Sensizlikmiş yalnızlık.

2013-03-29 15:40:00
Sensizlikmiş yalnızlık. |  görsel 1

    Bu sevdaya düşmeden önce bilmezdim nasıl da bir başına kalınır o koskoca kalabalıklarda. Onca insanın ortasında olup da onca yürekte yer bulup da nasıl kimsesiz kalınır bilmezdim gülerdim kahkahayla. Kulak arkası ettiğim sevgiler ilgiler ve çiçeklerinden önce yapraklarını dallarını göremediğim ağaçlar ya da güneş hep gün batımı denk geldiğim bu derttendir belki de. Yalnızlıkmış sensizlik bilemedim. Bilmezdim nasıl da kördüğüm olursun kimsesizliğinle bu sevdaya düşmeden önce. Koşup koşup da koparmış gibi ipini bilmezdim nasıl da varamazsın kendine düşe kalka yara bere dizlerin dirseklerin. Kan çanağı gözlerin ağlayamazsın. Her yeni günle beraber sızmak için pencerenden odana bekliyorum geceyle gündüzün sessiz buluşmasını gözkapaklarım hasret birbirine bu derttendir belki de. Yalnızlıkmış sensizlik anlıyorum. Bu sevdaya düşmeden önce nasıl da yetmezmiş güç kırmaya zincirlerini bilmezdim bundanmış kaçamayışım kendime. Ellerime kollarıma yapışan bir şeyler var ayak bileklerime kenetlenen eller bir silkinişle geride bıraktığım kimseler var bir de yüreğimde yer edenler. Bilmezdim sorumlu dünlerin sorunsuz bir yarın hediye edeceğini bana. Benim yarınlarım onların dünlerine benzemesin diye bekliyorum henüz ışıyacağım elbet alacakaranlık vaktidir şimdilik bu derttendir belki de. Sensizlik yalnızlıkmış biliyorum. Nasıl da sabahlar gözbebeklerimde biri bilmezdim bu sevdaya düşmeden önce. Bilmezdim bir adımlık bakış kadar yakınken bana nasıl da uzak kalırsın. Ah bu mesafe geçer sevdamı da. Ufacık kareler var hayatımdan alınma; kiminde bir kaçamak bakışın gülümseyen yüzün ya da şöyle uzaktan yürüyüp gidişin kimindeyse. Öyle büyütürüm ki göz&u... Devamı

Vuslatı senin yüreğinde yaşamaya geliyorum

2013-03-22 20:42:00
Vuslatı senin yüreğinde yaşamaya geliyorum |  görsel 1

                            İmkansızlığı yokluğun zindanda asıp Vuslatı senin yüreğinde yaşamaya geliyorum.. " Sana geliyorum umut tarlalarına " sevdamızın " güneşini ekerek. Vuslat kelimelerini tozlu raflardan indirip sana geliyorum. Biliyorum, avuçlarında hasretin alazları yanıyor.. Külleniyor vuslatın kelimeleri yüreğinde.. Bekle beni, avuç içlerindeki kör olası yangınları ıslak kirpiklerimle söndürmeye geliyorum. Yürüyorum zifiri uçurumları aşarak. Gözlerin " gelecek diye " perdelerin arasında gözyaşıyla ıslanmasın. Ben karanfillerin gülümsediği kuşluk vaktinde saçlarına süzüleceğim. Haydi, saat çoktan gece yarısını geçmiş olmalı oralarda..Uyutamasan da hasreti, ne olur gözlerini kapa yıldızlara.. Ben gelirken, yüzündeki hüzün bulutlarını topla göğünden ve uykuya dalmış " vuslat " türkülerini kaldır kirpiklerinden.. Umut fakiri sevdamla kana kana gülüşlerini avuçlarından içmeye geliyorum. Uykular haram sana kavuşana kadar. Geldiğimde bir tutsam ellerini, bir öpsem yüreğini goncalar tebessüm edecek toprağın altından..Güller dökülecek yıldızların avuçlarından..Ah bir sarılsam sana..Rüzgar bile kıskanırdı kavuşmamızı..Sana geliyorum. Leyla sına ağlamaklı Mecnun yoldaşım, Aslı sına kavuşması prangalı Ferhat ise arkadaşım oldu bu yolculukta. Biliyorum zaman akmıyor takvimlerin belinden..Saatler gece yarısını çoktan geçse de uzanamıyorsun yatağına..Hissediyorum bana kavuşmadan yatağına sanki çiviler serpiştirilmiş..Haydi, kapat perdelerini..Süzülmesin gözlerinden yanağına doğru ıslak nehirlerin..Mahpusa düşmesi... Devamı

