Sensizlikmiş yalnızlık.

2013-03-29 15:40:00
Sensizlikmiş yalnızlık. |  görsel 1

    Bu sevdaya düşmeden önce bilmezdim nasıl da bir başına kalınır o koskoca kalabalıklarda. Onca insanın ortasında olup da onca yürekte yer bulup da nasıl kimsesiz kalınır bilmezdim gülerdim kahkahayla. Kulak arkası ettiğim sevgiler ilgiler ve çiçeklerinden önce yapraklarını dallarını göremediğim ağaçlar ya da güneş hep gün batımı denk geldiğim bu derttendir belki de. Yalnızlıkmış sensizlik bilemedim. Bilmezdim nasıl da kördüğüm olursun kimsesizliğinle bu sevdaya düşmeden önce. Koşup koşup da koparmış gibi ipini bilmezdim nasıl da varamazsın kendine düşe kalka yara bere dizlerin dirseklerin. Kan çanağı gözlerin ağlayamazsın. Her yeni günle beraber sızmak için pencerenden odana bekliyorum geceyle gündüzün sessiz buluşmasını gözkapaklarım hasret birbirine bu derttendir belki de. Yalnızlıkmış sensizlik anlıyorum. Bu sevdaya düşmeden önce nasıl da yetmezmiş güç kırmaya zincirlerini bilmezdim bundanmış kaçamayışım kendime. Ellerime kollarıma yapışan bir şeyler var ayak bileklerime kenetlenen eller bir silkinişle geride bıraktığım kimseler var bir de yüreğimde yer edenler. Bilmezdim sorumlu dünlerin sorunsuz bir yarın hediye edeceğini bana. Benim yarınlarım onların dünlerine benzemesin diye bekliyorum henüz ışıyacağım elbet alacakaranlık vaktidir şimdilik bu derttendir belki de. Sensizlik yalnızlıkmış biliyorum. Nasıl da sabahlar gözbebeklerimde biri bilmezdim bu sevdaya düşmeden önce. Bilmezdim bir adımlık bakış kadar yakınken bana nasıl da uzak kalırsın. Ah bu mesafe geçer sevdamı da. Ufacık kareler var hayatımdan alınma; kiminde bir kaçamak bakışın gülümseyen yüzün ya da şöyle uzaktan yürüyüp gidişin kimindeyse. Öyle büyütürüm ki göz&u... Devamı

İsimsiz

2012-12-19 13:38:00
İsimsiz |  görsel 1

                     Geceyi sessizce bitirmeye hazırlanırken çalan kapının sesiyle irkildi. Nicedir kimse gelmemişti kapısına. Kimseyi de istemiyordu zaten. İçindeki maviler donmuştu. Bir sevdayı tek başına yaşamayı seçmişti. Yalnızlığının sorumluluğunu taşıyacak kadar yürekliydi. Geceler bir sancı olup içine işlerdi; ama yüreğinin en güzel yerine oturttu...ğu o sevdayı düşündükçe içine yayılan Sıcaklık alıp götürürdü tüm sancılarını. Ne kadar zamandır böyleydi, ne kadar zamandır en yakın dostu özlem olmuştu, hatırlamıyordu. Evet özlüyordu. Çünkü özlemin içinde o deli sevdasını buluyordu. Gidenlerin arkasından ağıt yakmamayı çoktan öğrenmişti; ama bu başkaydı. Kimseyi onun kadar sevmemişti. Birine anlatmaya kalksa sözcükler yetmiyor, acizleşiyordu. Neye benzetse, bir yeri eksik kalıyordu. Hep ona dokunmak, hep onu hissetmek ve hep onu yaşamak istiyordu. Bu yüzden onun olmamasını bile umursamıyordu artık. Sevdasını, sevgilisi olmadan yaşıyordu. O gittiğinden beri hayatına girip çıkan kimseyi kabullenememişti yüreği. Başka bedenlerle; ama onunla sevişmişti. Sonra da utanmıştı kendinden.. Her sevişmesi üçlü bir ihanetle sonuçlanmıştı. Kendini, bitmeyen sevdasını ve o yabancı bedeni aldatmıştı hep... Kapıyı açmak için yerinden kalktığında Masada duran deli sevdasının yazdığı bir yazıya ilişti gözü.. “Gözlerini almalıydım karşıma, aldım. Her yerime aldım seni.. Günler geçtikçe her dokun işliyor bir yerlerime. Masmavi bir yere götürdün beni, kendimi göreyim diye.. Ellerimi tuttun benim, kanım daha hızlı aksın diye.. Dudaklarımı öptün benim, kafamı yastığa koyduğumda sen... Devamı

