüm gidişinin ardından... Senin garibin olmak tüm saltanatları yaşamaktı bir bakıma ve gelip deli rüzgârlar gibi vurduğunda kalbime, insafsızca acıttığında canımı biraz daha biraz daha eğdin başımı... Asi yanlarım seninle yok oldu... Her vurgununla sabır tesbihimin taneleri biraz daha çoğaldı... Koparıp atacak saymayacak hale geldiğimde yokladım kalbimi aslında hepside yalandı... O gerçeğin yalanı... Kaderin önünde boyun eğdiren o gerçeğin idrakı dağıttı tesbihimi bir bir yere düştü her bir tanesi... Gidişinin yıldönümlerini kutlarım aynı yerde... Deniz ve gök şahidimdi. Şahidimdi gündüz ve gece koyup gittiğin o yerden kalkamadım kalakaldım öylece... Gözyaşlarım karıştı kumlara. Bedenim kış ortası yangını yaşadı küllerim savrulup takıldı saçlarının herbir teline. Ayrılık bir zindandı, ellerimde bir değil bin bir kelepçe vardı. Gelmediğin hergün yeniden vurulan... Ben mahkumu yokluğunun... Bir bakışınla kanadından vurulmuş kuşlara dönerdim, bir gülüşün kurşun olurduda ta sinemde hissederdim. Ellerin değince ellerime yanardı avuçlarım... Bilmezdin sen, ben kıyamayıp bakamadığımda gözlerine hamdederdim... Bak şimdi kanıyor avuçlarım. Hoş sen göremezsin sevgili! Sen hiç kanamadınki!... Boş laf benimki... Seni dileyen her seherde, ardından uzanan ve yanan ellerinde bak şimdi kanıyor avuçlarım kanıyor hasre... Devamı

Bir tek sen yakışırsın yüreğime

2010-02-07 18:55:00

                                  Seni özlüyorum. Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini. Seni özlüyorum işte... Her kavgamızın sonunda çekdiğim sancıları, seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile. Seni özlüyorum kabul ettim artık bunu... Gözbebeklerimin içine yerleşmişsin ve dünyada iyiye ve güzele dair ne varsa içinde sen varsın. Meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana her gün, martıların gözlerinde. Bir papatya demetinin üstündeki uğur böceği oluyorsun, ayın şavkında, umudun mavisindeki en çok bu renge tutkunum bilirsin sen varsın. Yüreğime işlemişim seni bir dantel gibi ince ince düğümlerle... Çözülemezsin çözmem seni. Oradasın orada kalmalısın. Çünkü bir tek sen yüreğime yakışırsın. Her gün içimi ısıtan asıl sensin sıcacık ışıklarında tüm ruhumu saran, her yeni güne gözümü acar açmaz içine doluştuğunbir günaydınsın. Seni özlemek dayanılmaz hale geldğinde bile hiç isyan etmiyorum. Çünkü içimdesin ve seni göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum. Özlemin sancılarıyla bedenim her gün ölse de aslında her güne yeniden doğuyorum. Seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çok.. Doğrularını yanlışlarını sorgulamadan, bir çocuk yüreği gibi masumca yaşıyorum seni. Bu hayata verdiğim her nefesde gittiğim her yerde sende benimle birlikte varsın. O yüzden yalnızlık hi&cce... Devamı

NE ÇIKAR SEVGİM SENİ TUTAMADIYSA ...