Ey körlüğümü kör eden gece! Ne düşerki payıma zifir sessizliğind

2013-03-09 15:20:00
Ey körlüğümü kör eden gece! Ne düşerki payıma zifir sessizliğind |  görsel 1

    Yâr yardı yüreğimi ben; sen kanadım... Ne Le0yla'ya Mecnun kalabildim senin varlığında nede kendimi atabilecek bir kuyu bulabildim yokluğunda... Ben ne dağlar delecek kadar aşıktım nede uğruna ölünecek kadar maşuk... Kalbimin çöllerini aşamasada Mecnun gözlerimin kuytularında boğulsada aşk ve yalan kadar sadık olamasamda yalan hayata ben; sen kadar zifir yazgımla bir sana sadık kalabildim bu hayatta birde ölüme... Züleyha'lığa Mecnun Firavunlar "gayri sadık" damgası vurup kendi hayatımın gözlerinden düşürürken beni; ben senin gözlerinde ne çok büyüdüğümün bilincinde değildim elbet... Ebedi aşksızlığa müebbet kararı vurulsada tek celsede boynuma ben; kendi hükmümü kendim yazdım alnıma... Yusuf'un gözleriyle dirilmek adına atıp kendimi kör kuyulara müebbet suskunluğu urgan yaptım boynuma... Uzak kentlerin baykuş çığlıklarına gizledim sessizliğimi... Sen karanlığını yakan zılgıtlarıma aldırış bile etmezken kör kuyularda körelen susuşlarım sadece kendi gözlerimde ya,nkı buldu... Sen seninle körelttiğim gözlerime martı leşleri sundun günaydınları hiç olmayan sabahlarımı aydınlatmak adına... Üstelik yâr dedin ölü kuşlarını astığın yalancı sabahlara... Koynunda yediverenler yeşertmek adına beni martı leşlerine terkettin ve gittin... Ben yarsız kaldım... Yani yarasız... Yani sensiz... Şimdilerde bana bıraktığın yalancı yarlara yalan yaralar kanatıyorum... Düş yiyen gözlerimi martı leşlerine çevirip: "Bak yar!" diyorum... "Bak yar!" Yıldız yıldız söktüm sen yazılı göğümün alfabesini... Kör sitemler batırdım adını aydınlatan tümcelerime... Gün yüzü görmeyen yüzüme yar yüzünü haram kıldım... Kendime a&cc... Devamı

Gece SSesleri

2013-01-27 18:52:00
Gece SSesleri |  görsel 1

                              Bu gecenin belirtileri olan ay ve yıldızlar nerede. Kim aldı onları, neden her yer karanlık, şu hızlı hızlı yağan yağmurda hiç durmayacak mı? Hem neden damlaların yere düşüşünün sesi duyulmuyor? Niye herkes sessiz, niye konuşmuyor. Allah’ım delireceğim. Sessizlik tıkır tıkır ediyor beynim de, garipten sesler gelir gibi oluyor kulağıma donuyorum tir tir titriyorum. Anladım uykular haram bana. Geceler bitmek bilmiyor bir türlü bir o yana bir bu yana sanki mekik dokuyorum evde. Sanki ev hapishane bense mahkûm cezam sensizlik. Ne gelenim var ne de gidenim. Allah’ım onsuzluğun bitmesini bekliyorum. Allah kahretsin bitmiyor. İçim eriyor yok oluyorum yavaş yavaş. Kalp atışlarım normalden çıktı yavaşlamaya başladı. Damarlarımdan kan çekiliyor, üşüyorum, dayanacak gücüm kalmadı. Sensizliğin müebbedi çok zormuş anladım. Dayanılmaz olduğunu anladım. Keşke gelsen burada olmanı o kadar çok isterdim ki… Yavaş yavaş sokulsaydın bana tenimden damarlarıma, damarlarım dan da kalbime kalbimden damarlarıma kan gelse oradan da bedenime can gelse, şu sessiz renksiz geceyi aydınlatsaydın çok mu olurdu sanki. O kadar çok yalnız hissediyorum ki kendimi sensiz. Arkadaşlarla birlikteyken onlarda da hiç tat denen bir şey bırakmıyorum. Onun için kimsenin yanına çıkamaz olmuştum. Sen yokken kendi kendime kabuğuma saklanmıştım. Anlatamam ki tek kelimeyle çok kötü hem de çok… Şarkımız hep acı dolu sensiz anlarda. Her bu şarkıyı dinleyişim de buram buram sen, burcu burcu hasret kokuyor. Onun için şarkımızla da aram kötüleşti küstü şarkımız bana. Ama dinledikçe yavaş yavaş bir şeyler kopuy... Devamı