Sadece Gel

2012-11-29 20:44:00
Sadece Gel |  görsel 1

                                             Tutuşturmuşuz denizi seyreliyoruz yanarak, kavrularak..Sen bilir misin varlığıyla hayata tutunduğun, yokluğuyla hayattan koptuğun insanın hiç var olmaması nedir? Hiç yanında olmaması, bir daha hiç yanında olmaması…İçin hiç bu kadar çok burkuldu mu senin.? Hıçkırarak ağladın mı hiç bir hayırsız yüzünden? Üstü kalsın deyip beş para etmez birini sevdin mi sen hiç?? Seni sevmek tam da böyle bir şey işte..!       Nice zamandır seviyorum ben seni. Umarsız, dermansız..Kıyıda köşede kalmış çığlıklarımdan bihabersin sen şimdi. Haddi hesabı yok akan yaşlarımın..Ve senin bundan da yok haberin. Ağlamayı çok isteyip, bir türlü ağlayamadığım anları anlatırım anlatmasına da, inanmazsın. Kenarı bükülmüş bir fotoğrafa ne anlamlar yüklediğimi, ne mutluluklar sığdırdığımı anlatsam, ona da inanmazsın. Çünkü sen benim gibi yanamazsın, yapamazsın. Yanayım desen hani, katlanamazsın! Katlanılacak gibi değil çünkü kendimden biliyorum. Yangınımdan biliyorum.    Sana söylenecek ne kaldı artık, onu bilmiyorum. Benliğimin büründüğü matem havasını, bedenimin büründüğü siyahları anlatsam ilgini çeker mi ki? Tek bir saniye için durup beni dinleyebilir misin hayal kırıklığımı anlatmaya yeltensem??Varsayalım dinledin, anlar mısın beni? Hak verir misin? Her duamda adının geçtiğini söylememe gerek yoktur sanırım.Adın, suretin, hatıran her daim bende.İçimde, dualarımda, her anımda, dört bir yanımda..Sarhoşluğumu bahane olarak gösterip d&uum... Devamı

Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşını

2012-11-11 10:39:00
Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşını |  görsel 1

             Hiç sevmedim kimseyi senin kadar.... Yüreğim yanmadı hiç bu kadar..." Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hiç düşündünüz mü ve neleri yıkabiliyor tek başına ? Bir eli tutmak bir insanı hayata bağlamakla eş değerde olabiliyorsa eğer bunun adı aşktır. Böyle bir eli tutmak hayatı bulmaktır belki de.... Hiç sevmedim seni sevdiğim kadar dersin birine ve sonra onun arkasına dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata bağlamak bir eliyle o verdiği hayatı geri almak gibi... Bazen mecburu ayrılıklar mecburi acılar yaratır. Bile bile kapıyı aralık bırakırsın ve tüm yalnızlığın ve hüznün içeri dolmasına izin verirsin. Buna rağmen aklının bir köşesinde sonsuzluk vardır. Bitmedik , bitemez , bitmeyecek... Bir ömrü bir aşka adamaktır bu belki ve elbette yürek ister ayrıysan. Dönüş yolları geçilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanına beklersin hayatının ışığının o derin karanlıktan gelmesini. Zaman geçtikçe göremez olursun hiçbir şeyi gözlerinin buğusundan ve kalbinin karanlığından... Beklemek zordur eğer beklenen kalbinden çok uzakta ise... "Çok yalnızım, seninle bir yarım... Eğer elindeyse ne olur çal kapımı, Eğer yüreğindeysem ne olur sil göz yaşımı.." Bir hayatı kaybetmek bir elin sıcaklığını kaybetmekle eş değerse işte bu aşktır. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sıcaklığa terk edersin o el senden uzaklaşırken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir... Ne kadar umut edersen et korkular rahat bırakmaz aklını ve umudunu köreltir sonsuz telaşların o bekleyişte. İsyanın yükselir bastıramazsın çektiğin yalnızlığın en acımasız yanı canını yakmaya başlayınca. Tanrıya yalvarırsın son bir şans d... Devamı