2010-02-07 11:44:00

Bu gece havada bir tuhaflık var hüzün var; Yine yoksun rüzgar daha soguk esiyor bu gece. Bu gece hüzünlü şiirleri yazabilirim yıldızlarla dolu gece titreşirken uzaklarda yıldızlar gibi uzaklarda sın menekşelerin boynu bükük bu gece. Ne çıkar sevgim seni tutamadıysa sen yoksan yıldızlar yok artık! Bu gece hüzün yağıyor şarkılardan mısralardan böyle gecelerde bir başka özlüyorum seni sıcaklığını özlüyorum. Böyle gecelerde duyumsadım seni kollarımda şarkılar söylüyor gece rüzgarları uçsuz bucaksız ****hüzünün altında. Ne çıkar sevgim seni tutmadıysa sen yoksan geceler yok artık! Bu gece hüzünlü şiirleri yazabilirim sana seni anlatmaya çalıştığım dizelerde kaybolurum uzaklarda olduğunu düşündükçe aşkım haykıra bilirim yıldızlara. Sen yoksan duygular yapayalnız ne çıkar sevgim seni tutamadıysa sen yoksan duygularım yok artık! Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim ne zaman ****üzüne baksam seni görürüm ne zaman ****üzüne baksam çok uzaklardasın seninle duyarım ıssız gecenin sessizliğini seni sensiz sevgilere sığdırmaya çalışırım oysa hiçbir şeye sığmazsın. Anlatmaya çalışırım satırlarda seni sensiz gönlüme düşen dizelere seni yazarım çimenlere çiğ düşercesine ne çıkar sevgim seni tutamadıysa sen yoksan çimenler yok artık! Bu gece en hüzünlü şiirleri yaza bilirim her sabah seni ararım papatyalar arasında gönlüm rüzgarlarını arıyor simdi. Kim bilir şimdi nerede okşadığım saçların ya gözlerin yine öyle masum mu bakıyor kirpiklerinde yine rüzgarlar geliyor mu içimi rahatlatan yine seninle her mevsim bahar mine çıkar sevgim seni tutamadı... Devamı

..::Yağmur Yağıyor ve Sen Yoksun::..

2010-02-05 21:07:00

  Yağmur yağıyor! Hem de sağanak halinde!...   “-utangaç suların sırdaşı oldum/ yüreğim üşüyor, ömrüm firari-” Ama sen yoksun!...   Belki de insanların en duygusal olduğu, yalan söylemediği, sevdâlı gözlerin sislenip birer cigara yaktığı, sevginin; Kitaplar arasındaki kurutulmuş güllerden kurtulup sessiz bir ceylan gibi yüreklere girdiği ve yalnızlıkların ilk karanfil yaprağında büyüdüğü, çoğu kez de hüzünle birlikte sessizlik içinde yaşanan bir andır bu...   Fakat kimsecikler farkına varmaz bile... Olsa olsa ancak şairler hatırlar yağmur kokan bir sabaha karşı camlarını açtıklarını.   Havada asılı kalmış bir bulutu, bir kuşun titreyerek uçtuğunu, gül yaprakları üzerinde tomur tomur gülümseyen şebnemleri, yalan yeminlerin şâhidi papatyaların göz yaşlarıyla ıslandığını ancak şâirler hisseder...   “Ve bütün bunlar; aşkın güzelliğiyledir! ” derler!...   Yağmur yağıyor! Hem de sağanak hâlinde!...   “-utangaç suların sırdaşı oldum/ yüreğim üşüyor, ömrüm firâri-” Yağıyor işte;   Korkarak, yavaş sesle... Hatta bazen cesaretleniyor benim gibi, ve hışımla vuruyor camlara...   Sonra yine ürkek! İhanet edercesine... Offf serçeeee! ...   Yağmur yağıyor! Fısıltıyla, nazla... Bir eski hikayenin sonunu getirircesine... İnsanlar bilmiyor bu hikâyeyi, gökyüzü dilsiz!...   Hava da anlaşılamamanın verdiği kahrolası hüzün... Ah şu esrik bulutlarda geçmese gözlerimden, derken...   Yağmur yağıyor işte “ömrüm firârî” makamında... “Yüreğim üşüyor...! ” Ve ben b... Devamı

Seni Özlüyorum...

2010-01-30 14:26:00

  Seni özlüyorum. Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini. Seni özlüyorum işte... Her kavgamızın sonunda çekdiğim sancıları, seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile. Seni özlüyorum kabul ettim artık bunu... Gözbebeklerimin içine yerleşmişsin ve dünyada iyiye ve güzele dair ne varsa içinde sen varsın. Meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana her gün, martıların gözlerinde. Bir papatya demetinin üstündeki uğur böceği oluyorsun, ayın şavkında, umudun mavisindeki en çok bu renge tutkunum bilirsin sen varsın. Yüreğime işlemişim seni bir dantel gibi ince ince düğümlerle... Çözülemezsin çözmem seni. Oradasın orada kalmalısın. Çünkü bir tek sen bu yüreğe yakışırsın. Her gün içimi ısıtan asıl sensin sıcacık ışıklarında tüm ruhumu saran, her yeni güne gözümü acar açmaz içine doluştuğu bir günaydınsın. Seni özlemek dayanılmaz hale geldğinde bile hiç isyan etmiyorum. Çünkü içimdesin ve seni göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum. Özlemin sancılarıyla bedenim her gün ölse de aslında her güne yeniden doğuyorum. Seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çok.. Doğrularını yanlışlarını sorgulamadan, bir çocuk yüreği gibi masumca yaşıyorum seni. Bu hayata verdiğim her nefesde gittiğim her yerde sende benimle birlikte varsın. O yüzden yalnızlık hiç bilmiyorum. Asla değiştirmeden, en katıksız halinle seviyorum seni. Özgürleşiyor aşkımız, sevdikçe büyüyor özledikçe y&u... Devamı