Gözlerinin bitki örtüsü

2013-01-20 11:58:00
Gözlerinin bitki örtüsü |  görsel 1

    Gözlerinin bitki örtüsü bir cam tarlası… Bedenimi sarmış topraklarında kan kırıntıları var. Parmaklarım ucunda dudaklarının son zindanı kapanırken, alçılı kalbimde yalnızlığın telaşları büyüyor. Kabataslak çizilmiş hasretin ilk işine çıkmış bende. Sustu gelişi beğenilmeyen mevsimler gibi içim. Ne yağdırdığım yağmuru beğendirebildim, ne de açtığım güneşi. İnsanoğlu deyip geçemedim ben sana. Ar etti yüreğim, ar etti dünyalık rüzgârlarım. Verilince doyan akvaryum gibiyim. Camlara sıkıştırılmış bedelleri ödüyorum. Ağzım hep açık ayrılığının acemiliklerine. Sayfalarca istifa dilekçesi yazdı gözlerim hayata. Kovulmayı da beceremedim sebepsiz yaşamaktan. Bir yanımda yeter hatıraların, bir yanımda aşısız yalnızlıkların. Isırıldım işte bir gece ayrılığı tarafından. Aşkımın bilim dünyası utandı okuduğu yıllardan. Hiç yüzünde utanması kalmamış saçımı tarayan çaresizliklerin. Herkesin içinde dileniyorlar canıma. Bahçemde köyünden kavulmuş rüzgârlar, benim kadar kullanılmış benim kadar alışamamış alışmaya. Neler kaybettiğim umurumda değil, ellerimde tanık birkaç gözyaşı… Kamyon kamyon yabancı acılar yüklü suratımda. Ateşle yaklaşmayın, kalbimin habersizliğine. Bıraktım kendimi bırakıldığım kadar. Bir mahalle uyanışı, curcuna ciğerlerim. Duman takımlı ahbaplarım. Dudaklarım hiç kurumadı kaç zamandır. Ruhuma kirasını artırdı bedenin, paracı bir ev sahibi yokluğunda. Harcadım yastık altındaki gülüşlerimi. Artık sermayeden yiyor bu senden sonra gelenlere direnişim. Zaten haberini aldım. Ayrılık bu sabah ele geçirmiş başkentimi. Ordularımı geri çektim kederlerimin üstlerinden. Bir başımayım artık. Kendimde, kendimden ayrı bir aşk sevdasıdır gidiyor. Sonundayım ya da ... Devamı

Zemheride Hayalini Yorgan Yapıp Örtüyorum Üşüyen Ruhumun Üstüne

2013-01-10 13:18:00
Zemheride Hayalini Yorgan Yapıp Örtüyorum Üşüyen Ruhumun Üstüne |  görsel 1