Sensiz Bu Yürek Sancıda...

2012-08-10 11:23:00

  "Sağanağına yakalandım bu dem. Sensiz bu yürek sancıda..." Zamansız kalıyorum, gidişinin ardından... Gözlerim kilitlenmiş ufkuna... Sessizce bekliyorum, her an dönecekmişsin gibi... Böyle apansız mı bırakacaktın beni? Böyle apansız, ıssız mı kalacaktı bahçelerim? Ne de çabuk alışmıştım bana yakın olmana oysa şimdi bir o kadar zor geliyor alışmak yokluğuna. Ne kadar göremesem de seni yakınlarımda olduğunu bilmek huzur veriyordu. Oysa şimdi, kilitlendim kaldım öylece... Hasretini öyle yoğun yaşıyorum ki, yalnızca seni duyuyor, seni hissediyor, seni dinliyorum... Varlığıyla var olduğum, yokluğunda yok olduğum! Beraberinde neler alıp gittin, biliyor musun? Sen yokken hep bir yanım eksik kalıyor. İçimde hasret ateşlerini söndürmek için varlığındaki nurları yağdırıyorum varlığıma... Islanıyorum işte hasret sağanağında... İçimdeki baharlar seni arıyor, kuşlar sen arıyor... Hüzün yağdı bahçelerime... Gönlüm kırık, Umutlarım yitik gidişinin ardından... Üşüyor ömrüm, üşüyor kalbim. Sen’den başka hiç kimse yokmuş gibi dünyada. Öyle yalnızım ki artık, ben buralarda... Sensiz bu yürek sancıda... Zaman zaman bir rüzgârın sesinde, zaman zaman bir denizin dalgasında bulurum seni. Uzaktan duyduğum bütün sesler seni hatırlatır, seni anlatır. Sevdamı anlatmakta eksik kalıyor kelimelerim, kifayetsiz kalıyor dilim... İlmek ilmek dokuyorum hasretini... Kalbimden hissediyorum seni. Biliyor musun? Gözlerim değil, yüreğimdi Seni gören... Kendime bile dar gelirken yüreğim Sen'inle genişledi, Sen'inle hayat buldu. Gün seninle başlar seninle biter, nereye dönersem döneyim, nereye bakarsam bakayım benim için her şey Seninle başlar, seninle biter. Ben Sen'in suskunluğunu sevd... Devamı

Sen Neredeysen

2012-07-26 21:48:46
Sen Neredeysen |  görsel 1

      Yanar dilim adından. Kalp alev alev… Gözlerim soğuk, donuk. Gidişinde kilitli gözlerim. Hayat damarlarımdan akan sevda, şimdilerde hüzün salıyor ruhuma. Savrulan saçlarınla bir tatlı huzur yerleşirdi bedenime. Kanatlanır uçardım gözlerinden yıldızlara. Sen ve ben… Aşka yol gösterici olurduk karanlıklarda. Yanan yürek, şairlere taş çıkarırdı hiss-i şahanelerde. Dil kavrulurken, suskunken, yürek yazardı seni, aşkı. Kağıdı alnımdı sevdamın. İnce ince işlerdim seni. İsterdim ki bana bakarken göresin kendini. Sanırdım ki orada olursan gitmezsin. Terk edişin hüzün ki çocukluğumun çıkmazları gibi. Kalbin her köşesinde bir oyunmuşçasına seni ararım, elimde çocukluğumla. O daimi ümitli, kalp ise kabullenmese de farkında. Olmasan da yaşarım seni. Aşk, ben ve sen… Tek bir ruh ve beden. Yandıkça daha da yanarım ve aşkın alev kuyularına kendimi seve seve atarım. İçimi köşe bucak zaptetmişken sevdan, bir rüzgar eser sol yanımdan. Yaz sıcağında ürpertir bedenimi. Sessizlikte çalan nağmeler gibi adını fısıldar kulağıma. Götürür hayat beni sen neredeysen tam oraya.  Devamı