Gözyaşlarım aydınlatıyor şehrimin karanlık sokaklarını...

2010-01-23 11:34:00

    Gözyaşlarım aydınlatıyor şehrimin karanlık sokaklarını. Ağır aksak yürüyorum hayatımın karelerinde. Kimi zaman düz yollarda sebepsizce yıkıldım kimi zaman yıkılanları topladım yalnızlığı yavan dudaklarımla emerken. Hep gölgelerde yalnız başıma güneşin doğuşunu seyrettim. Bir yudum sevgiye tutunup kirlenmemiş umutlarımı düşledim. Sevdanın kollarında bir dirhem umut aradım durdum. Kuş tüyü yastıklarda delice yaşamak değildi benimkisi. Sadece yüreğimden akan kanlı gözyaşlarımı yüreğiyle silecek bir sevda.   Çok muydu bu istediklerim onu da bilemiyorum. Yorgun savaşçı gibi acıyı emdim dudaklarımla. Herkesin gönül evinde bir acı yanıyordu biliyorum. Benim de yanıyordu. Diğerlerinden tek farkı; bedenimde acımasızca kendi yüreğimi yakıyordum...   Herkes kendisine umut yollarında sevda çiçekleri ekerken ben yüreğimi törpülüyordum yanık ağıtlarda. Yalnızlıklarda kendimi öldürüp umutlara gebe kalıyordum her sabah. Şafak ağarmadan bir bilinmezliğe yürüyordum ayaklarımı su birikintilerine çarpa çarpa. Tükettim umutlarımı yalnızlığın dar sokaklarında.   Düştüm yaralandım yalnızlığa itildim. Ama her şeye inat umutsuzluğa pes etmedim. Diz çökmedim karanlığın arsız bedenine. Hayallerimde büyüttüm içimdeki çocuğu.   Karanlıklar üşüşse başıma gözlerimdeki aydınlığı serdim duvarlara. Büyük mutlulukların peşinde değil; bir hayalin verdiği bir tutam sevgiyle yaşadım. Süslü cümlelerin zengin satırlarında değil; fakir yüreğimin umut dolu hecelerinde sevdim hayatı.   Kavuşmayı değil hep hasretin yolları gözetledim durdum. Bencil değildim hiçbir zaman. Yüreğimi ve bedenimi sevgilinin bir ... Devamı

Sığamadım Yüreğine....

2010-01-15 20:53:00

  Sığamadım Yüreğine.... Kırgın düşlerimden uzaki kırgın kalbimi avutamıyorum artık sevgili. Her yeni gelen gün bir başka kırgınlığa gebe. Ve ben her yeni gelen günle bir parçamı daha kaybediyorum... Canım yanıyor sevgili... Göğsümün tam orta yerindeki sızıya dayanamıyorum. Bu sen kokan, tadı tuzu sen olan oda, her bir sokağı ve caddesiyle, adı sen olan bu şehir dar geliyor bana.. Sığamıyorum hiçbir yere... Tıpkı yüreğine sığamadım gibi... Senin için herşey olmayı beklerken, hiçbir şeyin olmanın verdiği dayanılmaz acıyı, hafifletmiyor hayata baktığım pencereden yüzüme iliştirmeye çalıştığım çocuksu tebessüm. Sensiz geçen her yarım günde, bana seni seviyorum derken, gitmem için aralık bıraktığın kapıya yaklaştım adım adım. Kapının önüne geldiğimde ise... Durdum sevgili... Öylece... sessizce... şizofrence... Kal demeni bekledim... Çaresizlikten yitip giden çocuksu ruhum içinde binlerce dua ederek... Ellerimi yüzüme sürüşümün ardından amin deyişim kadar kısa bir andı.... Belki de asırlar süren bir bekleyişti... Kal demeni bekledim orda... Kal deseydin kalırdım... Demedin oysa... Kaç kez vazgeç dedi bu yürek, kaç kez yok olmak istedi... Oysa ne coşku doluydu yüreklerimiz başlarken yeni bir hayata... Gecelerimizi de, gündüzlerimizi de adamaya hazırdık birbirimize... Koşulsuz, içten ve sımsıcaktı duygularımız... Her yeni gelen günü alarak yarından, mutluluklar içinde teslim edecektik düne... Dünden bugüne... Ne değişti peki sevgili. Hüzünbaz akşamlardan arta kalan demlenmiş acılardan sıyrılarak, çaresizlik tavındaki içi dışı sen olan yüreğime bir çıkar yol bulmak adına... Sevgi dilendim senden... Olur olma... Devamı