                  Uykusuzluk sürdüm bu akşam yine gecenin üzerine, sevdanın adıyla bakarım doğsun diye güneşe kardelenler gibi sonum olsa da güneş, aydınlık da bakmak istiyorum yüreğine med cezirli bir gecedeyim bir varsın bir yok, varlığın kainat ta bedel yokluğun ölümden beter gül yüreklim dönemlim artık yönümüzü mutluluğa aşkımızın üstüne sürdüğümüz bu kadar acı hüzün yeter… umudun sonsuz okyanuslarına küreği kırık bir sandalla açılıp, senli düşlerin bağdaş kurum beklediği aşkın batık gemisini arıyorum. funda edilmiş yüreğim sanki her an daha da batıyorum. sana ger dalışımda aşkınla vurgun yiyorum. Her sonbahar düşüyor düşlerim umutlarımdan yaprak yaprak, ve her bahar sürgün yiyorum arıdan baldan kırdan karadan uzak düş denizlerinin ufkuna. Herkes aşık olup aşkı yaşarken ben aşkını arıyorum aşk mevsiminde Şiirler biriktiriyordum sana okumak için yüreğimin iç cebinde .. yüreğimi açtım bekliyorum gelmeni sakladığım sevdaya dair yaşanacak ne varsa yaşamak için senle, hep seni bekledim bekleyeceğim de hep seni aradım arayacağımda. haritam yırtık pusulam bozuk rotam kayıp olsa da bilinmeyen denizlerde bilinmeyen limanlarda gül yüreklim Sana çıkıyor oysa yüreğimden geçen tüm rotalar. peki neden halen yitiksin düşlerimden ötedesin. ben sana koşarken sen düşlerimde kayboluyorsun. Hep aynı rotada yol alıyorum bilinmeyen bir okyanus da, lodosa tutulmuş bir kayık gibi yalpalıyor yüreğim iskele, sancak kaybolmuşluğum, derbederliğim senin son bulur ancak. kader mahkumları gibi aylılığın kaplarının hiç açılmamak üzere kapanmasını bekliyorum. .zemheride hayalini yorgan yapıp örtü... Devamı

İsimsiz

2012-12-19 13:38:00
İsimsiz |  görsel 1

                     Geceyi sessizce bitirmeye hazırlanırken çalan kapının sesiyle irkildi. Nicedir kimse gelmemişti kapısına. Kimseyi de istemiyordu zaten. İçindeki maviler donmuştu. Bir sevdayı tek başına yaşamayı seçmişti. Yalnızlığının sorumluluğunu taşıyacak kadar yürekliydi. Geceler bir sancı olup içine işlerdi; ama yüreğinin en güzel yerine oturttu...ğu o sevdayı düşündükçe içine yayılan Sıcaklık alıp götürürdü tüm sancılarını. Ne kadar zamandır böyleydi, ne kadar zamandır en yakın dostu özlem olmuştu, hatırlamıyordu. Evet özlüyordu. Çünkü özlemin içinde o deli sevdasını buluyordu. Gidenlerin arkasından ağıt yakmamayı çoktan öğrenmişti; ama bu başkaydı. Kimseyi onun kadar sevmemişti. Birine anlatmaya kalksa sözcükler yetmiyor, acizleşiyordu. Neye benzetse, bir yeri eksik kalıyordu. Hep ona dokunmak, hep onu hissetmek ve hep onu yaşamak istiyordu. Bu yüzden onun olmamasını bile umursamıyordu artık. Sevdasını, sevgilisi olmadan yaşıyordu. O gittiğinden beri hayatına girip çıkan kimseyi kabullenememişti yüreği. Başka bedenlerle; ama onunla sevişmişti. Sonra da utanmıştı kendinden.. Her sevişmesi üçlü bir ihanetle sonuçlanmıştı. Kendini, bitmeyen sevdasını ve o yabancı bedeni aldatmıştı hep... Kapıyı açmak için yerinden kalktığında Masada duran deli sevdasının yazdığı bir yazıya ilişti gözü.. “Gözlerini almalıydım karşıma, aldım. Her yerime aldım seni.. Günler geçtikçe her dokun işliyor bir yerlerime. Masmavi bir yere götürdün beni, kendimi göreyim diye.. Ellerimi tuttun benim, kanım daha hızlı aksın diye.. Dudaklarımı öptün benim, kafamı yastığa koyduğumda sen... Devamı