Özledim Diyorum… Özledim İşte…

2012-07-21 18:44:46
Özledim Diyorum… Özledim İşte… |  görsel 1

                             Gözyaşlarım hiç bu kadar anlam yüklenmemişti düşerken ve hiç bir zaman bu kadar içten dokunmamıştı yanağıma… Ey gümüş renkli gözyaşlarım bu kadar mı dokundu ayrılık size… Oysa her acıya bir bedel… Oysa her öyküye ödenmiş diyetlerim vardı benim… Kaç damlada ıslanır ki yüreğimin kıraç toprağı… Kaç mendille kurur ki bu gözyaşı sağanağı…   Özledim diyorum… Özledim işte… Bu can sana döndü, her dirilişte…   Dün; gece o kadar zavallı oldu ki yalnızlık denilen suretsiz kimlikte… Şaşırdım yolumu… Ne yana dönsem hep ikiyüzlü yalnızlık… Evimde… Odamda… Ne zaman başımı kaldırsam bir çivi gibi alnımın ortasında… Ne zaman bir yana dönsem kader gibi ömrümün rotasında… Dün gece kirpiğimde kan izleri… Dün gece yüreğimde dön sözleri yankılandı çaresizce… Bulamadım cevabını ben de ki bende…   Özledim diyorum… Özledim işte… Canımdan can aktı, her direnişte…   Dün gece başka bir hayali bağladım gönül darağacıma… Yüreğim sızlaya sızlaya… İttim titreyen sehpayı parmak uçlarımla… Asılan her hayal, ölüme giden yüzlerce umuttu aslında… Kayboldu rüyaların renkli daveti… Ben yarı çıplak yanımla bir teselli ararken sensizlik duvarında… Çığlıklar kurşuna dizildi dudaklarımda… Saçlarım intihar etti parmak uç... Devamı

2012-07-12 20:43:25

         Yağmurlu bir sonbahar.. Günbatımında seyre daldım denizin hırçın dalgalarını. Aklımdan geçen her düşünceye ve hislere adını verdim, gökyüzünde dolanan kurşuni renklere. ve sen dalgalarla sürüklenmiş, kıyıma vurmadan uzaklaşmış rüzgar… Güneş çoktan batmış karanlıkta kalmış tüm sahil. Bense topladığım çalı çırpıdan yaktığım ateşle yüreğimi ısıtmaktayım yine aklımda yüreğimde her hücremde sen varken.. Şimdi aldığım nefese isim ol yada uzaklaş denizin derinliklerine sakla saf içten yüreğimi. Gitme,gitmek zamansız olur her zaman. Bekliyorum her vuran güneşte seni,penceremden kuşlara haber bırakıyorum sadece seni duyuyorum doğanın nağmelerinde,gülümseyişinde can bulurken ben ölmeyi dilemekten utanıyorum.. Sadece sen yazdırırken bu satırları bana,gözlerimi kapatıyorum ve seni diliyorum sonsuz semadan.. Sessizlik anlatıyor belki de en iyi beni.. Sensizlik mi yoksa sessizlik mi? İkisi de çok zor.Sen yokken her şey sessiz.. Son demlere vurdum kendimi, hep sessiz kaldım. Sessizken sensiz kaldım ,sensiz ve sessiz yürüdüm. Sükunetin ellerine bıraktım seni,kalmadı gücü içimdeki seslerin. Son buldu kayıplarım,artık bir can aramıyorum nefes alacak, şimdi öle bir vakit geldi ki; ne sessizliğe ne yorgunluğa bırakıyorum kendimi. Boşlukta dolanıyorum,adımlarım korkmuyor artık… Kayıplara eklendi içimdeki seslerin tonsuz,yılgın haykırışları. Gitmek mi yaşadıklarımın acımasız özeti.Oysa sığmazdı kelimelerin çeşit çeşit manalarına içimden kopanlar. Kopmuştu belki de,bir kere boşluğun rüzgarına uzatmıştı ellerim kendini isteksizce.Hani kırılmış umutlara bağlanmış sıkı düğümler vardı ya,şimdi o d&u... Devamı

