Karanlıklarda Büyüt Beni...

2010-05-22 19:37:00

                                    

 

Karanlıklarda Büyüt Beni…

. . .Her nefesin uçurum çaresizliği gibi duvarlardan geri dönüyorsa ruhunun dehlizlerine, bırak ta yalnızlığın içinde büyüt beni... Kavuşmaların peçelerine sarılmış taş kundaklarında uyut beni...

Burada sadece geçmişimi bırakıp " yarınlarımdan " sana sesleniyorum yine... Elimde bir gülüşün,
yüreğimde sesin. Seni arıyorum karanlığın içinde. Seni, umut tarlalarına güneşin ekildiği zamanlarda sevdim. Seni hep yıldızların karanlığa serpildiği gecelerde bekledim ve hayal ettim... Biliyorum bir an üşüsem gecenin en karanlığında, sıcak yüreğini örterim üzerime. Işıksız kalsam merdiven boşluklarında, gözlerindeki umuda sarılırım. Yaktığın sigaranın ateşine dalar, küllendiririm hasretin münzevi çığlıklarını. Sanma ki uzaklardayım; kurumaya yüz tutmuş çiçeklerimle gülüşlerine düşerim her gece. Sen gülümsediğinde, dilim susar, yüreğini dinlerim rüzgarların koynunda…

Seninle yüreğimi büyütüyorum… Bir kez bile ellerini tutamayacak olsam da, seni büyütüyorum yüreğimin ovalarında… Bir kavuşsak seninle, eski albümlerdeki çocukluk fotoğraflarımı sana göstereceğim. Sen tatlı tatlı gülümseyeceksin, üzerinde siyah önlüğüyle gülümseyen o zamanki çocuğa… ...Belki de ellerimi tuttuğunda anlayacaksın… Küçücük ellerimle gökyüzüne bu kadar büyük hayalleri nasıl çizebiliyorum diye… Sevgin, büyüyor yüreğimde… Yaşatıyorum seni imkansızlığın ötesinde...

Yağmurlar düşerken ne olur arkanı dönme... O ince zülüflerini incitmeyeyim diye yağmur damlası oldu yüreğim. Islak yüreğimle avuçlarına süzülüyorum bulutların arasından... Gözlerim yağmur sonrası... Sana yağıyorum, sana akıyorum gökyüzünden…

Uzaklardayız biliyorum... Bir nefes kadar uzaktayız seninle. Oysa her nefes alışında varlığın düşüyor avuçlarıma. Toprağımda hiç solmayacak sevda çiçekleri ekiyorum...Yalnızlığın gölgesine inat sevdamın güneşiyle büyüteceğim o ektiğim çiçekleri… Bugün yüreklerimize umudu ekip, yarınlarımızda vuslatı biçeceğiz. Şimdi karanlıklarda nefes aldığımızı düşün ey yar... Bir gün bize de güneş doğmayacak mı ?. Yüreklerimize gerilmiş perdeler bir gün vuslatın seherlerini görmeyecek mi ?... İnan gülüm, inanmalıyız ve her şeye inat yaşatmalıyız içimizdekileri…  

Göreceksin, geceden sonra sabah olacak. Bu hasret vuslata gebe... Şimdi yaşama zamanı. Zaman durmuyor, akıyor hayat sebillerinden. Ağlama, ağlama ki; solmasın baharlarımız... Kararmasın içinde yeni ektiğimiz çiçeklerin yürekleri. Sen ağlayacaksan olsan, bırak ta benim tenime düşsün gözyaşların. Aldırma yılların sana bıraktığım mirasa... Artık kaldırma zamanı gelmedi mi umutları kış uykusundan. ?... Haydi kendine ve bana bir iyilik yap; bir gülümse ne olur Yusufçuk kuşlarına... Kaldır başını içinden delice bağır. . " Seni seviyorum… " diye... Ben uzaklarda olsam da o sevda kelimesini duyup sana yüreğimi bırakacağım…

Acılarına yansa da ömrün, umutlarına tutun. Her nefesin uçurum çaresizliği gibi duvarlardan geri dönüyorsa ruhunun dehlizlerine, bırak ta yalnızlığın içinde büyüt beni. Kavuşmaların peçelerine sarılmış taş kundaklarında uyut beni. Bir gün bu hasret bitecek değil mi?... Gözlerindeki gülüşleri kana kana içmeyecek miyim göz pınarlarından. ? Haydi, zaman; gülümse zamanı. Eğme başını, hüzne bırakma kalem kaşlarını. Islansa da kirpiklerin, umuda tutun sen. Bak senin her nefes alışında bir adam gülümsüyor hayata... Acılara inat senin mutluluklarıyla sarıyorum yaralarımı... Şimdi sevme zamanı, tahta beşiklerde bıraktığın sevdaları uykulardan kaldırma vakti… Şimdi her seherleri şebnemlere gülümsediği zaman. Saçlarına düşen her damlaya ben kefilim. Çünkü, senin yüreğine düşmek için, bulutlara vuslatın şerbetini içirdim. Her damlasında ben olacağım. Senin avuçlarında solup yine senin gözlerinde doğacağım hayata…

Her zaman gülümse ki; dünyada yüzlerine yoksulluğun resmi çizilmiş çocuklara senin gözlerindeki aydınlatan uçurtmalar yapalım...Ve yüreğimi ve sana dua eden tüm çiçekleri yüreğindeki ölümsüz sevgiyle selamla…

111
0
0
Yorum Yaz