Yokluğunu Rüzgâra Bıraktım

2012-12-06 10:38:00
Yokluğunu Rüzgâra Bıraktım |  görsel 1

       Yokluğunu rüzgâra bıraktım, nereye istiyorsa götürsün diye. Aklımda, elimde, dilimde kalanla idare etmeyi deneyeceğim. Yokluğunu Rüzgâra Bıraktım… Sensizliği attım sokağa bugün, seninle geçirdiklerime anlamlar yükleyip, çerçevelerle duvarlarımı süsleyeceğim. Yokluğuna isyan etmektense, senden kalanlarla keyifleneceğim. Issız kaldı sen gidince her yan, her tarafa soğuk bir sis çöktü şu Ağustos akşamında. Neden sendelediysem salondaki o kanepenin yanında, düştüm, elim acıdı. Baktım kalbim daha çok acımıştı, kalktım. Sensizliğe takılı kalmış aklım, bunu fark edince suratıma bir tokat çaktım. Hayat böyle mi geçecek? Kendime kızdım, hatta biraz bağırdım. Gidenin ardından yas tutacak kadar ömrüm olduğunu bana kim söyledi? Kendine gel diye söylendim bayağı, sonra gülümsedim. Yokluklara takılmaya alışmışız. Sahip olmadıklarımıza özenmekten, elimizdekilerin kıymetini bilmeyi unutmuşuz. Oysa benim elimde anılarım var! Elbette daha güzel olurdu birlikte yaşasaydık, birlikte yaşlansaydık… Biraz daha anı biriktirseydik hatırlanacak, eskirse veya kirlenirse diğerleri diye, cebimizde biraz daha anı tutsaydık ama olmadı, ne yapalım? Ben bugün aklımı yokluğundan çekip, varlığının yanına koydum. Sensizliğe ağlamak yerine, senden öğrendiklerime sevinmeye başladım. Sen olsan da, olmasan da yürüyecek bir ömürde, uzun uzun arkandan ağlamayı hicap saydım. Yokluğunu rüzgara bıraktım.. Devamı

Sadece Gel

2012-11-29 20:44:00
Sadece Gel |  görsel 1

                                             Tutuşturmuşuz denizi seyreliyoruz yanarak, kavrularak..Sen bilir misin varlığıyla hayata tutunduğun, yokluğuyla hayattan koptuğun insanın hiç var olmaması nedir? Hiç yanında olmaması, bir daha hiç yanında olmaması…İçin hiç bu kadar çok burkuldu mu senin.? Hıçkırarak ağladın mı hiç bir hayırsız yüzünden? Üstü kalsın deyip beş para etmez birini sevdin mi sen hiç?? Seni sevmek tam da böyle bir şey işte..!       Nice zamandır seviyorum ben seni. Umarsız, dermansız..Kıyıda köşede kalmış çığlıklarımdan bihabersin sen şimdi. Haddi hesabı yok akan yaşlarımın..Ve senin bundan da yok haberin. Ağlamayı çok isteyip, bir türlü ağlayamadığım anları anlatırım anlatmasına da, inanmazsın. Kenarı bükülmüş bir fotoğrafa ne anlamlar yüklediğimi, ne mutluluklar sığdırdığımı anlatsam, ona da inanmazsın. Çünkü sen benim gibi yanamazsın, yapamazsın. Yanayım desen hani, katlanamazsın! Katlanılacak gibi değil çünkü kendimden biliyorum. Yangınımdan biliyorum.    Sana söylenecek ne kaldı artık, onu bilmiyorum. Benliğimin büründüğü matem havasını, bedenimin büründüğü siyahları anlatsam ilgini çeker mi ki? Tek bir saniye için durup beni dinleyebilir misin hayal kırıklığımı anlatmaya yeltensem??Varsayalım dinledin, anlar mısın beni? Hak verir misin? Her duamda adının geçtiğini söylememe gerek yoktur sanırım.Adın, suretin, hatıran her daim bende.İçimde, dualarımda, her anımda, dört bir yanımda..Sarhoşluğumu bahane olarak gösterip d&uum... Devamı