Ellerim ve yüreğim üşüyor…

2012-07-07 17:44:44
Ellerim ve yüreğim üşüyor…  |  görsel 1

    Gün yine yokluğunu giydi üzerine… Her zaman olduğu gibi bugünde sensizim. Sensizliğin o soğuk duvarı ile karşı karşıyayım.   Sonbahar mevsiminde olalım veya yaz mevsiminde olalım benim için sen yoksan, ben halen soğuk günleri yaşıyorum, yanımda olsaydın eğer mevsim yaz olmuş ya da kış olmuş fark etmezdi benim için, içimi ısıtan sen olduktan sonra isterse bedenim soğuktan tir tir titresin umurumda değil.   Ellerim ve yüreğim üşüyor…   Şimdi yokluğunu soluyorum aldığım her nefeste. Isıtamıyorum yüreğimi, sen yokken yanımda, sen yanımdaymışsın gibi yapamıyorum. Her gün bir önceki günden farksız, her şey anlamını yitirmiş, ben kendi içimde kaybolmuşken bu kadar ya sen neredesin?   Ne yüzünü, ne ellerini, ne de yüreğini hissedebiliyorum bu soğuk sonbahar mevsiminde. Oysa seninle tanıştığımda etraf karlarla kaplıydı o gün yüreğimi ısıtmıştın.   Seni seviyorum derken. Soğuk olan ellerim ellerinde kaybolmuştu. Oysa şimdi, şimdi yokluğun hâkim bende, seni yüreğimin en güzel yerinde yaşamak isterken, senli düşleri yaşamak niye? Her yeni günde sana uyanmak varlığını solumak istiyorum.   Varlığınla bu acıları yüreğime ektin, şimdi yoksun. Neredesin? Çok mu uzaktasın? Yüreğim halen sendeyse bu kısa mesafelerde uzak olmak niye?   Yüreğime ektiğin sevgin artık durmadan kan kaybediyor, ilacı olsa, merhemi olsa, doktor çare bulsa gideceğim yüreğimde ki kanayan yaramı iyileştirmeye, ama yok, yok işte. Yüreğim senin sevginle mutlu olmayı isterken bıraktığın acılarla birlikte kan kaybediyor. Canım çok acıyor.   Verdiğin ya da bana veremediğin sevginle kapanmayan bir yara açtın sevgi dolu olan yüreğime. İnan bedenimi bir kör bıçakla kes... Devamı