Gözyaşlarımı Efkarıma Kattım Bu Gece...

2010-01-14 19:26:00

  Gözyaşlarımı Efkarıma Kattım Bu Gece   Yalnızca seni özlemek geliyor içimden... Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde Kağıdı kalemi elime alıp seninle dertleşmek yalnızca sana yazmak yalnızca seni özlemek geliyor içimden...   Sana yazmak... "Sana seni Yazmak" Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları... Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleriyle tüm benliğimle sana yağmak istiyorum... Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın Ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.Bu gece yine yağmur yağıyor... Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın... yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı! Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı... İşte seni haykırıyorum!!! Sensizliğe alışamamış yüreğime!!!   Bu gece gene yağmur yağıyor. Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece. Sevdamı umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttı Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında... İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...   Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala. Hala sensizliğim duruyor yanı başımda... Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. ... Devamı

Uçurumlardan Atamadığım Kalbime ...

2010-01-09 19:32:00
Uçurumlardan Atamadığım Kalbime ... |  görsel 1

Uçurumlardan Atamadığım Kalbime Yaşam yanı başımdan akıp gidiyor ve ben bir türlü yetişemiyorum. Yüreğimde buruk bir acıyla bakakalıyorum ardından. Anılardan kırıntılar var hatırımda, anlamsız ucuz zamanlara dair. Oysa anlamı olan bir şeyler arıyorum geçmişimde... Anlamı olan bir şeyler girsin istiyorum hayatıma... Hayatın bir yerinde bir fotoğrafa girmeye zorluyorum kendimi. Ama hep kenarda kalıyorum. Ben mi seçiyorum orayı hep? Yoksa onlar mı bana uygun görüyor, kestiremiyorum? Hep orada, yalanın, üçkağıdın, ikiyüzlülüğün, yalakacılığın olmadığı yerde kalıyorum. Hep kenarı uygun görüyorlar bana. Ortaları yalancılar, yağcılar, onursuzlar, üçkağıtçılar kapıyor... Gözlerime bakıpta asıl utanması gerekenler utanmıyor ey hayat, ben utanıyorum onların yerine, utanmazlıklarından ruhum daralıyor, yüreğim inciniyor. Bazen çevremden, her şeyden kaçıp kurtulmak istiyorum. Hayatın bu kirli sahnesinde insanın iğrençliği tiksindiriyor beni. Biliyorum ben iyi bir oyuncu değilim, kıvıramıyorum, kavrayamıyorum senaryoyu. Hayat yalancıyı,onursuzu, kıvıranı seviyor neylersin. Oyunun içinde aşağılık rolünü iyi oynayanı seviyor. Yüreğiyle değil, beyniyle oynayanı seviyor. Aldatmanın aldatılmaktan daha makbule geçtiği bir zamandayız ey hayat, bu yüzden hep aldatıldım... Oyunun adını bulmaya çalışıyorum, anlamaya çabalıyorum senaryosunu. Sevdiklerimin gözlerine bakıyorum, sevmediklerimin. Beni seviyor görünenlerin gözlerine bakıyorum, sevmeyenlerin. (Keşfettiklerim) bulduklarım, anladıklarım ürkütüyor beni. Ürküyorum hayattan ve hayatın rölünü iyi oynayan utanmaz haytalardan... Çevremdekilere bakıyorum mertlik, dürüstlük denen kavramlar çoğuna yakışmıyor. Küç... Devamı