Birtanem'e

2012-11-24 18:02:00
Birtaneme |  görsel 1

                                                                              Nasıl yazayım, nereden başlayayım bir türlü bilemiyorum. Noktalama ve imla kurallarına aldırmadaniçimden geldiği gibi yazacağım. Eğer bir şeyleri düzeltebilmeme yardımcı olacaksa sayfa sayfa yazacağım. İçimde kopan fırtınaları cesurca dürüstçe her şeyi yazacağım. Hayatıma giren en güzel şeysin, hayatımdaki en özel şeysin sen… Nasıl anlatıyım ki; neden sevdiğimi soruyorsun bana, neden bu kadar bağlı olduğumu… Bağlılık konusuna daha sonra geleceğim. Önce sevgimin nedenlerinden bahsedeceğim sana. Bir kere bambaşka biri olmama neden oldun sen, hayatıma önem geldi. Değer geldi, umut geldi. Seninle birlikte hiç bir şeyin gerçekliğine inanmazken sen aklımı başıma getirdin benim. Gerçekten doğru insanlar da varmış, dürüst insanlarda varmış dedim. Özü sözü bir sözünde duran mert insanlarda varmış. Hiç tatmadığım bir şeyi tattım seninle. Ne biliyor musun? İlk kez birisi benim sağlığımı benden fazla düşündü, araştırdı, ilgilendi, ilacımı bile gönderdi. Ne bileyim bu o kadar gurur verici ki gerçekten önemsendiğimi hiç bu kadar hissetmedim. Birinin beni benden fazla düşünmesi ne kadar güzel bir duyguymuş meğer… Zaten hayrandım sana, bu sayede iki kat daha büyüdün gözümde. Çok değerli biriydin sen mutlaka hayatımda olmalıydın benim. İnsanın içine işleyen o güzel ... Devamı

Öyle Bir Bak Ki

2012-11-16 19:50:00
Öyle Bir Bak Ki |  görsel 1

        Bir adım daha atabilsem, sana bir adım daha yaklaşabilsem keşke… Belki o zaman sımsıkı tutarım ellerinden. Hem de öyle bir sımsıkı tutarım ki sen bile şaşırır, hayran kalırsın. Gözlerimle değil, ellerimle anlatırım sana içtenliğimi, sana olan sevgimi… Ama dur bir saniye! Sana bir adım kadar yakınsam eğer, sende bana bir adım kadar yakınsın demektir. O adımı pekâlâ sende atabilirsin! “Sevmek, bazen fedakârlık yapmak demektir” derler hep, bu sefer fedakarlığı senden bekliyorum tabi eğer seviyorsan… Bir şey söylemene gerek yok, bana öyle bir bakış at ki ben her şeyi anlayayım, öyle bir bakış at ki içimde erimeyen hiç bir organ kalmasın. Ben seni ararken kendimden vazgeçmiş, harab ve bitap düşmüş durumdayım, yolların hep yokuş hep tırmanış gerektirdi. Artık düzlüklerine, en güzel çiçeklerinin olduğu bahçeye ulaştım ve hatta sana da ulaştım ancak dedim ya sadece bir adım kaldı. En zor, en acımasız, en imkânsız, en büyülü, en akıl karıştırıcı adım… Şimdi o içimi kıpır kıpır yapacak yüzünü kaldır ve bak bana, korkma hiç bir kararın yüzüme bakmamandan daha can acıtıcı olamayacaktır. Git dersen hemen giderim sana ait bu bahçelerden, kal dersen kalabilir miyim bilemem ama denerim hem de hiç bir şeyi denemediğim kadar ısrarcı bir şekilde denerim. Hiç kıskanmam seni, hiç üzmem, hiç bırakmam ellerini, hep beklerim ben seni hiç şikâyet etmem inan… Beklerim, bugüne kadar beklemedim mi? Hiç ümit yokken bekledim ben, şimdi bir ümidim var çünkü artık karşındayım! Öyle bir bak bana ki, ya ömür boyu beklemeye devam edeyim yâda…... Devamı

Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşını

2012-11-11 10:39:00
Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşını |  görsel 1