Derin Mavidir Yüreğin

2012-06-30 16:47:13
Derin Mavidir Yüreğin |  görsel 1

    Bir şivan türküdür sesinin kilometreleri Sesinin incecik tellerinden geçerek ben Gizemli bir yolculuğa çıktım, korkusuz Bir resim çizdim sana, hesapsız, sorusuz...   Ellerime belediğin ışıklar yalakta su içen bir güvercinin yüreğine değdi şimdi. Öyle bir yangın başladı ki bende, mavi denizlerin bile söndüremez. Ben ki, soyu tükenmiş bir romantiğim. Yüreğim nice giyotinlerden kurtuldu ve şimdi cebimdeki mektuplarla aşka yürüyorum. Diyorsun ki; 'Bir tutkudur yaşamak ve yaşamın tüm güzelliklerini hissetmek ve paylaşabilmek. Benim gönlümse derin mavidir. Tatlı akıntılarda kendini kalbeder, ürperirsin'. Sözlerinin lâbirentlerine dalarak kuşandım sevdanı gönlüme ve ismi henüz konulmamış bir sevdanın resmini çiziyorum şimdi.   Gözlerini görmeden, ellerini tutmadan gizemli bir yolculuğa çıktım sesinin incecik tellerinden geçerek. İsmin, silüetin, şu garip yeryüzündeki varlığın benim için çözülmesi zor bir muammaydı ve bu yolculuğa çıkmak için olağanüstü bir güç buldum kendimde. Bir başkaldırışın nağmeleri dökülüyordu dilinden ve denizlerinin alabildiğine mavi ve ürpertici olduğunu söylüyordun inatla. Ben, gözlerimi kapatınca yıldızları koyarım cebime. Karanlıklar saygıyla eğilirler gönlümün ufku yansıyınca şiirlerime. İçime oturan kor yangınlardan hiç kaçmam ve sevda neredeyse orada olurum. Ruhumdaki müziklerin kırılgan besteleri gün ışığına ulaşınca, kabuk bağlayan yaralarım azar, dingin ve huzura ermiş sevdalılarca o aşkı yaşarım.   Bir resim çiziyorum sana. İçinde ne gözlerinin rengi, ne ellerinin çizgileri var. Bir resim çiziyorum ... Devamı

Bana Kalbini Ver

2012-05-27 22:06:21

    Avuçlarımda tutacağım mayınların yerine. Acele giden gece zamanlarında çarpacağım bir duvar emniyetinde gülüşünü ver bana. Düşerken dibe, soluklanacağım ama asla tutmayacağım ellerini ver bana. Tercüme edilmemiş öfkeler seyrelsin ömründe. Yüksek sesler alçakça dinlenir. Bana usul sessizliğini ver. Lütuflar karşılık ve karışıklık için sunuluyor hayatın asil isimlerince. Adının anlamını ver bana. Telaffuzunda özlemlerin dindiği adını ver bana. Başkaları, bu aşkı oyalamak için var olur. Ne kadar durdururlarsa nefesini, o kadar hızlanırlar. Bana kendini ver.   Her şeyden ayıkladığın kendini… En iyi ölüm berbat bir yaşamın kıyısında bekler. Seninle gerçeklerin intizamlı duruşunda yalanlar yumağını çözmek için varım. Bana gücünü ver.   Yaralar değil canı yakan. İzin tendeki çirkinliği ve merhemin kabadayı yardımseverliği… Yaralarını göster ve bana izlerini ver. Günün bütün aynaları beni gösterdi aksinde. Baktıkça seni gördüm. Bana var oluşunun sırrını ver.   Günbatımlarında gözümün değdiği yerlere kurul. Senden olma güneşlere kamaşsın bakışım. Bana zamanını ver. Atlardan daha hızlı koş oraya. Soluk soluğa kaldıkça koş… Yarını ertelediğim geçmişin geçmezliğine inat, vaktinde yetişmek için bana, bir kez olsun yok et geç kalışını ve durmadan koş oraya. Bana verdiklerinle bekliyorum seni. Düşsüz ve sonuna kadar gerçekli bir aşkın içinde…   Kuşlara takılmasın ayakların. Takatini zorla ve koş… Oraya… Kent soysuzlarının, aşk eşkıyalarının, gurur kırmak için hendek kazanların, dokunuşun esrarından acizlerin, kontrol edilm... Devamı

Kalbimin Sana İhtiyacı Var

2012-05-06 19:22:36

       Ellerimin sana dokunmadığı bir dünyada yaşamaktan, yalnız sesini duyarak kısıtlı vakitlerde mutlu olmaya çalışmaktan, bedenini ve aklını yanımda hissedememekten yorgun düştüm... Ellerimin sana dokunmadığı bir dünyada yaşamaktan, yalnız sesini duyarak kısıtlı vakitlerde mutlu olmaya çalışmaktan, bedenini ve aklını yanımda hissedememekten yorgun düştüm.  Kurduğum bütün hayaller boşuna, hiçbirini gerçekleştiremiyorum, etrafı sularla çevrili yalnız bir ada gibiyim. Arada bir konan kuşlar da olmazsa, içimde yaşayan bir nefes kalmayacak. Sabretmeyi öğrenmiştim ama bu kadarı beni bile aşıyor. Taş olsa çatlardı diyorum. Zor demek ki aşkı gerçekten yaşatmak..Seninle bunu başarabileceğimize inandım senin için var oldum senin için dayandım ben tüm zorluklara..Ama artık yoruldum gücüm kalmadı..     Bunca yorgunluğun üstüne biraz durup dinlenmek istiyor kalbim. Bir omuza yaslayıp başımı, azıcık soluklanmak, hatta bir ömür boyunca güçlü görünmek adına tuttuğum gözyaşlarımı kollarında serbest bırakmak. İstediklerim aslında o kadar basit ki, belki de bana öyle geliyor. Yaşadığım sıkıntıları üstüne atmak değil derdim. Tam da tersi, bütün hepsini unutmak için sana koşmak istiyorum. Yangın yerine dönen şu kalbimi, aşkınla söndürmek..Öyle uykusuzum ki gecelerdir, bilemezsin. Sensizliğin parçalayan ağırlığından olsa gerek, sürekli uyandığım huzursuz uykulardan, bedenim yorgun düşüyor. Sen gelsen, kafamı koyar koymaz dalıp gideceğim mutlu bir gecenin özlemini çekiyorum.     Ellerimizden kayıp giden şu zamanın geri dönüşü de yok üstelik bundandır kavuşma telaşım. Hayatımı şöyle bir gözden geçiriyoru... Devamı

Sensizliği yaşıyorum

2012-04-29 21:37:34
Sensizliği yaşıyorum  |  görsel 1

      Sensizliği yaşıyorum sevdiceğim Herşey sana yakınken ben yokluğunun zindanındayım Sigarayı her içine çekişinde dumanı doluyor ciğerlerine Dudaklarında içine benim nefesimi çekmen gerekirken sen o dumanı dolduruyorsun ciğerlerine Benim gözlerime bakması gereken o gözlerin başka gökyüzüne bakıyor Bense burda sensizliği yaşıyorum Kuşlar bile benden daha yakın sevdiğim Bir yağmur tanesi bile benden yakın saçlarına Yudum yudum içtiğin çay ısıtıyor içini Oysa ben ısıtmalıydum sana sarıldığımda Başını koyduğun yastık bile benden yakın Neden sevgili neden? Herşey sana bu kadar yakınken ben sana yakın değilim Nedir bu sensizlik ,nasıl bir sızı yüreğimde ki! Yüreğim karanlıkta,sensizlikten üşüyorum Yaz geldi sevgilim buralara Sen giderken sonbahardı Yapraklar sararmıştı dallarından kopup kendilerini rüzgara teslim etmişti Şimdi o yapraklar dallarında yeşerdi Dal bile yaprağına kavuştu,ben hala kavuşamadım sana Hasretine dayanılmıyor sevgilim Biliyorum,gitttiğin mevsimde geleceksin Ama sensiz yazın,kışın nede baharın tadı oldu.Çünkü sen hiçbirdinde olmadın Sen bana hep sonbaharda geliyorsun Yapraklar sarardığında,dallarından düşüp rüzgara teslim olduğunda Ben sana kavuşacağım Bu kez sonbahar hiçbitmeyen baharım olacak Sen benim sonbaharımsın   Dal bile yaprağına kavuştu,ben kavuşamadım sana     ... Devamı