             Hiç sevmedim kimseyi senin kadar.... Yüreğim yanmadı hiç bu kadar..." Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hiç düşündünüz mü ve neleri yıkabiliyor tek başına ? Bir eli tutmak bir insanı hayata bağlamakla eş değerde olabiliyorsa eğer bunun adı aşktır. Böyle bir eli tutmak hayatı bulmaktır belki de.... Hiç sevmedim seni sevdiğim kadar dersin birine ve sonra onun arkasına dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata bağlamak bir eliyle o verdiği hayatı geri almak gibi... Bazen mecburu ayrılıklar mecburi acılar yaratır. Bile bile kapıyı aralık bırakırsın ve tüm yalnızlığın ve hüznün içeri dolmasına izin verirsin. Buna rağmen aklının bir köşesinde sonsuzluk vardır. Bitmedik , bitemez , bitmeyecek... Bir ömrü bir aşka adamaktır bu belki ve elbette yürek ister ayrıysan. Dönüş yolları geçilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanına beklersin hayatının ışığının o derin karanlıktan gelmesini. Zaman geçtikçe göremez olursun hiçbir şeyi gözlerinin buğusundan ve kalbinin karanlığından... Beklemek zordur eğer beklenen kalbinden çok uzakta ise... "Çok yalnızım, seninle bir yarım... Eğer elindeyse ne olur çal kapımı, Eğer yüreğindeysem ne olur sil göz yaşımı.." Bir hayatı kaybetmek bir elin sıcaklığını kaybetmekle eş değerse işte bu aşktır. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sıcaklığa terk edersin o el senden uzaklaşırken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir... Ne kadar umut edersen et korkular rahat bırakmaz aklını ve umudunu köreltir sonsuz telaşların o bekleyişte. İsyanın yükselir bastıramazsın çektiğin yalnızlığın en acımasız yanı canını yakmaya başlayınca. Tanrıya yalvarırsın son bir şans d... Devamı

Gökkuşağım...

2012-11-02 20:55:00
Gökkuşağım... |  görsel 1

    Hayata küstüğünüz, hiçbir şeyden zevk almadığınız, hiç ummadığınız bir zaman biri çıkar karşınıza... Gözleriniz kenetlenir birden, içinizden ılık ılık bir şeyler akar ama sözler dile gelmez bir türlü. İçiniz ısınmıştır sımsıcak olmuşunuzdur; dışarıya atarsınız kendinizi ne soğuğu ne de dışarıdaki kalabalığı hissedersiniz. Yüreğiniz serinlesin diye dışarı atmışınızdır kendinizi ama daha da ısınır içiniz… İşte arkadaşlarınız fark eder enerjinizi, mutluluğunuzu, anlatmak istemezsiniz onu kimseye sizi kimsenin anlamayacağınızı düşünürsünüz, bir anda olan deli bir aşktır sizinkisi…   Hani derler ya, sevince insanın yüreğinin bir yeri acıyor, titriyor diye, garip bir his, hoş olduğu kadar canını yakan bir tarafı da var o canını yakmak bile hoşunuza gider. Hayaller kurarsınız buluşmuşsunuz, elini tutmuşunuz bütün gün el ele diz dize gezmişsiniz hayalin verdiği mutluluk bile gözlerinizi yaşartır, ağlamak istersiniz. Ona gitmek istersiniz birden tüm duygularını açmak, ona kocaman bir seni seviyorum demek. Sonra karamsarlığa düşersiniz birden ya hepsi sizin hayalinizse ya her şey kötü olur, büyü bozulursa…     Gece 12 olmuştur ama hiç uykunuz gelmez. Gökyüzüne bakarsınız, gökteki en parlak yıldıza onun ismini verirsiniz. Radyonuzu açarsınız aşk şarkıları bir başka güzeldir artık. Hiç yazmayı sevmeyen siz bir anda şair olmuşunuzdur sayfalarca onu anlatan şiirler yazarsınız. Sabaha kadar uyuyamazsınız ama içiniz yinede enerji doludur çünkü onu göreceksiniz yine. Yolda giderken serserilik yapmak istersiniz her şeyi unutmak kuralsız yaşamak, karşınıza çıkan her duvara her şeye onun adını yazmak… Harika bir gün daha ge&c... Devamı