Ben Hiç Yağmurda Dans Etmedim

2012-04-13 12:40:03
Ben Hiç Yağmurda Dans Etmedim |  görsel 1

  Kırgın, yorgun ve sessiz bir sonbahardı.Bildiğim ve özlediğim bir şehirden geçiyordum.Bir demli bir çay ve dost sohbetiydi, kısacık zaman dilimlerine sığdırmaya çalıştığım. Akşamı giyinmiş tam gitmek üzereyken gördüm seni. Hiç konuşmadan hatta umarsızca baktın bana. Minik parodilerle süslenmiş ve yaramazlık yapmadan duramayan haylaz bir çocuğun, hınzırca gülümseyişi gibi oldu tanışmamız, tanıştırılmamız...Nereden bilebilirdim, bu giderayak dudaklara yapıştırılan gülümseyişlerin, yerini sevdaya bırakacağını...Kaçamak bakışlara gebe kaldı gözlerimiz ve aslında gözlerinde gözlerimi gördüğümü kimse anlamadı, kimse farketmedi hüzünlerimizin seviştiğini....   Acılardan ve vedalardan geçen, artık olmaz diye direten bir yürek vardı ortada, kahkahalarla örtmeye çalıştığımız. Direndik..Direndik bir zaman tutulmamak için aşka. Oysa, gideceğini söyleyip de, göndermediğim bir sabah ayazında şekillenmişti yorgun yüreğimde. Anlıyordum, canlanmaya başladığını bir sevdanın içimde. Artık çok geçti ve büyüyordu sevda, hüzünle ve hasretle beslenerek...   Yolların sana gelirken kısaldığı ve senden giderken uzadığı akşamlarda dokunduk birbirimize. Maskelerimizi kapı girişlerinde bırakarak, seyircisiz ve alkışsız sahnelerde seviştik. Seviştik ve çoğaldık farketmeden. Her buluşma bir coşku, her ayrılık bir acı bıraktı yüreklerimizde. Uyurken seyrettiğim yüzün, hasreti törpüledi kilometreler ötesinden...   Kalabalık korkularımız, acılar ve peşimizden itinayla gelerek bizi takip eden endişelerimiz vardı.Sen umursadın, ben görmemezlikten geldim. Acılar paylaşılır dedim, sen paylaşılamayacağını savundun.Sarıldım sana bu savunmaların içinden. Gülmeni, sevginden önc... Devamı

Adı konulmamış bir gece

2012-03-20 21:16:51
Adı konulmamış bir gece  |  görsel 1

    Gönül ırmağından hasret doldurdum heybeme demleyip yudum yudum içtim yar. Aşkının azını aldım azık ettim kendime. Yokluğunun hapsettiği zindanların yosun tutan duvarlarına yazdım ismini. Hasretinden çürüyen prangalarımı zincirlere bağladım bu gece. Bu kara yağız gecede hasretle beslenen bir gül büyüttüm içimde. Yokluğuna kırmızı güler demledim içtim yar hasret tüten mektuplar boğdu beni penceresiz gönül zindanında. Şimdi susuz toprakların çatlamış bir hali var yüreğimde. Yokluğunun derin çatlaklar açtığı kalbimde esmer bir kız çocuğu uçurtma uçuruyor hoyratça. Koyu mavi denizde gövdesinden yara almış bir sal gibi batmaya mahkûm olmuş bu yürekle sana sesleniyorum...   Ey gönül ırmağının hırçın şelalesi ne zaman bitecek bu asi çağlayışların? Ne zaman suya düşen bir yaprak batmadan sığlara vuracak? Ne zaman cemreler düşecek yamaçlarıma... Şimdi dikenler batırdığın yüreğim elimde sana geliyorum esmer yar. Bir fırtına tuttu beni hasretime gölge düştü. Yağmurlar sessizliklerimi bozdu gül yüzlüm. Türkuaz mavisi gökyüzü umut tomurcuklarımı soldurdu. Çığırtkan bir sesle dalgalar çarptı gönül limanıma yıktı rıhtımlarımı ve şimdi söyle esmer tenlim hangi salın hangi gizemli perisi yanaşır bu iskeleye? Bak yine hasret akıyor gönül ırmağından taşıp gidiyor ne varsa alıp gidiyor tüm hayallerimle. Periler çarpıyor camlarıma yokluğunun ulu fırtınası umut mumumu söndürdü esti gönül penceremden. Yaram kanadı yar kabuk tutmadan yaram kanadı zehir yokluğun irin bıraktı yarama tazeledi acılarımı. Kangren olmuş bir sevda tuttu beni ama bu hastalıkla yaşamak mutlu ediyor sendeki köle beni. Aşkının kangren yük&uu... Devamı