VUSLATI SENİN GÖZLERİNDE YAŞAMAK

2012-10-26 12:49:00
VUSLATI SENİN GÖZLERİNDE YAŞAMAK |  görsel 1

             İmkansızlığı yokluğun zindanda asıp Vuslatı senin yüreğinde yaşamaya geliyorum.. " Sana geliyorum umut tarlalarına " sevdamızın " güneşini ekerek. Vuslat kelimelerini tozlu raflardan indirip sana geliyorum. Biliyorum, avuçlarında hasretin alazları yanıyor.. Külleniyor vuslatın kelimeleri yüreğinde.. Bekle beni, avuç içlerindeki kör olası yangınları ıslak kirpiklerimle söndürmeye geliyorum. Yürüyorum zifiri uçurumları aşarak. Gözlerin " gelecek diye " perdelerin arasında gözyaşıyla ıslanmasın. Ben karanfillerin gülümsediği kuşluk vaktinde saçlarına süzüleceğim. Haydi, saat çoktan gece yarısını geçmiş olmalı oralarda..Uyutamasan da hasreti, ne olur gözlerini kapa yıldızlara.. Ben gelirken, yüzündeki hüzün bulutlarını topla göğünden ve uykuya dalmış " vuslat " türkülerini kaldır kirpiklerinden.. Umut fakiri sevdamla kana kana gülüşlerini avuçlarından içmeye geliyorum. Uykular haram sana kavuşana kadar. Geldiğimde bir tutsam ellerini, bir öpsem yüreğini goncalar tebessüm edecek toprağın altından..Güller dökülecek yıldızların avuçlarından..Ah bir sarılsam sana..Rüzgar bile kıskanırdı kavuşmamızı..Sana geliyorum. Leyla sına ağlamaklı Mecnun yoldaşım, Aslı sına kavuşması prangalı Ferhat ise arkadaşım oldu bu yolculukta. Biliyorum zaman akmıyor takvimlerin belinden..Saatler gece yarısını çoktan geçse de uzanamıyorsun yatağına..Hissediyorum bana kavuşmadan yatağına sanki çiviler serpiştirilmiş..Haydi, kapat perdelerini..Süzülmesin gözlerinden yanağına doğru ıslak nehirlerin..Mahpusa düşmesin sevda kokan kelimelerin..Bekle beni, geldiğimde cebinde biriktirdiğin gözyaşlarını... Devamı

Bu Gece Sen Yoksun

2012-10-21 15:31:00
Bu Gece Sen Yoksun |  görsel 1

            Sen yine yoksun bu gece... Evet sen yoksun, kar ve soğuk var bu gece...  Islanmak için sokaklarda yürüdüğüm yollar bomboş nedense... Bu gece kar var...  Ayın on dördü gibi cemalin, kar ve hayalin var bu gece yüreğimde...     Acaba bir gün ıslanmamak için koşarken, yolun kıyısındaki taşın oyuğunda ışıldar bir vaziyette, beni görüp avucuna aldığını bir hatıranda yazacak mısın.. Acaba birileri, benim yalnızca bir avucu dolduracak kadar saf kar suyu olduğumu bilebilecekler mi... Giderek avuçlarından, şırıl şırıl akan dere sularına verdiğin bir damla gözyaşı olduğumu bilebilecekler mi... Korkarım bilmeyecekler. .Elbette bilemeyecekler. .Bu kadar saf ve temiz bir sevdanın, bir yağmur damlasında saklı olduğunu kimse bilmeyecek.. .Kimse anlamayacak, uzaklığının bu kadar yakin olduğunu... Bir yıldız da buluştuğumuzu, kar ve tipiden hızlı hızlı kaçan insanlar bilemeyecek... Seni ne çok sevdiğimi sende bilemezsin kar tanem..Cama vuran her kar tanesi minik bir öpücük olsun, buradan ta oralara giden her kar tanesinde... Benim bir gülücüğümü gör pencerende, her tanenin düştüğünde çıkardığı seste, benim sesimi duyar gibi ol...Her damla tertemiz bir nefes olsun, sende sevgiye ve sevdaya giden...Ağlamak kadar gülmekte var su hayatta...   Hislerin en yoğun halini, özlemlerin en büyüğünü, sevdanın en zorunu istiyorum belki de, bir sen, bir de kış günü yağan kar tanesi var hayatımda... Yağan kar taneleri saçlarından kayıp alnından kirpiklerine dökülsün, gözlerinden yüzüne dağılıp yanaklarını okşasın, dudaklarına çarpıp boynundan aşağıya süzülsün... Bu gece yalnızım yine... Sen yoksun bu gece... Bu gece amansızca yağan bir... Devamı